ONAYLAMALARLA NASIL ÇALIŞILIR?

Zihinsel tutumlarınızı değiştirmenin en kolay yolu sizi sınırlayan, durduran inançlarınızı değiştirmektir. Bunu onaylamalarla yapabilirsiniz…Onaylama tekniği kısa zamanda hayata dair tutum ve beklentilerinizi değiştirebilecek ve daha iyi bir hayata ulaşma yolunda sizi daha başarılı kılacak zihinsel programlar yaratmanıza yardımcı olur.

Onaylamak aslında keskinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek anlamına gelir. Bir onaylama, istediğiniz bir şeyin zaten şimdiden öyle olduğunu söyleyen spesifik, güçlü ve olumlu bir cümledir. Örneğin, “ben öğrenmek istediğimi kolayca öğreniyorum” bir onaylama cümlesidir.

Bir onaylamanın görevi zihninize istediğiniz şeyin zaten “şimdi” olduğu izlenimini getirmektir. Eğer onu yeterince sık söylerseniz, kelimeleri canlı görüntülerle ve duygularla birleştirirseniz o zaman zihniniz onu doğru kabul edecektir. Zihniniz onu kabul eder etmez de bilinçaltı zihniniz onun gerçekleşmesini sağlamak için çalışmaya başlayacaktır.

Eğer kendi kendinize, kendine güvenen, kazanan biri olduğunuzu tekrar ederseniz bu olacaktır. İşte bu kadar basit…Bu işe yarar, çünkü bilinçsiz olarak inandığınız şey beden dilinizde ve dil kalıplarınızda açığa çıkar. Diğer insanlar bilinçsiz olarak bunu fark edecek ve size farklı davranmaya başlayacaklardır; Sizin hakkınızda düşündükleriyle eşleşen davranışlarda bulunmaya başlayacaklardır.

ONAYLAMALAR ZİHİN SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİDİR

Hepimiz bu veya şu şekilde davranarak, özgür irademizi kullandığımıza inanarak günümüzü geçiririz. Fakat gerçekte genellikle gizli saklı kuralların ve inançların etkisinde hareket ederiz. Bu zihinsel kısıtlamalar davranışlarımızı, tutumlarımızı, beklentilerimizi ve hatta gördüklerimizi ve duyduklarımızı bile etkiler.

Aslında şöyle ya da böyle kim olduğumuzu belirleyen şey; zihinsel, duygusal ve fiziksel davranışlarımızı kendilerine göre ortaya koyduğumuz inançlarımızdır. Ve gerçek şu ki çok azımız bize sadece olumlu, hayatı zenginleştiren inançlar veren aileler tarafından büyütüldük. Neredeyse hepimiz bizim için en iyisini yapmaya çalışan aileler tarafından büyütüldü. Yine de zihnimize şekil veren 0-6 yaş arasındaki yıllarca zihinsel araçlarımız oyun arkadaşlarından, ebeveynlerden, öğretmenlerden, reklamlardan, filmlerden ve kim bilir daha nelerden bir çoğu gereksiz, tarihi geçmiş ve hatta yıkıcı fikirlerle doldu.

Örneğin “yabancılarla konuşma” gibi kurallar çocuklar için elbette iyidir. Ama bununla birlikte temel sosyal becerilerin gelişmemesine de sebep olabilir. “Her zaman diğerlerine öncelik ver” anaokulunda sizi idare edebilir ama neden bir türlü terfi alamamanızın da sebebi olabilir.

En kötüsü ise kimlikle ilgili olumsuz inançlardır: “hiçbir zaman kendi başına bir engeli aşamayacaksın” veya “neden hiç ağabeyin/ablan gibi olamıyorsun?” veya “her zaman aptaldın”. Bu ve benzeri inançlar, çocuk onları doğru kabul edene kadar çocuklukta tekrar tekrar söylenir ve böylece zihnine yerleştirilir. Yetişkin olduğunda ise bu inançların, varlığından bile habersizdir. Fakat bilinçaltı zihin, yetişkini bu inançların doğru kalmasını sağlayacak şekilde davranmaya zorlar.

ONAYLAMALARI NE ZAMAN KULLANIRSINIZ?

İşte onaylamalar bu olumsuz inaçları temizlemekte kullanılır. Bunu sağlamak için ise bulduğunuz her fırsatta onaylamalarınızı kendinize hatırlatmalısınız. Onları işte, alışverişte, uykudan önce, her nerede ve ne zaman isterseniz istediğiniz sıklıkta kullanabilirsiniz.

Onu gerçekten kullanmayı hatırladığınızdan emin olmak için onaylamayı her gün yaptığınız bir şeyle ilişkilendirmek gerçekten iyi bir fikirdir. Biz bu ilişkilendirme işlevine NLP’de “çapalamak veya çapa atmak” diyoruz. Örneğin evden çıkmadan önce büyük ihtimalle aynaya bakıyorsunuzdur. Bu onaylamanızı çapalamak için iyi bir zaman olabilir. Yapmanız gereken aynadaki görüntünüze bakmak ve onaylamanızı söylemek arasında zihinsel bir ilişki kurmaktır. Bu ilişkiyi şu şekilde kurabilirsiniz veya kendinize sizin için daha iyi bir yol bulabilirsiniz: Aynaya baktığınızda arkanızda büyük, …… renkte (onaylama cümlenizi en iyi şekilde temsil edecek bir renk seçin) bir balonun zihinsel görüntüsünü yaratabilirsiniz. Veya diş macunu reklamlarındaki gibi dişinizde bir ışıltı gördüğünüzü hayal edebilirsiniz. Aynaya bakın, gözlerinizi kapatın ve zihninizde balonu yüzünüzle aynı anda görün. Balonu görmek, size onaylamanızı söylemenizi hatırlatacaktır.

Onaylamanızı birkaç defa kullandıktan sonra balonun görüntüsü yok olacak ve aynada veya vitrin camında veya bir fotoğrafta her yansımanızı gördüğünüzde onaylamanızı söylemeyi hatırlayacaksınız. Onaylamayı rutin olarak yaptığınız her şeye çapalayabilirsiniz, sürekli olarak hissettiğiniz bir duyguya, hatta işittiğiniz bir ses bile…

ONAYLAMALAR NASIL ÇALIŞIR?

Siz aslında düşündüğünüz şeysiniz. Düşünceleriniz zihin içeriğinizi belirler ama bununla yetinmez. Zihniniz üzerinden de bedeninizi etkiler. Çünkü zihin ve beden aynı sibernetik sistemin ayrılmaz parçalarıdır ve birbirlerine etkilerler. Bir bütün olarak hareket ederler ve birbirlerine bağımlı olarak karşılıklı etkileşimde bulunurlar. Tıpkı bir insanın herhangi bir yerindeki yaralanmadan bütün vücut, zihin ve ruh nasıl etkilenirse bir sibernetik sistemin parçasında oluşan her şey sistemin geri kalanını da etkiler. Kısacası kişi doğrudan düşünme şeklini değiştirerek ya da fizyolojisini veya hislerini değiştirerek düşüncelerini değiştirebilir. Aynı şekilde kişi, düşünme şeklini değiştirerek fizyolojisini veya hislerini değiştirebilir. Onaylamalar ile aslında tam olarak yaptığımız işte budur.

Zihin-Beden arasındaki bu etkileşim bizi şu doğal sonuca ulaştırmaktadır: Bir eylemin daha iyi yapılmasını sağlamak için Zihinsel Canlandırma ve Zihinsel Prova çok önemlidir.

Bazı insanlar sürekli ne olacağıyla ilgili endişe duyarlar veya daha iyi yap(a)madıkları için kendilerini eleştirirler ya da geçmişte yaptıkları hatalar için kendilerini suçlarlar. Bu davranış biçimi sonunda strese yol açar. Eğer söz konusu stres uzun süreli ise o da kronik hastalıkları ortaya çıkarır.

Diğer taraftan hayatın ne kadar güzel olabileceğini kendinize hatırlatmak stresi azaltacak ve sağlıklı olma halini destekleyecektir. Bu sayede hayatın fırsatlarından daha fazla yararlanabilir hale geleceksiniz. Öyleyse şunu söyleyebiliriz: Alışkanlık olarak benimsediğiniz düşünme biçimini değiştirmek inançlarınızı değiştirecek ve bu da sizi daha sağlıklı, daha mutlu kılacaktır. İşte bu kadar basit!

Onaylamalar güçlü bir tekniktir ve saklı inançlarınızı öyle bir dönüştürürler ki davranışlarınız, tutumlarınız ve beklentileriniz otomatik olarak değişir.

ONAYLAMA YARATMA

Onaylama yaratmanın en kolay yolu sahip olduğunuz problemi düşünmek ve onu net olarak ortaya koyan bir cümle yazmaktır. Böyle bir cümle yazdıktan sonra bunun tam tersi bir cümle yazın. Bu onaylamanızın ilk adımıdır.

Probleminiz “eğer kendinizi geliştirmezseniz işten atılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmak” olsun.  Eğer probleminizi “ben işe yaramaz bir satıcıyım” şeklinde dile getirirseniz bunun tam zıttı “ben çok iyi bir satıcıyım” olacaktır. Bu iyi bir onaylama cümlesi değildir. Çünkü bu kimliğinizle ilgili bir cümle. Satış sizin yaptığınız bir şey, olduğunuz değil. Bu yüzden davranışla ilgili bir onaylamaya ihtiyacınız var. Satış işi birçok bölümden oluşur ve büyük ihtimalle bunların bazılarını iyi bazılarını da kötü yapıyorsunuzdur. Onaylamalarınız iyi yapmadığınız bölümlere yönelik olmalıdır. Ürün tanıtımında iyi olduğunuzu fakat iş satışı kapatmaya geldiğinde ise başarısız olduğunuzu varsayalım. İşte bu üzerinde odaklanıp geliştirebileceğiniz spesifik bir problem.

Bu durum “adama bir türlü imza attıramıyorum” olarak ifade edilebilir. Müşterinin imza atması veya imza atmaması sizin hareketlerinizden birinin sonucudur. O zaman problem cümlenizin asıl zıttı “sunumlarımı cazip bir iş anlaşmasıyla yapıyorum ve her seferinde satışı başarıyla bitiriyorum” olacaktır. Eğer kendinizi zihninizde tekrar tekrar bunu (olumlamayı) yaparken görüyorsanız o zaman bunlar doğru kelimelerdir. Eğer görmüyorsanız başka bir kelimeler dizisi ile oluşturulmuş yeni olumlama cümleleri deneyebilirsiniz. Bunu size bulduğunuz cümle doğru gelene kadar tekrarlayabilirsiniz. Doğru onaylama, durumu net bir şekilde tanımlamanıza izin verir ve siz onu yaparken kendinizi hayal ettiğinizde iyi hissetmenizi sağlar.

ONAYLAMA İÇİN KURALLAR

Herhangi bir olumlu cümle, bir onaylama olabilir. Fakat eğer iyi çalışacaksa onaylamanın kelimelendirilmesi belirli kuralları izlemelidir:

1. Olumlu Kelimelerle İfade Edilmelidir:

Olmasını istediğiniz şeyi söyleyin, olmasını istemediğiniz şeyi değil. Örneğin: “artık sinirlenmeyeceğim” yerine “artık daha sakin ve hoşgörülüyüm” demek gibi. Böylece sakin ve hoşgörülülükle ilgili olabilecek en olumlu zihinsel canlandırmayı yaratabileceksiniz.

2. Şimdiki Zamanda Olmalıdır:

Çünkü bilinçaltı sadece şimdiki zamanı algılar ve bu zamana uygun cümlelere tepki verir. Eğer siz “kendime güveneceğim” derseniz bilinçaltınız soracaktır; ne zaman? diye. Kurduğunuz cümle geniş veya gelecek zamanı işaret ediyorsa bilinçaltının tanımadığı bir yapıda olduğu için dilediğiniz kadar tekrarlayın işe yaramayacaktır. Doğrusu şöyle olmalıdır: “kendime güveniyorum”.

Bazen bu kural için insanlar şu eleştiride bulunuyorlar: Bu kendine yalan söylemek, kendini kandırmak değil mi? Hayır, bu kendini kandırmak veya kendine yalan söylemek değildir. Bu kendini değiştirme ve geliştirme yolunda, zihinde var edilmeden önce hiçbir şeyin, zihin dışında var olamayacağı bilgeliğini kullanmaktır.

3. Sizinle İlgili Olmalı:

“Eşim beni sevecek” yerine “eşimi mutlu edecek yeni yollar buluyorum” şeklinde bir onaylama cümlesi sizinle daha ilgili, öyle değil mi?

4. Basit Olmalı:

En etkili onaylama cümleleri en kısa ve en basit olanlarıdır. Bunu gerçekleştirirken normal konuşma şeklini kullanın. Eğer uzun ve karmaşık cümleler kullanırsanız bu onaylamadan çıkacak ve bir zihin egzersizine dönüşecektir.

5. Somut Ve Özgül Olmalıdır:

“Daha fazla satmak istiyorum” cümlesinde hem somutluk yok -daha fazlasının ölçüsü belli değil- hem de satın alma eylemi bu cümleyi söyleyenin kontrolünde değil. Siz daha fazla satmakisteyebilirsiniz ama karşınızdaki insanın satın alma isteğini siz belirleyemezsiniz. Onun yerine “ürünlerimin müşteri ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını net bir şekilde açıklamayı biliyorum” cümlesi daha iyi bir onaylama örneği olur.

6. Hedeflerinize Uygun Olmalıdır:

Onaylamanın işe yaraması için sizin istediğiniz bir şey olması gerekir. Bir başkasının işine yarayan bir onaylamadan siz asla yararlanamayabilirsiniz. Peki, hedefinize uygun olduğunu nasıl bileceksiniz? Çünkü onu söylediğinizde ve zihninizde görüntüler canlandığında size kendinizi iyi hissettirecektir.

ONAYLAMALARINIZI FİLTRELEMEK

1.Onaylamalar Geleceğe Yönelik Olmalıdır:

Geçmişle ilgili yapabileceğiniz bir şey yoktur. Geçmişte olanlar bitmiş ve geçmiştir. Yapabileceğiniz tek şey geçmişte olanın anlamını değiştirmektir. Onun, bugün sizi nasıl etkilediğine karar vermek size bağlıdır.

2. Onaylamalar Karşılaştırma Değildir:

Onaylamalar sizinle, sadece sizinle ilgilidir. Kendinizi direkt diğer insanlarla karşılaştırmak iyi bir uygulama değildir. Onaylamalarınız “ben Ali’den daha fazla satacağım” gibi olmamalıdır. Bu sadece Ali’ye odaklanmanızı sağlar, oysa sizin kendinize odaklanmanız gereklidir.

3. Onaylamalar Hedef Değildir:

Onaylamalar olmak istediğiniz, yapmak istediğiniz şeylerle ilgilidir. Hedefler sahip olmak istediklerinizle, olmak istediğiniz yerlerle ilgilidir. Onaylamalar hedeflerle bağlantılıdır fakat hedeflerle aynı şey değillerdir. Her yıl birkaç yüz milyarkazanmayı veya ultra lüks bir eve sahip olmayı isteyebilirsiniz. Bunlar hedeflerdir. Onaylamalar ise sizin kim olduğunuzla ve nasıl düşündüğünüzle ilgilidir.

4. Onaylamalar Hedefe Bağlı Olmalıdır:

Onaylamalar şans duası değillerdir. Olumsuz inançları aşacaklardır. Fakat Türkiye’nin bir sonraki güzellik kraliçesi olmayı istemek bunun olacağı anlamına gelmez. Kendi kendinize sizde denge, zarafet ve içsel bir moda anlayışı olduğunu söylemeniz kendine inancı olan birine dönüşmenizi sağlayacak, engelleri ve zorlukları aşmanıza yardımcı olacaktır. Ama bununla birlikte başarı, istemeye olduğu kadar harekete geçmeye de bağlıdır.

5. Onaylamalar Doğru Şeye Odaklanır:

İstemediğiniz şeyler hakkında konuşmayın. Eğer olumsuz bir şey ifade ederseniz onu otomatik olarak zihninize sokuyorsunuz. Eğer “geç kalmayacağım” gibi bir onaylama kullanıyorsanız zihniniz “geç” sözcüğünü kaydeder ve kötü bir ilişkilendirme çıkar. “Hep zamanında orada olurum” daha iyidir.

6. Onaylamalar Sihirli Kelimelere Bağlı Değillerdir:

Olumlu, kişisel, kalıcı ve mümkün olduğu sürece bir onaylamanın tam kelimelendirilmesi hayati değildir. Cümle size iyi hissettirdiğinde doğru kelimeleri kullandığınızdan emin olabilirsiniz. Eğer iyi hissettirmiyorsa kelimeleri değiştirin.

7. Onaylamalar Mümkün Olan Şeylerle İlgili Olmalıdır:

Üç metre boyunuz olması için iradenizi kullanamazsınız. Fakat kendinizi mümkün olanla da sınırlamayın. Üç metre boya sahip olamayabilirsiniz fakat bu kendinize “ben harika bir basketçiyim” onaylamasını yapmanıza engel değildir.

8. Onaylamalar Kısa Olmalıdır:

Altı kelime altı satırdan daha iyidir. Ne dersiniz?

9. Onaylamalar İnanca Dayanır:

Bu çok kolay görünebilir. Eğer gerçekten bu kadar kolaysa neden herkes milyon dolarlık bir yat sahibi değil? Üzücü olan gerçek şu ki dünyadaki insanların % 99.7’si kendilerini kendi inançlarıyla sınırlıyorlar. Siz farklı olabilirsiniz. Şüphelerinizi askıya alın, zihinsel kapasitenizi onaylamanıza yöneltin, ona herşeyinizi verin. Sonunda sonuca, yani onun size verdiklerine hayran kalacaksınız.

Herkes yemek pişirebilir. Herkes aynı malzemeleri satın alır ve birçok kişi ortaya yenilebilir yemek çıkarabilir. Fakat bir baş aşçı aynı malzemelerle unutulmaz bir yemek sunabilir. Buradaki fark, şefin sonucun kalitesine dikkat etmesidir, sıradan olanı kabul etmez. Önemli olan malzeme değil, sonucu nasıl düşündüğünüzdür.

Onaylamanızın Doğruluğundan Nasıl Emin Olacaksınız?

Doğru cümle her ne yapmak istiyorsanız zihninize onu getirecektir. Ve siz (her ne yapmak istiyorsanız) onu yaparken kendinizi iyi hissettiğinize dair bir görüntü zihninizde oluşur. Kısacası yapmak istediğiniz şeyi yaptığınızı düşündüğünüzde olumlamanız kendinizi iyi hissetmenizi sağlamalıdır.

Onaylamalar İle Neleri Hedef Alabilirsiniz?

  • Kim olduğunuzu
  • Nasıl davrandığınızı
  • Ne yapabileceğinizi
  • Yaşam kurallarınızı
  • Diğerleriyle ilgili beklentilerinizi
  • Dünyayla ilgili varsayımlarınızı…

Onaylama Örnekleri

Kişisel Kimlik:

Ben sevgi dolu, özel, yetenekli bir kadınım.

Benim adım (isim), ben bakımlı, diğerleriyle ilgili biriyim.

İnsanlar beni seviyor.

Ben “şimdi yap” tarzında bir adamım.

Hedeflenen Davranış:

Her müşteri, hizmet becerilerimi göstermem için bir fırsattır.

Tanıştığım herkese potansiyel bir ömür boyu arkadaş gibi muamele ediyorum.

Bugün yeni evimi elde etmeye yönelik bir şey daha yapacağım.

Geçmişim beni daha güçlü kılıyor.

Kişisel Kapasite:

Günlük küçük başarılarımı fark etmek kendime güvenimin arttığını gösteriyor.

Hayat ne getirirse onu kabul ediyorum.

Yaşam İçin Kurallar:

Hata yaparım fakat onlardan ders almaya açığım.

Beklentiler:

Tanıştığım herkesin, benim için bir gülümsemesi vardır.

Hayatın süprizlerine kucak açıyorum.

Varsayımlar:

Dünya altın fırsatlarla ve yardımcı insanlarla dolu.

Her kriz bir fırsattır.

KENDİ KENDİNİZLE OLUMLU KONUŞMA TEKNİĞİ

1. Her akşam yatmadan önce o gün içinde, sizin yaptığınız veya söylediğiniz ama yapmış ya da söylemiş olmaktan memnun olduğunuz üç şeyi yazın. Bunlar basit, küçük şeyler de olabilir.

2. Yine o güne ait sizin dışınızda gelişen ve sizin sadece tanıklık ettiğiniz üç güzel şey bulup yazın. Belki yağmur sonrası toprağın kokusu veya yaşlı birine yardımcı olan bir genci görmek gibi…

3. Yatağınızda uyumadan hemen önce listenizdeki her bir örneği üç kez kendinize tekrarlayın.

İnsan beyni uyarıcıya aç bir şekilde yaratılmıştır. Uykuya daldığımızda artık beş duyu organı dışarıya kapalı olduğundan beyne uyarıcı ulaşmaz. Bununla birlikte her gece uykuya dalan ve bu şekilde dinlenen bilinçli zihnimizdir. Bilinçdışı zihnimiz uyumadığından ve dışarıdan da yeni uyarıcı gelmediğinden bu kez uyumadan önce aklımızdaki en son konu bilinçdışı zihnimizce ele alınır.

Bu teknikle bilinçdışımıza biz uykuda iken düşüneceği bir sürü olumlu şey vermiş oluruz. Bunlardan ilk üçü, kişisel başarılarımız olduğundan kendimize güvenimizi artıracak; diğerleri de geçmişte ne olursa olsun, dünyada hala birçok olumlu şeyin var olduğuna ve her şeye rağmen mutlu olabileceğimize bizi inandıracak ve bunun sonucunda da daha sağlıklı bir hayat süreceğiz.

Hipnoterapi

Celaleddin Uzuner; Senem Uzuner

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s