Düşünce Gücüyle Tedavi – ZENGİNLİK

“En iyiye layığım ve en iyiyi kabul ediyorum, şimdi…”

Yukarıdaki olumlu ifadenin sizin için doğru olmasını istiyorsanız, aşağıdaki cümlelerin doğruluğuna inanmamalısınız…

  • Para ağaçta yetişmiyor
  • Para pistir, kirlidir
  • Fakirim ama kalbim temiz ve iyiyim
  • Zengin insanlar sahtekardır
  • Asla çok parası olan bir insan olamayacağım
  • Asla istediğim bir iş de çalışamayacağım
  • Fakir insanın şansı yoktur
  • Dürüst insanlar zengin olamazlar
  • Herkes benden önce gelir
  • Bu kadar yüksek ücret talep edemem
  • Layık değilim
  • Çok paralı olmak kim, ben kim
  • Bankada ne kadar param olduğunu kimseye söyleme
  • Asla ödünç para vermem
  • Damlaya damlaya göl olur
  • Her an parasız kalabilirim
  • Ancak çok çalışarak para kazanılır
  • Paramı kötü gün için saklıyorum
  • Hep borç içindeyim
  • Ailem de fakirdi, ben de fakirlikten kurtulamayacağım
  • Para dediğin geldiği gibi gidiyor

Bu inançlardan kaçı sizde var? Bunlara inanmanın size bolluk ve zenginlik getireceğini mi düşünüyorsunuz?

Bunlar eski sınırlı düşüncelerdir. Belki de ailenizin veya toplumun genel para hakkındaki düşünceleridir. Aile inançlarını bilinçli olarak değiştirmedikçe hap bizimle kalırlar. Bu olumsuz düşünce kalıpları her nereden geliyorsa gelsin zengin olmak istiyorsanız bunları bilincinizden temizleme ve atmalısınız.

Bana göre, gerçek zenginlik kendinle barışık olmakla başlar. Bu aynı zamanda istediğiniz şeyi istediğiniz zamanda yapma özgürlüğüdür. Asla sahip olduğunuz para miktarı değildir, bu bir zihin durumudur. Zengin veya fakir olmanız aklınızdaki düşüncelerin dışavurumudur.

Layık Olmak (Hak Etmek)

Zengin olmaya “layık değilim” diye düşünüyorsak, bol para kucağımıza bile düşse, bir şeklide onu reddederiz veya göremeyiz. Şu örneğe bakın; Kurslarıma katılan bir öğrencim, gelirini çoğaltmak üzerinde çalışıyordu. “İnanamıyorum. Ben hiçbir şey kazanamam” deyip duruyordu. Bu olayın onun değişen bilincinin yansıması olduğunu biliyorduk. Ama o hala hak etmediğini düşünüyordu. Ertesi hafta bacağını kırdığı için derse gelemedi. Doktor masrafları beş yüz dolar tutmuştu. Yeni “bolluk bilincine” doğru yol almaktan korkmuştu, layık olmadığını düşünüyordu ve kendini bu şekilde cezalandırmıştı.

Gelirimizi arttırma üzerinde yoğunlaşıyorsak, borçlarınızı düşünmeyin. Yetmezlik ve borçlar üzerinde yoğunlaşırsanız, daha çok borç ve darlık yaratırsınız. Evrende sonsuz kaynak var. Bunu anlamaya başlayın. Açık bir gecede gökyüzündeki yıldızları, bir avuç kum tanelerini, ağacın tek bir dalındaki yaprakları cama vuran yağmur damlalarını, domatesin içindeki çekirdekleri saymaya kalkın. Her çekirdek, üzerinde çok sayıda domates olan bir domates fidesini yaratma gücünü içinde taşıyor. Sahip olduğunuz şeyler için şükredin, çoğaldıklarını göreceksiniz. Hayatımdaki herşeye sevgimle şükranlarımı sunmak hoşuma gidiyor. Evimi, suyumu, elektriğimi, telefonumu, mobilyamı, giysilerimi, arabamı, işimi, paramı, arkadaşlarımı, görme, hissetme, dokunma, tatma, yürüme ve bu gezegenden zevk alma yeteneğini…

Kendi yetmezlik ve sınırlılık inancımız, bizi sınırlayan tek şeydir. Sizi hangi inancınız sınırlıyor? içsel sesinize daima güvenin bu konuda o size yardımcı olacaktır. Örneğin; sadece başkalarına yardım etmek için mi paranızın olmasını istiyorsunuz? O zaman da kendinizin değersiz olduğunu söylüyorsunuzdur.

Şimdi bolluğu, zenginliği reddetmediğinizden emin olun. Arkadaşınız sizi yemeğe davet ediyorsa, zevk ve sevinçle kabul edin. Arkadaşınızla sadece davet “değiş tokuşu” yapıyor olduğunuzu hissetmeyin. Biri size hediye veriyorsa, nezaketle kabul edin. Kullanamayacağınız bir hediye ise başka birisine verin. Bırakın, şeyler sizden akarak geçsin ve bunu sürdürün. Gülümseyerek “teşekkür ederim” deyin. Böylece evrene iyi şeylerin size verilmesine hazır olduğunuzu göstermiş bulunuyorsunuz.

Yeni İçin Yer Açın

Yeni için yer açın. Buzdolabınızı temizleyin, kenarda köşede alüminyum kağıda sarılmış küçük küçük yiyecek parçalarını atın. Gardrobunuzu temizleyin, son altı ayda kullanmadığınız eşyalarınızı ayıklayın. Bir yıl içinde kullanmadıklarınızı kesinlikle evinizden dışarı atın. Satın, değiştirin, verin, atın. Tıkış tıkış bir gardrop tıkış tıkış zihin demektir. Dolaplarınızı temizlerken “zihnimin dolaplarını temizliyorum” deyin. Evren sembolik davranışları sever.

“Evrendeki bolluk, herkesin faydalanabilmesi için hazır ve sınırsız” kavramını ilk duyduğumda, çok saçma bir şey diye düşündüm. “Tüm şu fakir insanlara bak dedim” dedim. “Kendi çektiğin ekonomik sıkıntılara bak”, “Fakirlik sadece senin bilincinde olan bir inançtır” diye verilen yanıt, beni daha da kızdırdı. Fakirliğimin tek sorumlusunun kendim olduğunu anlamam ve kabul etmem için yılların geçmesi gerekti. “Değersizim” “Hak etmiyorum” “Para zorluklarla kazanılıyor” “Özel yeteneklere ve niteliklere sahip değilim” benim inançlarımdı. Bu inançlarım “yokluk bilinci”ne takılıp kalmama neden oluyordu.

PARA YARATMAK ÇOK KOLAYDIR !

Bu cümleye nasıl tepki gösteriyorsunuz? İnanıyor musunuz? Kızgın mısınız? İlginizi çekmiyor mu? İçinizden bu okuduklarınızı unutmanız gerektiği ve saçma oldukları mı geçiyor? Bu tepkilerden her hangi birini veriyorsanız, İYİ ! hem de çok iyi çünkü içinizde derin bir noktaya dokundum, gerçeğe engel koyduğunuz noktaya. Bu nokta üzerinde çalışmalısınız. Artık kendinizi paranın ve iyiliklerin size doğru akış potansiyellerine açmaya hazırsınız demektir.

Faturalarınızı Sevin

Parasal endişelerimize ve faturalarınız için kaygılarınıza bir son vermemiz şarttır. Çoğu insan faturalara kaçınılması gereken bir ceza olarak bakıyor. Faturalar ödeme yeteneğimizin bir kanıtıdır. Size krediyle mal ya da hizmet verenler, bunları ödemeye parasal gücünüzün yeteceğini varsayıyorlar. Evime gönderilen her bir faturaya sevgimle şükrederim. Yazdığım her çekin üzerine sevgiyle bir öpücük kondururum. Borçlarınızı kızgınlıkla öderseniz, paranın size geri gelmesi zorlaşır. Sevgi ve sevinçle öderseniz, bolluk kanalının özgürce akmasını sağlarsınız. Paraya arkadaşınızmış gibi saygılı davranın, cebinize buruşturup tıktığınız bir şey olarak değil.

Güvenceniz olan işiniz, banka hesabınız, yatırımlarınız, aileniz, eşiniz değildir. Güvenceniz, her şeyi yaratan kozmik güçle bağlantı kurma yeteneğinizdir. Bedenimde nefes alan içimdeki gücün, aynı kolaylıkla tüm gereksinimlerimi sağlayan güçle aynı olduğunu düşünüyorum. Evrende herşey bol ve çeşit çeşittir. Gereksinme duyduğumuz herşeyle donanmak, bizim yaşam hakkımızdır…Bu düşüncenin tam tersine inanmayı seçmedikçe.

Başkalarının İyi Şansına Sevinin

Sizden daha çok şeye sahip olan kişilere öfke ve kıskançlık duyarak, kendi kısmetinizi geciktirmeyin. Başkalarının paralarını nasıl harcamayı seçtiklerini eleştirmeyin. Sizi ilgilendirmez. Her insan kendi bilincinin yasalarına tabidir. Siz kendi düşüncelerinize bakın. Başkalarının talihli oluşuna sevinin. Herşeyin herkes için yeterli miktarda olduğunu bilin.

Bahşiş verme konusunda cimri misiniz? Hademeleri aşağılıyor musunuz? Bayramlarda bekçileri, kapıcıları ve işyerindeki hademeleri harçlık vermemek için görmezden mi geliyorsunuz? Mecbur olmadığınız halde sırf birkaç lira ucuz diye daha kötü sebzeleri mi satın alıyorsunuz? Daima menüdeki en ucuz şeyi mi ısmarlıyorsunuz?

“Arz ve talep” yasası vardır. Önce verin. İhtiyacınız olduğunda para bir şekilde size gelecek yolu bulur. En fakir aile bile bir cenaze için gerekli parayı biraraya getirebilir.

İmgeleme – Bolluk Okyanusu

Zenginlik bilinciniz paraya bağlı değildir; paranın size doğru akışı zenginlik bilincinize bağlıdır. Kendinizi daha çoğuna layık gördüğünüzde, daha çoğu size gelecektir.

Deniz kıyısında okyanusun sonsuzluğuna bakıp, bu bolluk okyanusunda istediğim kadar payım olduğunu imgelemeyi çok seviyorum. Elinize bakın ve ne tür bir kap tuttuğunuzu görün. Küçük bir çay kaşığı mı? Elek mi? Kağıt bardak mı? Testi mi? Kova mı? Küvet mi?…yoksa bu bolluk okyanusuna bağlı bir boru hattınız mı var? Etrafınıza bakın. Tüm insanlar ellerinde ne tür bir kap tutarlarsa tutsunlar, herkese bol bol yetecek kadar okyanus suyu var. Kimsenin suyunu çalmak zorunda değilsiniz, kimse de sizin suyunuzu çalamaz. Okyanusu kupkuru bir hale getirmemiz imkansızdır. Kabınız sizin bilincinizdir, daima daha büyük bir kapla değiştirilebilir. Bu çalışmayı daha sık yapın, genişleme ve sınırsız arz duygusunu hissedin.

Kollarınızı Açın

Günde en az bir kez kollarımı yana açarak oturur ve “Evrendeki tüm iyiliklere ve bolluğa açığım” derim. Bu, bana genişleme duygusunu verir.

Evren bana sadece bilincimde olan şeyleri verebilir ve bilincimde DAİMA daha çok şey yaratabilirim. Bilinç kozmik banka gibidir. Kendi yaratma yeteneğimin farkındalığını arttırmak için zihinsel yatırımlar yaparım. Meditasyon, olumlu ifadeler ve onaylayıcı düşünceler, imgeleme, zihinsel yatırımlardır. Günlük yatırım yapma alışkanlığını kazanmalıyız.

Daha çok paraya sahip olmak yeterli değildir. O paradan zevk almayı da bilmek gerekir. Kendinize paradan zevk alma izni veriyor musunuz? Vermiyorsanız, niye? Paranın bir kısmı sırf zevk için kullanılmalıdır. Geçen hafta paranızdan zevk aldınız mı? Neden almadınız? Hangi eski inancınız size “dur” diyor? Bırakın gitsin.

Para hayatınızda ciddiye alınacak bir konu olmamalı. Paraya ait olduğu açıdan bakın. Para bir değiş-tokuş aracıdır. Hepsi bu kadar. Eğer paraya ihtiyacınız olmasaydı neler yapardınız ve nelere sahip olurdunuz? Para kavramı üzerindeki düşüncelerimizi kökünden sarsmaya gereksinimimiz vardır.

“Değişmeye hazırım” “Eski olumsuz inançlarımı bırakmaya hazırım” Bu iki olumlu ifadeyle sıkça çalışmalıyız. Çünkü zenginlik yaratmaya başlamak için önce zihnimizde yer açmamız gerekiyor. “Sabit gelir” zihniyetinden de vazgeçmeliyiz. Evreni sabit maaş veya aylık gelir gibi tek yolda ısrar ederek sınırlamayın. Maaş veya aylık gelir bir KANALDIR, KAYNAĞINIZ DEĞİLDİR. İhtiyaçlarınız tek bir kaynaktan karşılanıyor, o da evrenin ta kendisidir.

Sonsuz sayıda kanal vardır. Kendimizi onlara açık tutmalıyız. İhtiyacımızın çeşitli kanallar aracılığıyla karşılanabileceğini bilincimizde kabul etmeliyiz. Cadde de yürürken yerde bir madeni para bile bulduğumuzda, kaynağa teşekkür edelim. Miktar küçük olabilir ama yeni kanalların açılmaya başladığının göstergesidir.

“Yeni gelir yollarına açığım ve almaya hazırım”

“Şimdi beklediğim ve beklemediğim kaynaklardan gelen gelirler bana ulaşıyor”

“Sınırsız kaynaktan sınırsız yollarla geleni kabul eden sınırsız bir varlığım”

Küçük Yeni Başlangıçlardan Sevinç Duyun

Gelirimizi arttırmak üzerinde çalışırken, ne kadar hak ettiğimiz konusundaki inançlarımız doğrultusunda kazancımızı arttırırız. Bir yazar gelirini arttırma üzerinde çalışıyordu. Olumlu ifadelerden biri “Bir yazar olarak iyi para kazanıyorum”du. Üç gün sonra her zaman kahvaltısını yaptığı kafeye gitti. Bir masaya oturdu ve sayfaları masanın üzerine yayarak çalışmalarına başladı. Restaurant Müdürü yanına geldi “Siz bir yazarsınız değil mi? Benim için biraz yazar mısınız?” diye sordu.

Sonra elinde minik boş karton kartlarla döndü. Her masaya konmak üzere GÜNÜN ÖZEL YEMEĞİ $ 3.95 yazısını yazmasını rica etti. Karşılığında da kahvaltı ücretini almadı. Bu küçük olay bilincinin değişmeye başladığının bir göstergesiydi. Yazar daha sonra çalışmalarını rahatlıkla satıyor hale gelmişti.

Bolluğu Her Yerde Görün

İstediğiniz şeyleri her yerde görün ve onlara sevinçle bakın. Güzel evlere, bankalara, kaliteli dükkanlara bakmaktan zevk alın. Tüm bunların sizin bolluk bilincinizin bir parçası olduğunu bilin. Eğer isterseniz sizin de bunlara sahip olabileceğiniz bilincini geliştirin. Şık kıyafetli kişileri gördüğünüzde “Ne kadar güzel, böylesine bolluk içinde yaşıyorlar. Hepimiz böylesine şık olabiliriz” deyin. Başkalarının sahip olduğu şeylerde gözümüz yok. BİZ KENDİ istediklerimize sahip olmak istiyoruz.

Ama aynı zamanda hiçbir şeyin sahibi de değiliz. Geçici bir süre onları kullanıyoruz. Sonra her şey başkalarına devrediliyor. Bazen bir şey birkaç kuşak boyu aynı ailede kalabilir. Ama eninde sonunda el değiştirecektir. hayatın doğal ritmi ve akışı vardır. Her şey gelir ve gider. Bir şey gittiğinde, daha iyi ve güzel bir şeye yer açtığına inanmalıyız..ki öyledir de.

Her sabah uyanmaktan ve yeni bir güne başlamaktan sevinç duyun. Hayatta olmaktan, sağlıklı olmaktan, arkadaşlarınızın olmasından, yaratıcı olmaktan, yaşam sevincinin canlı bir örneği olmaktan mutluluk duyun. En yüksek farkındalıkla yaşayın. Değişim sürecinizden zevk alın.

Düşünce Gücüyle Tedavi

Louise Hay

About these ads

2 thoughts on “Düşünce Gücüyle Tedavi – ZENGİNLİK

  1. Yav arkadaşlar acaba bana düşünce gücüyle tedavi hakkında yardım etmek isteyen var mı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s