Yüksek Bilinç Kılavuzu – Ken Keyes Jr.

Bilinçli varlıklar olarak mutluluğu bulmak için ihtiyacımız olan tek şey kim olduğumuzu (bizler saf bilinçleriz, oynadığımız sosyal roller değil) ve yaşadığımız anın (burada -ve- şimdi’nin)  gerçek koşullarının tam olarak neler olduğunu açıkça algılayabilmektir. Güç bağımlılığımız, yaşadığımız Dünya’nın gerçeklerini algılayamayacak kadar küçük olduğumuz yaşlarda biyokompüterimize yerleştirdiğimiz mutluluk-bozucu programlardan yanlızca biri. Şu an net bir algı için gereken temel beceriye sahip olmamıza rağmen biyokompüterimize verdiğimiz çalışma emirleri bizi düşük düzeylere indirir. Ve böylece bilinçsizce tuzağa düşmüş oluruz.  

Yaşamımızdaki gerçek şimdi -ve- burada’dır (yaşadığımız andır) -ve gelecek, yalnızca var olan koşullardan oluşturulur. Fakat var olan bağımlılıklarımız, istek ve beklentilerimiz (biyokompüterimizin programı) bilincimize hakim olur ve bizi, uyanık olduğumuz (aslında düş görerek geçirdiğimiz) zamanın çoğunu burada -ve- şimdi durumlarına, surat etmek ve onları protesto etmek için harcamaya zorlar. Bu, algımızı daraltır ve sorunlarımıza etkin çözümler bulmamız engeller. Yüksek Bilince Giden Sevgiyi Yaşama Yolu bu tuzaktan nasıl kurtulacağımızı, kendimizi nasıl özgür kılacağımızı ve insan olarak tüm potansiyelimizi nasıl kullanabileceğimizi göstermektedir.  

YÜKSEK BİLİNÇ YASASI  

Yüksek bilinç gelişiminiz, Yüksek Bilinç Yasası’yla bütünleşmenin, “bir” olmanın önemini tam olarak anlamakla başlar:  

Kendiniz dahil herkesi koşulsuz sevin!  

Bu yasa, kendi içinizdeki ve diğer insanlardaki gizli parlaklığı bulmanızı sağlar. Ne yazık ki koşulsuz olarak sevmek hiç öğretilmedi bizlere. Neredeyse tüm sevgimiz küçük yaşta bize programlanan duygusal arzularımız tarafından güdülenmiştir. Sevgiyle ilgili deneyimlerimizin çoğu bize sevgiye sahip olmadan önce bunu kazanmamız ya da hak etmemiz gerektiğini öğretmiştir -tabi diğerleri de bizim sevgimizi hak etmelidirler. Bu koşullu sevgidir -takas ya da iş anlaşmasına benzer. İyi niyetli fakat beceriksiz sevme girişimlerimizin ayrılık ve yabancılaşmayla son bulması hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü bize sevgimize koşullar koymamız öğretildi: “beni gerçekten sevseydin…” ve bu cümleyi bitirmek için bağımlılıklarımızdan birini kullanırız. Bu bir takastır, koşulsuz sevgi değil.  

Koşulsuz sevgi nedir?  “Duygusal programımın -bağımlılıklarımın- yapmanı istediği şeyleri yaparsan seni sevebilirim” değildir. Sadece sevgidir. Sadece “orada olduğun için seni seviyorum. Hayatımın şimdililiğinin bir parçası olduğun için seni seviyorum. Bedenlerimiz ve düşüncelerimiz farklı olsa da bilinç düzeyinde insan olarak birbirimize benzer olduğumuz için seni seviyorum. Biz bir bütünüz (Biriz).”  

Gerçek sevgi birini kabullenmektir. Tamamen ve koşulsuz olarak! Dünya’yı onun gözüyle görmektir. Ne yaşıyorsa -ne hissediyorsa- yaşamımızın bir bölümünde biz de oradaydık, biz de aynı şeyleri yaşadık ve hissettik.  

Sevdiğimiz zaman başkalarını, yüksek bilinç yolculuklarında gelişen varlıklar olarak görürüz. Dünyevi beceriler ve kazanımlar için ne kadar yoğun bir çaba harcarsak harcayalım, bilinç düzeyinde sevgi ve birlik aradığımızı idrak ederiz. Hepimiz yüksek bilinç yolundayız. Bazılarımız hayatın sunduğu mesajları duyuyor ve bağımlılıklarımızı ortadan kaldırmak için bilinçli olarak çalışıyoruz. Diğerleri kendileri üzerinde bilinçli çalışmanın ne olduğunu henüz bilmedikleri için hızlı ilerleyemiyorlar.  

Kendimizi sevmeyi de öğrenmemiz gerek -burada ve şimdi. Geçmişteki eylemlerimizin ne denli korkunç olduğunu düşünürsek düşünelim, hergün yaşamımızın yeniden başladığını hissetmemiz gereklidir. İnsan her yaşta sevgiye layıktır. Bir çocuk haylaz olabilir, fakat sevgiye layıktır. Ve düşük bilinç bağımlılıklarıyla programlandığımız sürece hepimiz çocuğuz. Onun için bağımlılıkların ürününü toplarken yaşadığımız melodramları kabullenmeliyiz. Bu da yaşamın ve gelişimin bir parçasıdır.  

Sevgiyi yaşama sisteminin her parçası -kendiniz dahil- herkesi koşulsuz sevmeyi öğrenmenize yardımcı olmak için düzenlenmiştir. Yapmanız gereken Sevgiyi Yaşama tohumlarını bilincinize ekmektir, onlar kendiliğinden filizlenirler. Gelecek ayın 3ncü salısına kadar aydınlanamazsanız kendinizi suçlamayın. Kendinizi sevmeyi ve kabullenmeyi öğrendikçe, yüksek bilince ulaşmak yolunda ihtiyacınız olan deneyimleri sağlamak için gereken şeyleri tam olarak yaptığınızı daha çok idrak edeceksiniz.  

Kendinizi sevmezseniz başkalarını nasıl sevebilirsiniz? Kendinize olan sevginiz ve “bir başkasına” duyduğunuz sevgi, gerçek sevginin güzel yapısını yaratmak için içinizde birleşen bloklardır.  

Koşulsuzca sevmeyi öğrenmek, programlanmış bağımlılıklarımızdan (biyokompüterimize verdiğimiz duygu-destekli istek direktiflerimizden) bağımsız olmak demektir. Bu, burada -ve- şimdi olanı net olarak algılamamızı, akıllıca değerlendirmemizi ve yapmak istediğimizi etkili biçimde yerine getirmemizi sağlar. Bunun anahtarı, burada -ve- şimdinin duygusal olarak hemen kabullenilmesidir -daha önce kabul edilemez olanın duygusal olarak kabulüdür.  

Duygularımız canlandığında içinde bulunduğumuz durumu gerçekçi biçimde algılayamayız. O zaman biyokompüterimiz bilincimize ayrılık ve yabancılaşmanın vurgulandığı bir bilgi akışı gönderir. Bağımlı programımıza dayanarak burada -ve- şimdinin korkunç derecede çarpık bir değerlendirmesini yaparız. Bu olduğunda, kendimiz ve “diğerleri” arasındaki farklılıkları abartır, benzerlikleri bastırırız. Ve bu, koşulsuz sevebilme yeteneğimizi yok eder.  

Hepimiz sevme isteğinin yeterli olmadığını biliyoruz. Geçmişe bakarsak her yaşta, sevginin öneminden haberdar olduğumuzu hatırlayabiliriz. Biliyoruz ki, Dünya’daki çoğu mutsuzluktan, insanlarla iyi geçinme konusunda karşılaşılan güçlüklerden, kirlilik, önyargı, savaşlar ve insanlığa karşı işlenen diğer bireysel ve grup suçlardan sevgisizlik sorumludur. Fakat bu konuda ne yapabiliriz?  

Yüksek Bilinç Yasası, Kova Burcu Çağı (Altın Çağ) için pratik bir yol gösterici öneriyor:  

Kırılıp öfkelendiğimizde, kırıp öfkelendiğimiz kadar dünyaya acı ve ıstırap verirsiniz.  

Yüksek Bilinç için Sevgiyi Yaşama Yolu sevmenin sizin için neden bu kadar zor olduğunu -ve bu konuda ne yapmanız gerektiğini adım adım gösterebilir. Bundan sonraki bölümlerde sunulan Oniki Yol, sevginin “Bir”lik okyanusunda yaşamak için ne yapmanız gerektiğini anlatıyor.  

ONİKİ YOL  

Oniki Yol 1972’de formüle edildi ve o günden beri sayısız insanın hayatını değiştirdi. Oniki Yol binlerce yılda toplanan bilgilerin modern ve pratik bir özetidir. Bu bilgiler size, çevrenizdeki Dünya’yla ilişkilerinizde bilincinizin işlemesi için dakika dakika yol gösterir. Sürekli mutlu, bilinçli, sevgi dolu, neşeli ve başarılı bir yaşam sürmenizi sağlar. Eğer acıyla zevk arasında yeterince gidip geldiyseniz ve hayattan sürekli zevk almaya gerçekten hazırsanız yaşamınızda köklü bir değişiklik yapmak için Oniki Yolu kullanmaya ve uygulamaya da hazırsınız demektir.  

Yüksek Bilinç için Oniki Yol, ruhsal gelişiminizi nasıl hızlandıracağınızı gösterir ve Sevgi’yi yaşamanın yeni hayatına başlamanızı sağlar. Bu yollar, içinizde saklı olan güzellik ve mutluluğu bulma yolunu gösterir. Şimdiye kadar bize, mutluluğun, insanları ve nesneleri isteklerimize tamamen uyacak şekilde düzenlemekte yattığı öğretildi (ama yanlıştı). İsteklerimiz onları tatmin etme yeteneğimize oranla öylesine hızlı çoğalırlar ki! Sevgi’yi Yaşama Sistemi’nde ise bir bağımlılık, tatmin edilmediğinde huzursuz ve mutsuz kılan herhangi bir arzudur. Yaşam, duygusal olarak rahatsız olduğunuz her seferinde, bir bağımlılıktan kurtulmanız için sizi uyarır.  

Bağımlılıklarınızdan biri zevk getirse bile bu zevk kısa ömürlüdür. Çünkü, sonra o zevke yönelik tehditleri algılamaya ve yaşamınızda belirip sizi bu zevkten mahrum edecek değişiklikler için endişelenmeye başlarsınız. Bugünün zevkiyle dünün zevkini karşılaştırır ve genellikle bugünkünü yeterince tatmin edici bulmazsınız. Bütün bunlar sizi şimdi–burada olmaktan uzak tutar. Her bağımlılığın bedelini mutluluğunuzdan birşeyler vererek ödemeniz gerektiğinin farkına vardığınızda, yüksek bilince doğru dev bir adım atmış olursunuz. Bağımlılığı tercih durumuna yükselttiğinizde ise aynı eylemlerden ve deneyimlerden tam anlamıyla zevk alabilirsiniz.  

Egonuz biyokompüterinizin çalışmasında can alıcı bir rol oynar. Egonuz geçmiş acı ve zevk programına dayanarak yaşadığınız olayla ilgili duygu ve tepkilerinizi oluşturmak için binlerce programdan hangisinin seçileceğini belirler. Egonuz hangi duyguların (zevk, neşe, kızgınlık, üzüntü, korku, düş kırıklığı, sinir..vs) devreye gireceğine karar veren bir baş kontrolör gibidir. Egonuz aynı zamanda bilincinizin perdesine neyin yansıtılacağına da karar verir. Yanlızca egonuzun izin verdiği şeylerin farkına varabilirsiniz. Egonuz çevrenizdeki insanlara ve nesnelere üç düşük Bilinç Merkezinden tepki veriyorsa, dikkatiniz (asli farkındalığınız) arzuladığınız ve korktuğunuz şeylerde odaklanacak -böylece içinizde acil bir öncelik duygusu yaratacaktır. Bu düşük bilinç programlarının çoğu iki yaşındayken sahip olduğunuz acil öncelikleri temsil eder. Bu yanlış bilinç programlarını değiştirip yeniden programlayıncaya dek, yüksek bilincin güzel dünyasında yaşayabilmek için ihtiyacınız olan enerjiyi sürekli boşa harcarsınız.  

  

Koşulsuz Sevgi ve Birliğin Yüksek Bilincine Giden   

ONİKİ YOL  

ÖZGÜRLÜĞÜMÜ KAZANMAK  

1 – Kendimi; karşılaştığım durumları zorla kontrol etmeye çalışmama neden olan ve böylece huzurumu bozan, kendimi ve diğerlerini sevmemi engelleyen güvenlik, duygu ve güç bağımlılıklarından özgür kılıyorum.  

2- Bilincime hakim olan bağımlılıklarımın, değişen insanları ve durumları olduklarından farklı algılamama neden olduğunu keşfediyorum.  

3- Robotvari duygusal kalıplarımın etkisinden kurtulmak amacıyla yeniden programlamam gereken bağımlılıklarımın farkına varmak için tüm fırsatlara (acı da olsa) kapımı açıyorum.
  

ŞİMDİ-BURADA OLMAK  

4- Bilincimin ölü geçmişe ya da hayal edilen geleceğe dayalı istek ve beklentiler tarafından yönetilmesine izin verdiğim sürece burada -ve- şimdinin tadını çıkartmak için ihtiyacım olan herşeye sahip olduğumu biliyorum.  

5- Kendi programım davranışlarıma şekil verdiği ve çevremdeki insanların tepkilerini etkilediği için yaşadığım herşeyin sorumluluğunu şimdi-burada üstleniyorum.  

6- Kendimi burada ve şimdi herşeyimle tamamen kabul ediyorum ve () hissettiğim, düşündüğüm, söylediğim ve yaptığım herşeyi yüksek bilinç gelişimimin gerekli bir parçası olarak bilinçli bir biçimde yaşıyorum.
  

DİĞERLERİYLE ETKİLEŞİM  

7- Gizliliğin her çeşiti beni insanlardan tecrit edeceği (birbirimizden ayrı olduğumuz illüzyonuna kaptıracağı) için en derin duygularımı içtenlikle tüm insanlara açıyorum.  

8- Başkalarına karşı; kendi gelişimleri için ihtiyaçları olan mesajları veren kötü ve zor durumlarına (duygusal olarak) kendimi kaptırmadan, sorunları için sevgi dolu bir şefkat istiyorum.  

9- Uyumlu, sevgi dolu ve kendi merkezimde (negatif-pozitif duygular gibi aşırı uçlarda değil de, öz varlığının doğasına uygun bir biçimde dengede) olduğumda özgürce davranıyorum, fakat sinirli olduğumda mümkünse harekete geçmekten, kendimi sevgi ve yüksek bilincin ürünü bilgelikten yoksun bırakmaktan kaçınıyorum.
  

BİLİNÇLİ-FARKINDALIĞIMI KEŞFETMEK  

10- Çevremdeki insanlarla bütünleşmemi sağlayacak enerjileri algılamak için rasyonel düşüncenin durmak bilmeyen taramasını yavaşlatıyorum.  

11- Yedi bilinç merkezinin hangisini kullandığımın her an farkındayım. Bilincimin tüm merkezlerini açtıkça enerjimin, algı gücümün, sevgimin ve iç huzurumun geliştiğini hissediyorum.  

12- Kendim dahil herkesi, koşulsuz sevgi ve birliğin yüksek bilinç düzeyleri için doğuştan gelen hakkını aramak için burada bulunan, uyanan varlıklar olarak algılıyorum.  

Bu yolları öğrenmede izlenecek beş basamak vardır. Her basamak, bu yolların yaşamınıza getireceği güzel ve bazen “mucizevi” değişikliklerin daha çok farkına varmanızı sağlar.  

1. Birinci Basamakta; yollardan habersizsinizdir. Yaşam dramını bilinçsizce oynarsınız. Mekanik ve bilinçsizce insanları ve nesneleri arzular ya da reddedersiniz.  

2. İkinci Basamakta; hoşlanmadığınız birşey olduğunda ya da söylendiğinde, Oniki Yol’u bilmenize rağmen sinirlenirsiniz. Bu yolları programlama da kullandığınızda hayatınızı nasıl işler kılabileceklerini, yaşadığınız anı yorumlayışınızı nasıl kolaylaştıracağını görmeye başlarsınız. Fakat hala eleştirildiğinizde otomatik olarak kızmanıza ya da güvenlik bağımlılıklarınız tehdit edildiğinde korkmanıza neden olan eski programınızdan etkilenirsiniz. Bu basamaktaki önemli nokta, kurtulma eğiliminde olduğunuz düşük bilinç programının farkına varmanız ve yaşamınıza sürekli bir mutluluk ve neşe getirmek için kullanabileceğiniz bir programın var olduğunu idrak etmenizdir.  

3- Üçüncü basamakta; korku, öfke, kıskançlık, üzüntü gibi rahatsız edici duygularla karşılaştığınız anda Yollardan hangisini ihlal ettiğinizi belirleyebildiğinizi görürsünüz. Böylece rasyonel düşüncenizi devreye sokup, duygularınızı Yollardan birini kullanarak yorumlayınca kölesi olduğunuz eski bilinç programının süresinin giderek azaldığını görürsünüz. Üçüncü basamakta, yaşadığınız olumsuz duyguları ortadan kaldırmak birkaç saatinizi alabilir. Fakat artık, sinirli olduğunuz sürenin yavaş yavaş azaldığını ve olumsuz duyguları sadece birkaç dakika yaşadığınızı görmeye başlarsınız. Hala olumsuz duygular yaşayabilirsiniz, fakat bunlardan çok daha kısa zamanda kurtulursunuz.  

4- Dördüncü basamakta; hoşlanmadığınız birşey yapıldığında kızmaya başlayabilirsiniz, fakat o anda Yollar’dan bir ya da ikisi bilincinizde parlayıverir. Bunlar kızgınlığın gelişmesine izin vermeyen bir içgörü sağlar size. Özgürlüğünüz giderek çoğalır. Sevme, kabullenme ve insanlarla akıcı ilişkiler kurma yeteneğiniz hızla artar.  

5- Beşinci basamakta; olumsuz duygularınızı harekete geçiren tüm düşük bilinç programını ortadan kaldırmış durumdasınızdır. Yaşadığınız olayları, Yollardan birini (bilinçli ya da bilinçsizce) kullanarak yorumlar ve ona göre karşılık verirsiniz. Benzeri durumlarda önceden öfke ya da kıskançlık duyduğunuzu hatırlayabilirsiniz; fakat öfke ve kıskançlık duyguları artık harekete geçmezler. Düşüncelerinize yön verecek programı kendiniz belirlediğiniz için aklınızın efendisi olduğunuzu idrak edersiniz. Bu, elde edebileceğiniz en büyük başarılardan biridir.  

Oniki Yol’u günlük yaşamınızda kullanmaya başlar başlamaz hayatınızın güzel, yeni bir boyut kazandığını görürsünüz. Önceden başınızı ağrıtan sorunlar şimdi biyokompüterinizi yeniden programlama işinde güvenle kullanabileceğiniz hayati deneyimlere dönüşürler. İster biyokompüterinizin program kalıplarına uygun olduğu için -mutluluğu, ister gelecekte bu sorunla tekrar karşılaşmamak için biyokompüterinize yeniden programlanma fırsatını veren olumsuz bir duygunun başlangıcını yaşayın, yaşadığınız herşeyin gerçekten mükemmel olduğunu anlamaya başlarsınız.  

Bu verilen Oniki Yol’u bilincinizin derinliklerine yerleştirmek için onları iyice ezberleyin. Ezberleme, bunları bilinçaltı algılarınızı şekillendirme programı olarak kullanmanıza yardımcı olur. Onları sadece anlamak için okumak, onları yaşamınızı işler kılabilecek dinamik araçlar olarak kullanabilmenize yeterli olmaz. Bu Yolları bilinç akışınızın her dakikasını yorumlamakta kullanın. Onlar sizi doğruca yüksek bilince götürebilir ve doğuştan hakkınız olan sevgi, mutluluk, bilgelik ve başarıyı sağlayabilirler.  

Yüksek Bilinç Kılavuzu – Ken Keyes Jr.  

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s