Kuantum Olumlama – R.Şanal

Olmadığınız kişi olmaya çalışmakla boşuna uğraşmayın. Çünkü siz artık büyüdünüz. Evrende hiçbir varlık, olduğunun dışına çıkamaz. Aslında buna gerek de yoktur. Zaten olduğunuz şey olduğunuzda, olmadığınız şey olmaya çalışarak elde edemediğiniz şeyleri kendiliğinden elde edersiniz. Ne kolay ve ne rahat değil mi?

Bir de bunu deneyin ve zaten olduğunuz kişi olun!…R.Şanal

UYGULAMA NASIL YAPILIR?

Olumlama uygulamaları; söylediklerinizi duyacağınız bir tonda, sözcükleri belli bir tempoda ağır ağır okuyarak gerçekleştirilir.

Olumlamaları sabah ve akşam hafif bir sesle, kulağınızın duyacağı bir biçimde okumakta yarar vardır. Sabah ilk kalktığınızda ve akşam yatarken okumak daha etkileyicidir. Bu okumaları en az bir ay boyunca aksatılmaksızın sürdürülmesi, yeni bilginin hücresel ve sinirsel düzeyde kodlanması için yeterli olacaktır. Zaten bunu, alacağınız sonuçlardan da açıkça göreceksiniz.

Tekrar tekrar denemeden bu olumlamaların gücü hakkında bir fikriniz olamaz. Ancak deneyerek işe yarayıp-yaramadıklarını anlayabilirsiniz. Okumayı denediğinizde, sözlerin sihirli etkisini bizzat görmüş olacaksınız.

Sizin kendinizle yaptığınız bu konuşmalar, bir süre sonra egonuzun yaptığı içsel diyaloğun etkilerini silmeye ve yerine yenilerini koymaya başlar. Bilinçaltı düzeyde kodlanmış olan yeni düşünce ve inançlar otomatik olarak hayata geçirilir.

Bir metinin tümünü okuyabileceğiniz gibi, gün boyunca içinizden sürekli olarak tekrar etmek üzere bir cümle, hatta bir tek sözcükten oluşan bir düzenleme yapıp söylemek de çok etkili olur.

Örneğin: “Bolluk ve Bereket” sözcüğünü sürekli olarak tekrar ederek bir program yapabilir. Veya: “Hayatın sonsuz kaynağı her yerde ve ben onu kullanıyorum” cümlesini de aynı şeklide kullanabilirsiniz.

Herhangi bir konuda negatif bir söylem yaptığınızı fark ettiğinizde, içinizden “iptal ediyorum” diyerek, yerine olumlusunu söylemeniz, gereken pozitif etkiyi yaratır.

Bir süre sonra bu türlü davranmak, alışkanlığınız haline gelir ve siz otomatik olarak, geçmişte nasıl elinizde olmadan ve fark etmeden size yararı olmayan sözcükler sarf etmişseniz, bu kez aynısını yeni ve olumlu sözcükler için yapmaya başlarsınız.

Sürekli bir biçimde kullandığınız yeni pozitif sözcüklerin ve söylemlerin hayatınızdaki etkilerini izlemek de keyif vericidir. Bunların hayatınızda yaratacakları değişimleri fark etmek, size güven ve güç verecektir.

Birçok insan böylesi olumlamalar yaptıklarını, ama bunların pek bir işe yaramadığını söyler. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, okudukları şey gerçekte bir olumlama değildir. İkincisi, bilinçaltında olumlamalar ile birlikte yapılması gerekli olan bazı başka çalışmaların yapılmamış olmasıdır.

Bir tanıdığım bana: “Bu işler bende ters etki yapıyor” demiş ve şunları eklemişti: “Ne zaman güne “bugün ne olursa olsun sükunetimi koruyacağım” diye başlasam, o gün daha merdivenden inerken ayağım takılıp düşüyorum ve gün içinde de başıma gelmedik kalmıyor”. Ben de ona, olumlamasına “ne olursa olsun” ilavesini yaptığında, otomatik olarak kötü şeylerin beklentisini oluşturduğunu hatırlatmıştım.

Her zaman geçerli olan kural şudur: “Neye odaklanırsak, onu gerçek kılarız”. Bu nedenle, gerçekleşmesini istemediğimiz şeyleri değil, olmasını istediğimiz şeyleri dile getirmeliyiz: “Hasta olmak istemiyorum” yerine “sağlıklıyım” demek gibi.

Ve ikinci kural; gerçek olmasını istediğimiz şeyi açık ve net olarak ifade etmeliyiz: “Mutluyum” yerine : “Benim için en uygun işte yeteneklerimi en iyi şekilde ifade ederek çalışırken…” gibi.

Olumlamaların, derin yapıdaki temizleme işlemleriyle birlikte yürütülmesi önemlidir. Bilinçaltında oluşmuş olan çarpıtma ve genellemelerin düzeltilmeleri gerekir ve bu, değişim için olmazsa-olmaz bir ön koşuldur. Ancak bu iki işlem birlikte yürüdüğünde, kalıcı ve sağlam bir sonuç alınabilir.

BOLLUK ve BEREKET

Sonsuz kaynak benim içimdedir ve ben onu harekete geçiriyorum

Bolluk ve bereket içindeyim. Bütün ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılayacağım kaynaklara sahibim ve bunu kullanıyorum.

Gürül gürül akan bir çağlayan gibi hayatın nimetleri akıp-gelir sürekli. O çağlayanın içinde neşe ve huzurla yıkanıyor ve doya doya içip-kanıyorum.

Her zaman içimdeki sonsuz kaynakla birlikte olduğumu bilirim. Benim asıl zenginliğim, işte ona sahip olmaktır ve bu duygu bütün zenginliği bana çeker. Bolluk duygusu, sahip olduğum şeyler dolayısıyla hissettiğim bir şey değildir.

Varlığımın kendisi zaten ihtiyaçtan uzaktır. Temizlenmek ve gelişmek ve olgunlaşmak için çıktığım bu yolda, benim için en uygun araçlar her zaman yolumun üzerinde beni bekler.

Hayatımda bol sevgi, bol para, yeterli zaman ve sonsuz bilgi her zaman mevcut. Onlar tam zamanında karşıma çıkıyorlar. Bende uzanıp onları alıyorum.

Her anımı hayatımın en önemli anı ve karşılaştığım her kişiyi hayatımın en önemli kişisi olarak düşünürüm.

O beni yarattı ve bütün ihtiyaçlarımın garantisini verdi bana. O beni sever. O’nun katında ve yanında özel bir yerim olduğunu bilirim. Şimdi ve gelecekte bütün ihtiyaçlarım O’nun garantisi altındadır.

Çalışarak, üreterek ve paylaşarak yaşadıkça bolluk bana akar. Sahip olduğum bolluğu paylaşırken verdiklerimin bana çoğalarak geri geldiğini bilirim.

Bir elim bana sunulan bolluğu almak için yukarıdaysa diğer elim ihtiyaçta olana vermek için aşağıdadır. Böylece  ben, alma-verme döngüsünü sürdürmüş olurum.

Kimsenin kalbini kırmamaya, hakkını yememeye özen gösteririm. Böylece bolluğun önünü kesecek enerjileri hayatımda barındırmam.

Her günümü neşe, mutluluk ve kahkaha ile doldururum. Her bir saniyeyi bir gün gibi, her bir günü bir hafta kadar verimli yaşarım.

Cebimdeki her bir Lira bin Lira gibi bereketlenir. Ve bin Lira onbin Lira gibi. Her yaptığım işe bütün dikkatimi, bütün sevgimi katarım.

Her ne yapıyorsam en iyisini, en güzelini yaparım. İşim, benim imzam gibidir.

Ve her ürettiğim şey bana birçok zenginlik katar. Çünkü ben ürettiklerimle insanların hayatlarına anlayış, sağlık, umut, konfor ve güzellik katarım. Ürettiklerim onların hayatlarında fark yaratır. Onlar da bana bunun bedelini sevinçle ve bolca öderler.

Bu arada gereksiz israftan, boşuna ve gösterişe yönelik harcamadan kaçınırım. Çünkü bilirim ki Tanrı israftan hoşlanmaz.

Gereksiz harcamalarda dikkatli, ama kendim ve başkalarının hayatına katkıda bulunacak harcamalar için cömerdim.

Bolluğu hayatıma çeker ve bolluğu oluştururum. Her an yaratıp-çoğaltan Tanrı’nın bu oyununa ben de katılmış olurum böylece.

BAĞIŞLAMA

Kimse bana kötülük yapamaz ve beni üzemez, çünkü her şeyi ben seçiyorum

Bağışlıyor ve bırakıyorum. Anlıyor ve biliyorum. Kendi hayatımın yaratıcısıyım. Seçerek, planlayarak bu yaşamımı ve birlikte olacağım yol arkadaşlarımı seçtim. Annemi, babamı ve diğerlerini.

Benim için en faydalı sonuçları almak üzere ince planlar yaptım. Yüksek Benlik düzeyinde en uygun araçları yarattım. Benim hayat amacıma en uygun kişileri. Daha çok anlayış daha çok bilgelik daha çok sevgi, ifade ve özgürlük için. Bu amaç, bilinçaltımın derinliklerinde benim onu keşfetmemi bekliyor.

Her an, her deneyim bu planı açığa çıkaran bir kurgu aslında. Zafiyetimi güce, acıyı sevince, yenilgiyi yengiye dönüştürmek için.

Anlıyor, bağışlıyor ve teşekkür ediyorum. Bu hayatımı bu şekilde planladığım için kendimi kutluyorum ve sonra meleklere teşekkür ediyorum ve bütün bu olanakları bana koşulsuz sunduğu için Tanrı’ya.

Bana sevgisini sunmayanlar içimdeki sevgiyi, beni onaylamayanlar kendimi keşfetmeyi, beni anlamayanlar ifade gücümü arttırmak için benimleydiler. Onlara teşekkür ediyorum.

Bu rolü onlara ben vermiştim. Onlar da benle oynamayı istediler. Beni üzen, beni yoran, bana haksızlık eden, beni aldatan insanlar yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Daha fazlasını ve daha başkasını yapamazlardı. Zaten ben onları bunun için seçtim. Ben de  yapabileceğimin en iyisini yapıyorum. Bağışlıyor ve teşekkür ediyorum.

Aynı sahneyi paylaşan oyuncular gibiyiz onlarla. Şimdi bu anlayışımdan doğan ışığı onların varlığına gönderiyorum. İhtiyacım olan bütün kaynakların kendi içimde olduğunu kabul ediyorum.

Onları kullandıkça başka insanlara duyduğum bağımlılık kayboluyor ve ben onlarla gerçek bir sevgiden beslenen gerçek bir ilişki kuruyorum.

Hayatımın efendisi olduğumu biliyorum. Mutluluğu, kendimi ifade etmeyi seçiyorum.

Her düşüncemin, her davranışımın hayatıma şekil veren araçlar olduğunu bilerek yaşıyorum.

Hayatımla inançlarım arasındaki birebir ilişkiyi biliyorum. Bu yüzden dikkatli, özenli ve düşünerek yaşıyorum.

Konuşurken yaratıyorum. Ve eylem halinde gelecek şekilleniyor.

Beni güçsüz bırakan ve sınırlandıran bütün inançlarımı bir bir değiştiriyorum. Yerine beni geliştiren, büyüten inanç ve düşünceleri koyuyorum.

Mazeret aramadan, ertelemeden ve küsmeden devam ediyorum yoluma.

Hayatımın bütün olaylarının ve hayatımdaki insanlarla yaşadıklarımın gerisindeki anlamı bir bir çözüyorum. Orada benim asıl hayat amacım gizli. Ben bu amacı gerçekleştirmek için geldim.

Kimse beni kıramaz, üzemez ve kötülük yapamaz, eğer ben izin vermezsem.

Şimdi gücümü kabul ediyor ve ele alıyorum.

DEĞİŞİM

İlerlemem gerektiğinde değişmem de gerekiyordu. Her değişim bir tür ölümdür ve hiç kimse değişmeden duramaz.

Bütün evren her an yok olur ve sonra yeniden değişerek var olur.

Ben de değişirim. Her an, her soluk alışımda. Hiç bir zaman bir önceki solukta olduğumda kişi olmam.

Hayatın akışına uyum sağlayıp onunla birlikte akarken, hep yenilendiğimi ve olgunlaştığımı bilirim.

Hem hep aynı kalırım, hem de hiçbir zaman bir önceki gibi olmam. Her şey beni değiştirmek için vardır. Ciğerlerime dolan hava, attığım adım, okuduğum kitap beni değiştirir. Eşim beni değiştirir, çocuğum, arkadaşım ve yabancı sandığım kişiler beni değiştirirler.

Ay beni değiştirir, güneş beni değiştirir. Onlar beni değiştirirken, ben de onların değişimine katkıda bulunan milyonlarca etkiden birini yapmış olurum.

Hepimiz birbirimizi değiştirir ve değişiriz. Bu ne güzel bir danstır. Ve ne güzel bir armoni!

Değişerek aynı kalmanın sırrını hissettikçe, boşluğun ve belirsizliğin rüzgarına kendimi bıraktıkça, hayatın beni götürdüğü her anda yeni şeyler bulurum.

Her köşede bir sürpriz, bir hediye ve bir heyecan beni bekler. Bu değişim içimi ürperttiğinde ve karanlık boşluğa gözlerimi dikip öylece baktığımda yine de bilirim ki, yolumu aydınlatacak bir ışık çıkacaktır bir yerlerden.

Zamanın akışı beni kendi gerçeğime, zamanın içinde gizli duran gerçeğe götürür.

Değişimi severim ve değişerek olurum her an. Önümü göremediğimde, bastığım yeri bilemediğimde yürürüm yine de, gözlerim karanlığa alışıncaya kadar ilerlerim.

Bilirim ki ortalık aydınlandığında ve karanlık dağıldığında, yepyeni bir görüntü bütün berraklığıyla ortaya çıkacaktır.

Değişirken sınırlarımı zorlamak ve kendimi esnetmek zorunda olduğumu bilirim. Konfor alanlarımdan dışarı çıkmak beni zorlayabilir.

Ama sürecin sonunda alacağım ödülün, değişim sırasında çekeceğim sıkıntılara değeceğini bilirim.

DİKKAT ve HAFIZA

Belleğim sonsuz, dikkatim keskindir.”

Gördüğüm, okuduğum ve dinlediğim her şey sonsuz belleğimde depolanırlar. İstediğimde bunları birer birer hatırlarım.

Bilinçaltımın sonsuz saklama gücü, bütün bilgileri kaydetmek yeteneğine sahiptir. Saniyede milyonlarca veriyi yükler bilinçaltım. Ben de bunları ihtiyaç duydukça hatırlarım. Sesleri, renkleri, sözcükleri, onların  anlamlarını ve diğer milyonlarca detayı.

Hatırlarım açık ve berrak bir biçimde hatırlamak istediğim her şeyi. Bildiğim ve öğrendiğim şeyler düzgün, ilişkili ve anlamlı bir biçimde saklanırlar.

Bilinçaltımda, her şeyi bir başka şeyle ilişkilendirdiğimde hatırlama çivileri vardır. Biri diğerini hatırlatır bana, o da diğer bir başkasını.

Hatırlarım açık ve berrak bir  biçimde. Bir şeye baktığımda bütün renkleri ve ince detayına kadar fark edebilirim. Ve bütün sesleri en ince ayrıntısına kadar.

Baktığım şeye bütün varlığımla bakarım. Yaptığım şeyi bütün varlığımla yaparım. Her anımı ibadet eder gibi yaşarım.

Ben dinlenirken, uyurken, günlük işlerimi yaparken bilinçaltımdaki bilgiler işleniyor olurlar en mükemmel bir şekilde  ve kendiliğinden. Onlar üzerine düşünmediğim zaman bile aslında düşünmüş olurum. Eğlenmeye ve dinlenmeye zaman ayırırım. Yaptığım işi keyif ve neşeyle yaparım. O zaman zihnim tamamen açılır. Bütün kapasitesiyle ortaya çıkar.

Öğrendiklerimi içselleştirmek için başka şeyler yaparım. Keyifli şeyler. Bir süre sonra dönüp baktığımda, gerçekten öğrenmiş olduğumu fark ederim.

Çok şeyi öğrenirim. Bazı şeyleri iyi yapmak için. Bu yüzden ihtiyacım olanları  hatırlarım kolayca. Diğerlerini ise, her an hatırlamam gerekmez.

Sadece yapabildiğimi en iyi şekilde yaparken, başka bir şey için kaygı duymadığımdan, yaşadığım ana odaklanmak benim için çok kolay olur.

Öğrenmek, anlamak, bilmek ve hatırlamak ve sonra bunlar  hayatımda daha çok başarı ve mutluluk ve de hizmet için kullanmak bana müthiş bir keyif verir.

Bir şeyi öğrenirken gevşek, neşeli ve rahat olmam zihnimi açar ve genişletir. Tüm kapasitesiyle kullanıma hazır hale getirir.

Hatırlarım açık ve berrak bir biçimde hatırlamak istediğim her şeyi.

SEVGİ

Sevgiyi öğrenmek için buradayım. Ve bu, hayatımın en keyifli ve en zarif işidir.”

Sevmek benim dinimdir. Sevmek, kendim olmanın en geniş ifadesidir.

Ve sevmek, olmak zorunda olduğum şeydir. Çünkü ben sevgiyim. Kendime tüm kaynaklarımı kullanmak için izin verdiğimde ve bunları ortaya çıkarmaya çalıştığımda, sevdiğimi bilirim.

Gözlerime baktığımda, orada Yaratan’ı görürken sevdiğimi bilirim. Ve başka insanların gözlerinde aynı şekilde.

İnsanların günlük dünyasal kimliklerinin ötesinde Tanrısal bir benliğe sahip olduklarını biliyorum.

Başka insanların seçimlerine saygı duyduğumda sevdiğimi bilirim. Onların yanlış yapma hakkına sahip olduklarını bildiğimde ve herkesin kendi özel tekamülü yolunda ilerlediğini bildiğimde sevdiğimi bilirim.

Kendime özen gösterdiğimde,  ne kadar özel ve biricik olduğumu hissettiğimde sevdiğimi bilirim.

Değişmek için ve gelişmek için çaba gösterdiğimde. Asla umutsuzluğa kapılmadan hep iyiyi beklediğimde ve en iyiyi gerçekleştirdiğimde, kendi eylemlerimin ve düşüncelerimin sorumluluğunu aldığımda sevdiğimi bilirim.

Hayatımın sorumluluğunu aldığımda. Ve başkalarının da bu sorumluluğu almaları için desteklediğimde.

Zamanı çok iyi kullandığımda sevdiğimi bilirim. Zamana ne kadar neşe, huzur, öğrenme, kahkaha ve hizmet sığdırırsam, o zaman o kadar çok sevgide olurum.

Hayatımın bütün mucizelerini görebildiğimde ve onları kullandığımda ve hayatın aslında bir mucize olduğunu hissettiğimde ve hayatı bir mucizeye dönüştürürken, güçsüzü koruduğumda, onların ihtiyaçlarını karşılamak için bir şeyler yaptığımda, sevdiğime sevdiğimi söylerken bilirim ki, bu sevgidir.

Gözyaşlarıyla severken bilirim ki, bu sevgidir. Kimseyi kırmadan ve kırılmadan yaşamayı becerdiğimde bilirim ki, seviyorum.

Hatalarımı fark ederek ifade ettiğimde ve özür dilediğimde. Kimseyi dışlamadığımda.

İyiyi ve güzeli istediğimde ve onu elde etmek için çalıştığımda, gerçekten sevmek için buradayım. Sevgiyi öğrenmek için.

Öyleyse hayatım sevgi içindir.

Sevgi, benim aklımı açar, genişletir. Yaratıcılığımı ortaya çıkartır. Sevmek öncelikle benim için iyi bir şeydir. Ve sonra başkaları için de.

Sevgi, ben ve başkası ayrımının yüzeysel bir değerlendirme olduğunu bilir. Ve ben de bunu biliyorum.

Bulunduğum yere sadece güzellik, neşe ve anlayış götürüyorum.

Ve her olaydan ancak en üstün faydanın sağlanabileceğini biliyorum. Hayatın sonsuz zekasına güveniyorum.

Her zaman ve sık sık kendi içsel kaynağıma dönerim. Oradan da sevgi kaynağına ulaşır ve beslenirim.

Sevdiğim işleri yaparak ve gurur duyacağım bir hayatı yaşayarak. Her zaman sıcak, samimi ve dürüstüm.

Ben sevginin ta kendisiyim ve kendimi tam olarak ifade ettiğimde bilirim ki, seviyorum.

Kuantum Olumlama “Konuşurken Yaratmak”

R.Şanal

Reklamlar

9 thoughts on “Kuantum Olumlama – R.Şanal

  1. Halk arasında bir deyim vardır ((çoban kulübesinde padişah rüyası görülmez.)) derler..canım burnuma gelmiş her geçen gün daha kötü oluyor.. uyku kalmadı , hayat yük oldu, iyi düşün iyi olsun filanla olmuyor.maddi sıkıntı içinde kıvranan birine bol paran var inanacaksın olmuyor. Reel hayatta pat bir yerde çıldırıyor insan ve inandırıcılığını yitiriyor… Bolluk bereket kelimelerini tekrar etmekle ne geçer insanın eline eylem lazım para lazım… Ödeme yapılacak insanlar bolluk bereket var bekle diyemezsin ki..yardım etmek için var olan profesyoneller ücretleri bayağı yüksek onlara kazanç. Para olduğu zaman her şey kolay..Kendi başına da çok param var desen ne olur !!! Hadi be salak paran fakirsin borçlusun kimsen yok diyor… Direnç gösteriyor.. Yazı güzel uygulamaya gelince işte onu beceremedim o kadar zamandır..

  2. Merhaba ne güzel yazmışsınız. Yine de şunda iddialıyım. Her ne kadar yaşam kalitesi değişmesede pozitif düşünmek insana hayata güzel gözlerle bakmayı kolaylaştırıyor. Sistem bize ihtiyaç duyar, yaşatır merak etmeyin. O halde geriye kalan tek şey güzel yaşamak olur. İşte pozitif olmak bunu başarmanıza sebep olur. Ama bu rahat güzel gönül bile bazıları açısından yargılanmaya müsaittir.

  3. Kötü şartlar içinde pozitif kalamıyorsunuz ne yazık ki..Biz kader olgusuna inanan insanlarız ve kaderimizde olmasa bile başka yaşamı bilmiyoruz. Beyin ve beden bildiğini yapıyor.. Hayatla baş etmek zorunda kalmak çok yorucu. Her insan kolay şeyler yaşamak ve başarmak ister lakin bu zorlu yolda tek başına yürünmüyor ille bir usta lazım.. Hoş sıçrama yapabilsem belki şartlar daha hoş olacağı için kolayca sorunların üstesinden geleceğim.. Sürekli aynı problemi yaşıyorum ve neredeyse ömrümün tamamını kapsamış üzmüş kahır sahibi etmiş.. Gökten zembille bir melek gelirse ve şimdi gelirse işte o zaman kurtulmuş olacağım…

  4. Olumlamalar yalnız başına işe yaramıyor olumlama bir anahtar ise onu harekete geçirecek bir şifre olması gerekiyor ve bu şifre inançtır.İnancınız yok ise istediğiniz kadar olumlama yapın bir işe yaramaz.Peki inancı nasıl oluşturacağız? Şu soruları sormakla başlayabiliriz …
    Diyelim ki para ile ilgili bir sıkıntınız var ve bu konuda olumla yapıyorsunuz ama içten içe buna inanmıyorsunuz.Buna inanmak için ne bilmem gerekir? Nasıl inanabilirim? Soruların cevapları gelecektir.Ama bu cevapları algılayabilmek önemli.O yüzden de mutlaka bir arkadaş yada rehberle çalışma yapmak gerekir.Arkadaş yada rehber bir başka bakış açısı bir başka görüş…farklı bir yorum getirir…. sizin inkar ettiklerinizi kabul edemediklerinizi sizden başka biri çok daha kolay farkedebilir.

  5. Olumlama yapmanın ve kafanızda canlandırma yapmanin yanısıra işi fiiliyata dökmekte gerekiyor; amaç zengin olmaksa, para kazanmak için harekete geçmek, emekler sarfetmekte gerekiyor.

    * Herşey Yüce Allah’ın elinde; namaz ve duayı aksatmayın ..

    “Ey İnananlar! Sabır ve namazla yardım dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.” BAKARA – 153
    http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/153.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

    * Ve dua ederken yani Allah’tan bir şeyler isterken, umutlu olun, yani duanız kabul edilecek beklentisi içinde olun daima.

  6. funda hanım herşey inanç- inanmak üzerine kurulmuş. önce inancınızı toparlamalısınız. yani Allah c.c’a yönelin. Bol bol inşirah süresi okuyun ve inşirah süresiyle olumlamalara başlayın. bakın nasıl yoluna giriyor herşey. nacizane fikrim tabi ki.

  7. Merhaba, her olayda gülümsemeyi deneyin. Bazen saçma gelse de yaşama alaycı tavrınızı koruyun. Çoğu kez kötü dediğimiz şeyler hepimizin başına gelebilir. Bunlar olurken iyimser bakış açınızı sürdürün. Kendi içinizde yükselen olumsuz her şeye alaycı, sizle ilgisi yokmuşcasına bir tavır ortaya koyun. Bu elbette o soruna uzak kalmanızı da gerektirmez. Böylece zaman gelir evrene güvenebileceğinizi anlarsınız. Zamanlar önce ben de bu tavrın işe yaramayacağını düşünüyordum. Ta ki düşüncelerin bana empoze edilmiş kelimeler olduğunu görene kadar. Önemli olan şartları değiştirmek değildir. Varolan şartları olduğu gibi kabul etmek, değiştirebileceğinize inansanız bile onları bozmadan doğal olarak hayata devam etmektir. Bu sizin tam kontrolünüz olduğu anlamına gelir. Bir para kaybetmenin eşiğindesiniz örneğin. Onu kaybetmenin size zararı olmayacağını anlayın. Tekrar geri dönmeyebilir de. Borcunuzdan dolayı sizi son nefesinize zorluyorlarsa alaycı tavrınızı sonuna kadar kullanın. Olan tek şey fizik maddenin kaybıdır. Svg

  8. Harika bir yazı. Çok güzel yorumlar. İnsan bedenli bir ruhtur. Ruhu içinde bir bedenli değil. Yaradanın tüm özelliklerinden bulunan bir nur parçasıdır ruhumuz. Özümüzün farkına varırsak ölümsüz olduğumuza inanırsak bedenimizle yaşadığımız dünya bilincini ikinci plana atarsak herşey güzel olacak. Allaha inanmalı ,kolay affetmeli, kendimizden başlayarak evrendeki herşeyi sevmeliyiz. Kul hakkı yemekten mutlaka kaçınmalıyız. Özür ve af dilemeyi , teşekkür etmeyi erdem olarak görmeliyiz. Şükürle uyanmalıyız. Sonsuz olan hayatımızdaki huzur ve mertebe karşılıksız sevgi ve paylaşımdan geçer. Hayatınızda bişeylerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız , sahip olduklarınızın listesini yaparak değişime başlayın. Mesela sağlık, kullanabildiğimiz tüm organlarımız, işimiz,güneşimiz , yağmurumuz, ……. Okadar çok şey varki şükredeceğimiz.🙏 Bolluk bereket içinde sevgi dolu günler dileğiyle🌺

  9. Bende ne zaman yapsam olmayacak birşey oluyoo ve üzülüyorum. tamamen terse döndü hayatım heeşeyim kötü ben şanslıydım bu uygulamalar beni terse itti. Aykut oğut ve karısına bakınca gözlerinin ufkunda müthiş bir sinir var ikiside mutsuz gülerken bile yalan yaniii. Bence onlarda da durum ters. Düşündüğüm ağzımdan çıkan yazdığım bilgisayar ekranına alıcam diye kaydettiğim resimler hepsi iptal ,işe giricem cünkü almamaları imkansızın ötesindeydi iş kıyaferi aldım işe giriş evraklarımı çıkardım iptal oldu..gidip 250 tl alıcam die düşünüyorum şuraya vericem diğe düşünüyorum 200 alıyorum. 200 düşünsem 150 oluyo.. boktan bir uygulama. Eski hayatım daha iyiydi..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s