AYDINLANMA NOTLARI – ANAPANASATİ YOGA / erdinc

Eğer Buda’nın nefes tekniğini çalıştı isen , sadece bir defaya mahsus çalıştı isen anlamışsındır; o bir teknik gibi görünmesine rağmen teknik gibi durmamaktadır. Çünkü bir egzersiz biçiminde yapılmamaktadır. Öyle gibi görünse de senin gündelik yaşamına entegre edilmiş yeni bir duruma adapte olmak gibidir. Onu ilk yapan nefes nefese kalabilir; nefesini takip etmen öğütlenmiş ise de ilk zamanlar sen nefesini, nefes ise seni kovalayacaktır. Birbirinize uyum sağlamanız birkaç haftayı bulabilir. Nefesle bir ol. Varoluş seni sıyırıp geçmez. Sen ise olanı atlayamadan olan olur. Nefesini sıklıkla kontrol etmek isteyeceksin ki bu düzensiz nefes almana sebeb olacak. Eğer psikolojik bir rahatsızlıktan dolayı tedavi görüyor ve uygulamayı merak etti isen kısa sürelerle denemeni öneririm. Kendini yorma. Nefesi ilk ve son defa denemiş olsan bile an’a düşebildiğini farkedeceksin. Aradığın şey, içinde bulunduğun “an” olmalıdır. Nasıl bileceğini açıkça söylemeliyim. Düşünemeyeceksin. Düşünmeye başladığın anda ise nefes takibini kaybedeceksin. Bana eğer “Ben nefes alıyorken aynı anda düşünebiliyorum.” dersen sana ilk söyleyeceğim şey giren nefes ile çıkan nefesini takip etmiyor olduğundur. Sana önerim nefesine yoğunlaşmandır. Takip ettiğini basitçe farkettiğinde ne dediğimi anlayacaksın. Tantra yöntemlerinde dikkatin ikiye bölünmesi amaçlanır. Dikkat  ikiye bölününce bir tarafın varoluşla kalır. Diyelim bindiğin takside şöförle kavga ediyorsun ve nefesine de odaklısın. Kavga edemeyeceksin. Düşünemediğin için ne söyleyeceksin? Kızgınlığını farkedebilirsin ancak kavga edecek durumda olamazsın. Sen merkezdesin ve sadece dinleyicisin. Düşünemediğini farkettiğin anda korkuya kapılmana hiç gerek yok. Sen sadece nefesine yoğunlaş. Sadece “an” a geri geldin. Burada soracağını tahmin ettiğim günümüzün sorusu şudur; “Neden nefes farkındalığı ile uğraşayım ki, çıkarım ne olacak?”  Ne yazık ki varoluşun hediyeleri düşündüğümüz çıkarlar çerçevesinde değildir. Ben senin bundan tek bir şey öğreneceğini umuyorum. Ne geçmiş ne de gelecek vardır. Her şey anda varolur. Sana her sabah benim varlığımı anımsatan tek şey benimle ilgili sahip olduğun anılarındır. Anıları bir yana bırak. Ben her an başka biri olarak varoluyorum.  

Buna 7/24 Nefes Meditasyonu diyorum. Buda belki farklı bir isim vermişti. Vermemek en iyisi aslında. Eğer yolda yürüyorken uyguluyorsan göreceksin ki senin dışında bu yöntemi uygulamayanlar nefeslerinin farkında değildir. Yürürken bana rastlar ve dikkatini çekersem nefesimin farkında olduğumu anlayacaksın. Bu inceliği hemen farkedemeyebilirsin. En az üç ay durmaksızın çalışmalısın. Sabahları daha taze olacağından birkaç saat çalışabilirsin. Ve sonra eğer istersen günün diğer saatlerinde devam edebilirsin. Gece başını yastığa koyduğunda aldığın nefesin üçüncü göz çakrandan girip kalbine ve oradan haraya aktığını hayal et. Ve sonra aynı noktalardan geri çıkışını yine nefesine adapte ederek takip ederek uyu. Sonra bir gün rüyanın bir yerinde nefes aldığını farkedeceksin. Bir gün bunu benden önce başardığını söyleyen bir mail atarsan, o muhteşem mutluluğunu tüm samimiyetimle paylaşacağım.

Nefesine odaklı iken insanlar ile konuşmakta zorlandığını, kelimeleri zihninde dizerek bir cümle oluşturamadığını göreceksin, şaşırma. Zihin anda var olamaz. Söylemek için kelimelere, kelimeleri dizerek anlamlı bir cümle kurabilmek için zihnine ihtiyacın var. O zaman nefes farkındalığını bırakmayı tercih edebilirsin. Ancak durumunun aciliyeti seni tekrar tekrar nefesine yöneltmelidir. Nefesine odaklanmadığın sürece varoluşla ilgilenmiyorsun. Bu yüzden seni uyarmaya çalışıyorum. Varoluş andadır. Uyarıyorum çünkü o meşhur felaket senaryoları vasıtasıyla, uzaydan bir istila gelecek ya da bir göktaşı düşecek diyerek senin endişelenmene sebep olan zihinlerin üstünden varoluşa, anda kalarak gülümsemeni istiyorum. Her şeyin şu anda olup bittiğini görmeni diliyorum.

İş yapar halde iken bile nefesine odaklanmanın zorlayıcı olduğunu belirtmeliyim. Zor demiyorum. Zorlayıcıdır. Nefesin ile yaptığın iş arasında bölünüp durursun. Bu bölünmenin olmadığı ve senin sürekli nefesine odaklı olduğun bir zaman gelecektir. Ama onu arama. Sadece tekniği yap. Bahsettiğim dönüşüm bir refleks haline ulaşıp, “o anda” geldiğinde sende, bende orada olmalıyız. Eğer gelecekte bir zaman belirlemiş isen şu andakini kaçırabilirsin.

Şiva’nın önerdiği bu teknik alışkanlık yapan bir şeydir. Ancak sen alışkanlık olarak değerlendirerek bağlılık hissetme. Sonuç arama. Yargıya varma. Sırrı bilmek için kalpten, adanarak uzun bir süre uygulanmalıdır. Ve yöntemi bir başkasından daha iyi yapamazsın. Yöntem olduğu haliyle zaten basittir. Yetenek gerektirmez. Sonucunda aydınlanma var diye düşünme. Zevk alıp alamayacağını bile garanti edemem. Çünkü bir meditasyon dersinde öğretmenlerle çalışmanı gerektirmez. Tam tersine öğretmen sensin. Bir çok inisiyasyon aldın ve enerjileri biliyorsun belki de. Onlar senin titreşimini yükseltecektir. Ama anda kalmana bu teknik kadar yardımcı olamazlar. Bu uygulamayı ne kadar yaparsan o kadar anda kalacaksın. Bunu bir iş gibi görerek uygulamaya sarılmanı istiyorum. Tekniğin senelerce aklının bir yerlerinde fikir olarak kalmasından çok her gün çalıştığın bir şey olmasını diliyorum. Neden diye soruyorsan da beni bulmanın bir sebebi olmalıdır diyorum.

Reklamlar

2 thoughts on “AYDINLANMA NOTLARI – ANAPANASATİ YOGA / erdinc

  1. Bir gün sokakta geziyorum. Oğlum için bir şeyler almaya gidiyorum. Aklıma türlü şeyler geliyordu. Hala aydınlanmamış olduğum ya da aydınlanmış olup bunu farketmeye çalışmanın anlamsızlığı üzerine bir dizi düşünce… O sırada olan oldu. İçimden ayaklarıma kadar uzanan bir akım hissettim ve toprağa karıştı. İlk yaşadığım his aydınlanmanın bittiği idi. Aydınlanmış mıydım? Bir şey hissetmiyordum, yolda yürümeye devam ediyordum işte. Ama aydınlanma problem olmaktan çıkmıştı. O bunaltıcı ulaşma hissini artık yaşamıyordum. Bu duygunun stresi topraklanmış, aydınlanma isteğim ve amacım sona ermişti. Şimdi yaptığım meditasyonlar sadece merak ve olası duygularımla yüzleşme seansından başka bir şey değildir.

  2. Erdinç kardeşim o yaşadığın aydınlanma değil aydınlanma bambaşka bir şey o anlatılamaz yaşanır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s