RUHUN PUSULASI-Lynn A.Robinson

reikiİlahi bilinç sezgi diliyle -ruhun diliyle-

insan bilincimize hitap ederek, bize

günlük yaşamdaki sorunlarla ilgili hızlı,

keskin içgörüler sunar ve olası çözümler önerir.

_Mona Lisa Schulz_

SEZGİYE DAYALI BİR YAŞAM YAŞAMAK

Sezgi Nedir? Sık verilen yanıtlar şunlardır. Sezgi:

  • Çabucak ve kolayca edinilebilecek içgörü için bir araçtır.
  • Doğal zihinsel bir yetenektir.
  • Hepimizin sahip olduğu altıncı histir.
  • İçe doğan bir histir.
  • Yaratıcılık sürecinde bir anahtar unsurdur.
  • Omurgadan yukarı doğru bir karıncalanma olarak hissedilen bir uyarıdır.
  • Sorun çözme ve karar verme mekanizmasının bir parçasıdır.
  • Derin bir içsel biliştir.
  • İlahi rehberlik ve bilgelikten yararlanmanın bir yoludur.

Sezgi, kendiniz ve çevrenizdeki dünya hakkında bilgi edinmenin zengin bir kaynağıdır. Siz kendiniz için en doğru seçimleri yapmanızı sağlayacak rehberliği sunabilir. Sezgiye kulak verdiğinizde ve onun bilgeliğine uygun davrandığınızda, dopdolu, başarılı ve sınırsız olanaklarla zenginleşmiş bir yaşama yönlendirilirsiniz.

Sezgi birçok biçimde gelir. Her birimizle farklı yollarla iletişim kurar. Sezginin kendini ifade etme yollarından bazıları şunlardı:

İÇ SES. Birçok insan “sessiz, dingin bir iç ses”ten söz eder. Sezginiz sizinle her zaman şefkatli ve sevecen bir biçimde iletişim kuracaktır, ki bu üslup normal içsel gevezeliğinizden belirgin bir biçimde farklıdır.

RÜYALAR. Sezgisel içgörü talep etmeyi öğrendiğinizde, rüyalarınızdan bol bol rehberlik alabilirsiniz.

DUYGULAR. Sezgisel bilgi sık sık hisleriniz veya duygularınız aracılığıyla gelir. Belirli bir eylem biçiminde “doğru” olduğunu “hissedebilirsiniz”. Ya da bir kişi veya bir durumla ilgili olarak bir güvensizlik duygusu hissedebilirsiniz.

FİZİKSEL DUYUMLAR. Japonlar sezgiye “mide sanatı” derler. Biz böyle duyumlara “midede hissedilen sezgi” diyoruz. Yanlış bir karar verdiğinizde, bedeninizi ağırlaşma hissedebilirsiniz. Eğer bu sizin için doğru bir kararsa, bedeninizi hafiflemiş ya da birden ürperebilirsiniz.

ANİ BİLİŞLER. Birden bir şeyi anlayıp idrak edersiniz. Buna bazen “evreka” etkisi denir.

SEMBOLLER. Sezgi bize sık sık sembolik imgeler halinde gelir. “bir görüntü bin sözcüğe bedeldir” denir.

RASTLANTILAR ve EŞZAMANLILIK. Rastlantıların Tanrı’nın varlığını belli etmeden çalışma yolu olduğu söylenir. Sık sık eşzamanlılık yaşadığınızda, sezginiz sizi doğru yolda ilerletiyor demektir.

Kısaca Sezginin kendi dili, kendi şifresi vardır. Onun rehberliğini işitmenin tek bir doğru yolu yoktur. Burada söylenenleri, alıştırmaları denedikçe ve yazdıkça kendi sezgisel tarzınız netleşecek ve sezgilerinize daha kolay erişebileceksiniz.

SEZGİ ALIŞTIRMASI

Bu alıştırmaya başlamak için, şu anda yaşamınızı ilgilendiren bir meseleyi düşünün. Bu bir ilişki ile, kariyer seçimi ile, sağlığınızla veya ruhsal gelişiminizle ilgili bir soru olabilir. Bu soruyu “evet” ya da “hayır” dan daha geniş bir yanıt isteyen bir biçimde sorun. Örneğin, “kariyerim için şu anda en iyi seçim ne olabilir?” veya “sağlığımı düzeltmek için hangi adımları atabilirim?” ya da “şefimle daha etkili bir iletişim nasıl kurabilirim?” gibi.

Kendinize rahatsız edilmeyeceğiniz bir yarım saat ayırın. Sevdiğiniz ve sizi rahatlatacak bir müzik dinlemek isteyebilirsiniz. Sessizce oturun ve gözleriniz kapayın. Birkaç dakika boyunca nefesinize odaklanın. Nefesinizi yavaşça içinize çektiğinizi hissedin, sonra dışarı verin.

Zihinsel gözünüzde kendinizi güvende ve rahat hissettiğiniz, sevdiğiniz bir mekanı canlandırın. Bir okyanus kıyısı, güzel bir çayırda serin bir ağaç altı veya şırıl şırıl akan bir derenin kenarı veya özel bir oda olabilir. Bu mekanı çekici hale getirmek için hayal gücünüzü kullanın. Renklerle zenginleştirin ve derinleştiğini görün, dinginleşirken çevrenizdeki sesleri dinleyin, içinde olduğunuz bu harika mekanın sizde oluşturduğu duyguları takip edin, hissedin. Çünkü sezgisel rehberliği almaya gidebileceğiniz bir mekan yaratıyorsunuz. Bazıları sezgilerinin kendilerine bir rehber kimliğinde geldiğini hayal ederler, bazıları ise bilgiyi sözcükler, imgeler, hisler, bedensel duyumlar olarak ya da sadece bir “biliş” olarak algılarlar.

Alıştırmaya başlarken hazırladığınız soruyu sorun. Bekleyin. Acele etmeyin ve tüm duyularınızı kullanın. Ne hissediyorsunuz? Bedeniniz size ne söylüyor? Ne işitiyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Yanıtınızı hangi biçimde gelirse gelsin ALIN. Bunun doğru bir yolu yoktur, sadece sizin yolunuz vardır. Kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi açın ve normal bilincinize dönün.

SEZGİ GÜNLÜĞÜNÜ

Sözüne ettiğimiz günlük küçük bir not defteri veya boş bir kağıt bile olabilir yeter ki öne sürülen soruları yanıtlayabileceğiz bir sezgi günlüğüne sahip olun. Bu günlük sizi, “hep arzulamış olduğunuz bir yaşamı yaratma”nın ne anlama geldiğini, bu yaşamın neye benzeyeceği ve nasıl hissedileceği hakkında daha derin sorular üzerinde düşünmeye yöneltecektir.

Yukarıda uygulamasını yaptığınız sezgi alıştırmasını kendinize soracağınız sorularla yani sezgi günlüğünüzle bitirelim; Bu sorular kendi içsel öğretmeninizle -sezginizle- ilişki kurmanıza yardım edecek biçimde tasarlanmıştır. Kendinize içine yanıtlarınızı yazabileceğiniz güzel bir defter veya küçük bir not defteri alarak kapağına size ilham veren resim ve fotoğraflarla süsleyin!

Yukarıdaki alıştırmayı yaparken ne öğrendiniz?

Şu anda yaşamınızdaki başlıca kaygılarınız nelerdir?

Kendinizi sezgiye açık biri olarak görüyor musunuz?

Sezgisel rehberliği başlıca hangi yollardan alıyorsunuz?

Sezgiyle ilgili anlayışınızı yazıya dökerken onu derinleştirmeye ve sezginin bilgeliğine dikkat etmeye başladığınızda, onu arzuladığınız yaşamı yaratmanıza yardım eden güvenilir bir araç olarak görebileceksiniz.

Sezgiyle ilgili bu enteresan açılımı sevdiniz ise hadi gelin bir alıştırma daha yapalım…!

MUTLULUK İÇİNİZDE BAŞLAR

Mutluluğumuzun ya da mutsuzluluğumuzun, yaşamdaki olaylardan çok, onlara nasıl karşıladığımıza

bağlı olduğuna giderek daha fazla inanıyorum. _Wilhelm von Humboldt_

Sezgiye güvenmeyi öğrenmenin bir parçası “bu karar beni mutlu ediyor mu?” veya “bu kararın beni güçlendirdiğini hissediyor muyum?” diye sormayı hatırlamaktır. Soruyu sormanın ve yanıtı hissetmenin birçok yolu vardır, ama gerçek şu ki, sezginiz size olumlu seçimler yapmanıza yardımcı olacak bilgiyi sağlayacaktır. Kendinizi berbat hissetmenize neden olacak harika bir içsel rehberlik sistemiyle dünyaya gönderilmiş olmanız size mantıklı geliyor mu? Elbette bu mümkün değil!

Enthusiasm (ilahi ilham, coşku) sözcüğünün kökü Yunanca entheos sözcüğüdür; tam anlamı “içimizdeki tanrı”dır. İlahi sezginize güvendiğinizde, kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız. Hatta, kendinizi coşkulu hissedebilirsiniz! Biz kendimize genelde yanlış sorular yöneltiriz: “bu neden başıma geldi?” “Neden daha fazla para kazanamıyorum?”  İstediğiniz şeye, yöneldiğinizde yere ve hedeflerinize odaklanmaya başladığınızda, sezginiz en iyi biçimde çalışır. Sorulacak soru “kendimi daha hafif, daha enerji dolu ve daha mutlu hissetmemi ne sağlar?” olmalıdır.

Sürekli olarak istemediğiniz ya da sizi mutsuz eden seçimleriniz ve kararlarınıza odaklanıp, dikkatinizi onlara verdiğinizde, enerjiniz onlara saplanıp kalır. Böylece, yürümeyen ilişki, parasızlık, yanlış iş gibi aynı sorunları tekrar tekrar kendinize çekmeyi sürdürürsünüz. Gerçekten istediğiniz şeye odaklanmış kalmak kesin kararlılık ister. Yeni hedefinizi veya amacınızı-imgeleme, onaylama yaparak ve niyetlerinizle ilgili heyecan duyarak, sürekli olarak onları düşünmeniz, etrafınıza yeni bir enerji yaymanıza sebep olur. Bu Evren’e “İşte, istediğim şey bu! şu anda üzerinde odaklandığım şey bu!” diyen bir işaret göndermek gibi oluyor. Bu sürecin neden ve nasıl işlediğini anlamamızı kuantum fizikçilerine bırakıyorum. Sezgisel rehberimizin bakış açısına göre Evren bu işareti okuyor ve size isteğinize uyan ve uygun koşulları göndermek istiyor.

İçsel rehberiniz sizi daima mutlu, sağlıklı ve yaşam dolu kılacak şeye yönlendirir. O sizin sağlıklı kalmanıza ya da hastaysanız sağlığınıza kavuşmanıza yardım edecektir. Sezginiz sizi böyle doğru yolda tutar. Kendinizi sürekli olarak kötü hissediyorsanız, almakta olduğunuz sezgisel mesaj şöyle diyor olabilir: “Dikkat! düşüncelerine ve yöneldiğin yere dikkat etmelisin!” Kendinize iyi, amaçlı ve sevinç dolu hissettiğinizde ise sezginiz farklı bir mesaj göndermekte, şöyle demektedir: “Bu yolda kal ve devam et! iyi şeyler yoluna akıyor.”

Her birimiz bir “sezgi şifresi” ile doğduk. Bu sizin yaşam amacınızı bilen ve amacınızı yaşamanız için gerekli seçimleri yapmanıza yardımcı olacak bir bilgi akışı sağlayan bilge yanınızdır. Sezgi zorlanma ve çaba gerektirmez. O daha çok rahat ve açık bir kabul ediş hali gerektirir. Bilgece öğütler almak için saatler boyunca derin bir meditasyon yapmanız gerekmez. Sadece sorun, sonra yanıta “kulak verin”.

Bir örnek vermek gerekirse danışmanımın iş yerinde zorlayıcı bir şefi var ve onu genelde ansızın, hazırlıksız olduğu zamanlarda görüşmeye çağırır. Şefinin ofisine girmeden önce sakinleşir, gözlerini bir an kapar ve sorar: “yararlı bir görüşme yapmak için neyi bilmem gerekiyor?” nefesine odaklanır ve iyice dinginleşir, onun deyişiyle “alma hali”ne girer ve yanıtın oluşmasına izin verir. Yanıt ona imgeler, sözcükler ve duygular halinde gelir. Onun sezgisinin onunla iletişim kurma yolu budur. Sizde gün boyunca sezginize danışma alışkanlığı edinin. Bazen yanıtlar zihninizde hemen oluşabilir. Bazen de yanıt baskı ortadan kalktıktan sonra, günün ilerlemiş bir saatinde gelebilir. Ne kadar çok alıştırma yaparsanız, yanıtlar da o kadar kolay gelecektir, diğer taraftan farkındalığınızın gelişimine de yön verdiğinizi hatırlatmanın tam sırasıdır.

SEZGİ ALIŞTIRMASI – Mükemmel Sonucu Hayal Etmek-

Bundan böyle bir kısır döngüne girdiğinizde ve o durumdan kurtulmak istediğinizde, şunu deneyin: Kendinize “bu durumun en mükemmel sonucu ne olabilir?” veya basitçe, “ben ne istiyorum?” diye sorun. Bir paragraf kadar “ne istediğinizi” yazın. İsteğinize nasıl ulaşacağınızı belirlemeye çalışmayın, bu sezginizin halledeceği bir meseledir.

Gözlerinizi kapayın. Sizi bunaltan durumu kısa bir an için aklınıza getirin. Şimdi istediğiniz sonucu düşünün. Bu mükemmel sonucu birkaç dakika kadar hayal edin. Eğer istediğiniz şeyi elde etseydiniz ne hissederdiniz? İmgelemeyi yaparken bu duyguları hissedin. İmgenize birkaç sözcük katın. “Bu mükemmel! Kendimi harika hissediyorum!” gibi sizi etkileyebilecek hangi sözcükler varsa, onları kullanın. Arkadaşlarınızı ve ailenizi sizinle birlikte kutlama yaparken hayal edin. Bu imgeyi gerçek ve canlı bir görünüme sokmak için elinizden gelen herşeyi yapın.

Sezginize “bunu gerçekleştirmek için şu anda yapabileceğim bir şey var mı?”  diye sorun. Yanıtı bekleyin. Kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi açın. Edinmiş olabileceğiniz kısa fikirleri, düşünceleri ve izlenimleri not edin. Sırf mantıklı olduğunu düşündüğünüz bir eylemde bulunmayın. Sadece size eğlenceli gelen, heyecan veren ve zevkli görünen itilimlere göre davranın. Sezginiz hedefinizi yaratmak için gerekli koşulları ve eşzamanlılığı bir araya getirmeye başlayacaktır.

SEZGİ GÜNLÜĞÜ

Yaratıcılık eğitmenlerinin önerdiklerinizi yapınız: Aniden gelen ilham! Kendinize aşağıdaki soruları sormaya başlayın. Tek tek bütün fikirleri yazın, hiçbirine engel koymayın, bırakın eliniz kalemi kavrasın ama kaleminiz yazsın ve  siz kalemi seyredin. “Ne istiyorum?” veya sadece, “Beni ne mutlu edebilir?” Doğru ya da yanlış yanıt yoktur. Bu yeni hedefler veya isteklerle ilgili olarak zihninizde bir an için belirebilecek sezgisel içgörülere dikkat edin.

Ruhun Pusulası -Lynn A.Robinson-

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s