NEFES TEKNİKLERİ-Mustafa Kartal

NEFES TEKNİKLERİ UYGULAMALARININ GETİRDİKLERİ

Hızlanan zamanın yetişmekte zorlandığımız sürecinde dünyada ve ülkemizde nefes teknikleri çalışmaları gün geçtikçe önem kazanmakta, yaşamı algılama ve kolaylaştırma pratikleri olarak konuya ilgi duyan aydınlanma yolcularına istedikleri her alanda hizmet etmektedir.

Öncelikle bilmeniz gerekir ki, Nefes bilimini değerlendirmek bir kültür işidir. Nefesini kontrol etmeyi başaran insan, kendini tanıyan, potansiyellerini doğru kullanan, kendine ve bütüne yararlı olabilen insandır.

Varlığınız bilim adamı kadar araştırmacı, şair kadar lirik, şaman kadar yüksek boyutlara açık, psikolog kadar insanı tanımakla ilgili olmaya başladığında, nefes alıp vermeyi sonsuz olan yaşamın parçası olarak algılayabilir ve yaşamınızda mucizeler yaratmaya başlayabilirsiniz. Bu özelliklere sahip olmasanız bile, sadece nefes alışverişinize dikkat ederek, bilginizin ve kültürünüzün zamanla çoğaldığını, varlığınızın derinlere doğru çekildiğini hissedebilirsiniz.

Bu çalışmalar bütünlüğe yönelmiş uygulamalara yeni bir bakış açısı kazandırır. Temel nefes teknikleri kişinin gelişiminde ona esneklik, çok yönlülük ve bütünsellik kazandırması açısından çok önemlidir. Temel nefes tekniklerinin yaşamımıza getirdiği faydaları dört ana başlıkta toplayabiliriz.

  • Konuşma ve şarkı söylemede,
  • Duygu ve zihin kontrolü sağlamada,
  • Farkındalık sağlayarak seçim kalitesini yükseltmede
  • Değişim ve dönüşümü gerçekleştirmekte

DUYULUR VE ANLAŞILIR OLMAK

İletişimimizin en yüksek seviyede şarkı söyleme ve konuşma, yani seslenme şeklinde ifade edebilme yolunun, ses kasları ve rezonans alanlarının yeterince tınılanması ile ilgili olduğunu anlamalısınız. Bunun sağlanması tamamen nefesi en iyi  şekilde kullanmakla gerçekleşebilir.

Gerek şarkı söylerken, gerek konuşurken duyulabilir ve anlaşılır olmak esastır. Bu iki faktörü etkileyen şey sesinize ve nefesinize ne kadar hakim olduğumuzdur. Eğer konuşurken yeterli volüme sahip değilseniz ve de ne dediğiniz tam olarak anlaşılmıyorsa nefesinizi iyi kullanamadığınızı ve bu konuda bir çalışmaya ihtiyacınız olduğunu söyleyebiliriz.

Şarkı söylerken ve konuşurken uzun cümleler kuramazsınız, sık sık nefes alarak kurduğunuz cümlenin kesintiye uğramasına ve ifadenizin tam anlaşılamamasına yol açarsınız. Çok enerji harcamanıza rağmen sesiniz çıkmaz, en kısa zamanda kısılır, hastalanır, devamında acı algılamaya başlarsınız. Bu durumda konuşmak ya da şarkı söylemek sizin hoşlanmadığınız bir duruma dönüşebilir.

Nefes teknikleriyle solunumunuz üzerinde kontrol oluşturarak diyafram adalesini kullanmayı öğrenebilirsiniz. Nefesinizi eğittiğinizde uzun cümleler kurabilir, çok az bir hava ile en az enerjiyle kendinizi en anlaşılır en duyulur şekilde ifade kabiliyeti kazanabilirsiniz.

Ses ve nefes yolunu aktif kullanabildiğinizde ağız kuruluğu, geniz akıntısı, burunda tıkanma, ses telleri üzerinde gıcık oluşması gibi konuşma ve şarkı söylemeyi zorlaştıran negatif etkilerin azaltırsınız.

FARKINDALIK SAĞLAYARAK ZİHİN VE DUYGU KONTROLÜ

Fizik anlamda şarkı ve konuşmada gelişme sağlarken daha fazla oksijenin daha az bir zamanda ciğerlerinize temas etmesi ile bütün organlar ve hormonlar daha iyi çalışmaya başlar.

Fizik beden üzerinde biyokimyasal gelişmelerin ve buna bağlı düzelmelerin getirdiği sağlıklı düşünce ve duygu kontrolü ile olaylar ve kişiler karşısında farkındalıkla hareket edebilir, hayat amacınızı ortaya çıkaracak ve gerçek ihtiyaçlarınızı karşılayacak en iyi seçimleri yapmaya başlarsınız. Bu yaşamın kolay, zevkli ve daha potansiyelli gelişmesine olanak sağlar.

FARKINA VARDIĞIMIZ DEĞERLERİ DEĞİŞTİRMEK, DÖNÜŞTÜRMEK

Yükleme veya şarj etme nefesi dediğimiz nefeslerle çok kısa bir zaman içinde kanımızı en yüksek oksijen seviyesine çıkararak, değişim ve dönüşüm için potansiyel olarak en uygun ortamı oluşturabiliriz. Yükleme nefesleri ile istemediğiniz veya bağımlısı olduğunuz her türlü alışkanlıklarınızdan, korkularınızdan, dualistik düşünce biçimlerinden ve bedensel rahatsızlıklarınızdan arınarak şifalanabilirsiniz.

DİYAFRAM NEFESİNE GEÇİŞİN ETKİ VE SONUÇLARI

Gelişigüzel alınan yetersiz nefes alışverişler, kişinin gerçeklikten uzak ve henüz var oluşunun bilincinde olmamasını anlatır. Bizler doğum anında mükemmel çalışan nefes alışverişimizi ilerleyen zamanda bozdukça kendi gerçek doğamızla/gerçek varlığımızla bütünün bağlantısını kopartırız.

Kesik, sık aralıklı, düzensiz ve yetersiz nefes alışlar ayrılık bilincinin yoğunlaşmasıyla değişken, göreceli ve sanal olan her şeyin gerçek gibi algılanmasına sebebiyet verir. Her bir duyusal bağımlılık arzunun, ihtirasın ve maddeye duyulan şehvetin daha da artmasına yol açar. Üstelik içgüdüsel hazların göreceliliğin anlaşılmasına izin vermemesi acıyı deneyimlemeye mecbur bırakır. Bu durumda sahte kişilikler gerçek ben gibi algılanır. Eşyalar ve kişilerle özdeşleşmeler ve eş tutmalar yani sahiplenmeler başlar. Gerçeklik, zaman, mekan ve evreni algılama tamamen birbirine karışır.

Düzensiz ve yetersiz nefes alışverişleri, kişinin bireyselliğinin, egosunun ve kendini değersiz kabul etmesinin bilinçliliğidir. Bütünün hissiyatından kopmak, bireyselliğin ortaya çıkmasıyla belirginleşir. Birey, kendini organik olarak evrenden ayrı olduğunu zanneder. Acı ya da haz almaya endeksli yaşama arzusu ile bulunduğu durumu koruma arzusu düzensiz ve yetersi nefes alışverişlerden dolayı ortaya çıkan etkilerdir.

EGOYU DENGELEMEK

Düzgün nefes alamayan kişi kendi egosunu dengelemek için hazırlıklı değildir. Ama herkes diğerlerinin egosunu geri çekmesini istemesine rağmen kendi egosunu geri çekmeyi düşünmez. Nefes teknikleri genel anlamda, insanın bu eksikliğini gidermesi ve bütünleşme ihtiyacının karşılanması için hazır bir reçetedir.

Diyaframdan alınan bütünsel nefesler düşünceyi sessizliğe ve sakinliğe getireceğinden kişiye çabuk ve bir şekilde acılarının kaynağını hissettirir. Acılarının, sahiplenme ve beklentilerinin karşılığı olarak ortaya çıktığını buldurur.

Dışsal sorunlar tamamen içsel zorlukların uzantısıdır. Bütünden kopukluk cehalet olarak ortaya çıkar. Kişi kendini ifade etmek istediğinde cehaletini sergiler ve sorunları üzerine çeker. Bu egonun kendini ifade etmeye başlamasıdır. Kişi, diğerlerinin aynalamasıyla çalışan kendi egosunun taleplerini diğerlerinin kabul etmesini isterken, diğerlerinin taleplerine karşı tamamen ilgisizdir. Bu durumda kişilik çatışması olur. Bu durum ailede, toplumda ve her ortamda mutsuzluğu doğurur.

DOĞRU NEFES ALMAK HER ŞEYİ HALLEDEBİLİR

Doğru nefes almak yetersiz solunum sorunlarını ortadan kaldırabileceği gibi, hayat kalitesiyle paralel olarak başarıyı da arttıracağı için çok önemlidir. Canlı ve genç kalmanın en önemli şartı temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde etmenin sırrı da doğru nefes alarak bütünsel solunumu oluşturabilmemizde saklıdır.

Doğru nefes alarak vücudun tüm organlarının iyi beslenmesini sağlayabilir, hücrelerin verimliliklerini artırarak daha sağlıklı bir görünüme sahip olabilirsiniz. Kısaca, doğru nefes almak yaşlanma sürecinizi yavaşlatarak iyi bir cilde sahip olmanızı, güzel görünmenizi sağlayacaktır.

Nefes alırken hava, özel bir kuvvet uygulamadan, abartısız bir şekilde sessizce burundan alınır. Kısaca kaliteli solunum kendiliğinden ve normal şartlar altında yapılmalıdır.

Çoğumuz içimize çektiğimiz havanın hangi yolu kat ederek nereye, nasıl ulaştığı ve otonom sinir sisteminin bundan nasıl etkilendiği konusunda bilgi sahibi değiliz.

Bir yetişkin, Nefes konusunda bir eğitim almadığı sürece, dinlenirken ortalama olarak dakikada on altı kez nefes alıp verir. Nefes eğitiminden sonra dakikada alınan nefesin 8-12 arasına düşmesi normaldir.

 

GÖZÜNÜZÜN İLİŞECEĞİ HER YERE “NEFES AL” YAZIN

Yaşamak nefes almaksa ve eğer yeterli oranda nefes alamıyorsak, gerçek anlamda yaşadığımızı söyleyebilir miyiz? Gerçekten yaşıyor muyuz? Yoksa yaşayan ölüler olarak, dünyayı terk edeceğimiz zamana kadar vakit mi geçiriyoruz?

Yaşamak canlı olmakla, canlı olmak hareket etmekle ilişkilendirilir. Hareket etmek için dışarıdan bir enerjiye gereksinim duyulur. Enerjiyi dönüştürmek ve işe yarar hale getirmek katalizör olan oksijenle ilgilidir. O zaman diyebiliriz ki; yeterli oksijen almıyorsanız, yaşamıyorsunuz.

Bedensel, duygusal ve zihinsel faaliyetlerinizi sürdürebilmenizin kalitesi nefes alışverişlerinizle ilişkilidir. Doğru ve yeterli nefes almayı biliyorsanız üzüntü, acı ve zorluklarla tanışmıyor, hastalıklardan uzak, bolluk ve bereket içinde kaderinizi istediğiniz gibi oluşturarak ve  istediğiniz şeylere kolayca sahip olarak mutlu ve huzurlu güzel bir hayat yaşıyorsunuz demektir.

Peki mutlu, huzurlu, bereketli ve sorunsuz bir yaşamın nefes almakla ne ilgisi var? Dediğinizi duyar gibiyim. Yaşamı hangi açıdan ele alırsanız alın karşınızda belirleyici unsur olarak nefes almanız, yani yeterli oksijenle buluşmanız söz konusu olur. Organ ve hücrelerinizin görevlerini kusursuzca yerine getirmeleri, ihtiyaçları olan enerjinin yani oksijenin temin edilmesi ile ilgilidir. Onlar yeterli oksijenle beslenemediklerinde bozularak görevlerini eksik, düzensiz, ve hatalı yerine getirmeye başlar.

Eğer nefes almakta uzman olursanız, sempatik ve parasempatik sinir sisteminiz üzerinde oluşturacağınız kontrolle nefes alışverişleriniz üzerinde yeni tempolar geliştirebilirsiniz. Derin nefes alışlarla farkındalık oluşturarak duygu kontrolü sağlayabilir, ne zaman kızacağınıza ne zaman sevineceğinize kendiniz karar verebilirsiniz.

Nefesinizi, zihniniz ve fizik bedeniniz arasında ara bağlantı veya köprü olarak kullanabilirsiniz. Zihninizin bütün faaliyetlerini kontrol edebilir ve belirleyici olabilirsiniz. Kuantum fiziğinin ortaya koyduğu maddenin olasılık dalgalarının belirleyici unsuru olarak düşüncelerimizin etkisinde olduğunu bildiğinizde, sadece düşünerek kaderinizi belirleyebileceğinizi, belirlenmiş kaderinizi dönüştürebileceğinizi ve zihni kullanmanın önemini anlamış olursunuz. Tabii düşünceyi kontrol eden nefesi kullanabilmenin önemini de.

Yaşamınızda karşılaştığınız her sorunda, canınızı sıkan her olayda, her fiziksel rahatsızlıkta nefes almak çok önemlidir. Bir tartışma, kutuplaşma, kavga anında, vereceğiniz bir konferans ya da bir imtihanın öncesinde üç derin nefes almak ve ohhh diyerek vermek her zaman sizi bulunduğunuz durumun zorluğundan kurtarır. Bu yüzden kaliteli bir yaşam için mutlaka diyafram ve burnu kullanmayı, doğru ve yeterli nefes almayı, nefesinizi kontrol etmeyi ve kullanmayı öğrenmelisiniz. Her zaman nefesinizi izlemek, farkındalığınızı nefesiniz üzerinde tutabilmek ve diyafram nefesleri alabilmek için evinizin, iş yerinizin duvarlarına, bilgisayarınıza, cep telefonunuza ve gözünüze ilişebilecek her yere NEFES AL yazmanızı öneririm.

 GERİDE KALAN RUH

Bir grup araştırmacı gazeteci Güney Amerika’da İnka mezarlarını araştırmak için yerli rehberlerin eşliğinde Peru dağlarında tırmanışa çıkarlar. Dağların yükseklerine doğru bir süre yol kat ettikten sonra yerli rehberler birkaç saatte geçmeleri gereken bir mesafeyi çok kısa zamanda hızla kat ettiklerinin farkına vararak tırmanışı durdururlar. Kendi aralarında bir çember yapıp oturup beklemeye başlarlar.

Bu bekleyişe bir anlam veremeyen araştırmacı gazeteciler, rehber yerlilerin yanlarına gidip neden beklediklerini sorarlar. Aldıkları cevap çok ilginçtir. Yerliler onlara verdikleri cevapta birkaç saatte geçmeleri gereken mesafeyi çok hızlı geçtiklerini ve bu yüzden geride kalan ruhlarını beklemek zorunda olduklarını söyler.

Kontrolsüz ve dengesiz olduğumuzda ve farkındalıkla hareket ettiğimizde ruh, yani anlam hep geride kalıyor. Yaptığımız, gerçekleştirdiğimiz işlerimizde sayı ve şekille sınırlı somut anlayışımız önde gidiyor, yön ve anlamı ifade eden soyut anlayışımız da arkada kalıyor ya da tamamen kayboluyor. Biz farkına varıp diyafram kullanımı ile bütünsel nefesler alıp, nefes döngüsünü yavaşlatmadığımız sürece sempatik sistem önde gidiyor, parasempatik sistem yetişemiyor.

Hızlanan zamanın üzerimizdeki baskısı nedeniyle sempatik sistem lehine bozulan denge, nefes tekniklerinin sempatik sistemimizi desteklemesiyle dengelenebilmektedir. Bozulan dengenizin farkına vardığınızda nefes teknikleriyle ilgilenmeyi ihmal etmeyin.

AFFETMELERDE NEFES TEKNİKLERİ KULLANIMI

Birçoğumuz affetmenin gerekliliği hakkında bir fikre sahip olamayıp çelişkili ve değişken düşüncelere sahibiz.

Gerçekten bilinci henüz belli bir farkındalık seviyesine ulaşmamış bir kişiden, affetmek konusunda yeterli bir anlayış beklemek mümkün değildir. Sürüngen beyni sabit olan, değişim ve dönüşüm programına henüz girememiş kişiler, genellikle sebep sonuç ya da karma dediğimiz kozmik oyunu sürdürmek eğiliminde olurlar. Hayvansal ihtirasları onları affedici olmak yerine intikam alıcı olmaya yönelik tutar. Bu durumda affetmesi için kendince hiçbir neden yoktur. Tam tersine, kendisine acı ve zorluk yaratan kişiye veya kuruma karşı negatiftir. Onun acı ve zorluk çekecek şekilde cezalandırılması arzusundadır ve ancak bu şekilde deşarj ve tatmin olarak rahatlayacağını düşünmektedir.

Oysa ki bu davranışının kendisine yeni oyun alanları açacağından, acı ve zorluk yaratacak benzer sonuçları devamlı bir şekilde farklı kişilerle de olsa tekrar tekrar üzerine çekeceğinden habersizdir. 

OYUNU SONA ERDİRME

Kişi genellikle kozmik oyunu sona erdirmenin yolunun karşı enerji yaratmamaktan geçtiğini bilemez. Hoşlanmadığı, kendisine acı ve zorluk yaratan kişi veya kurumları kendisinden uzaklaştırmanın tek yolunun onlara karşı ve herkese karşı negatif duygu ve düşünce üretmemek olduğunu ve bu yönde seçimler yapmamak olduğunu bilemez. Ayrıca, bunun tam tersi olarak kişi ve olayları kalbine alarak, beklentisiz bir sevgi içerisinde, olanı olduğu gibi kabul etmek zorunda olduğunu da bilmemektedir.

Sizi devamlı oyunda tutan kutupsal düşünce yapınızı ve içinizde yatan intikam alma duygusunu nefes alışverişinize dikkat ederek düzeltebilirsiniz. Kapsamlı alınan nefesle ciğerlerinize çekeceğiniz yeterli oksijen, içinizde yanan intikam ateşini, hırsınızı, madde şehvetinizi söndürmekte son derece etkin olacaktır. Gerçekten affetmek istediğinizde, bağışlamakta zorlandığınızın farkına varırsanız, en az on adet kapsamlı diyafram nefesi almalısınız. Bu şekilde ciğer kapasitenizin tamamını yüksek oranda oksijenle doldurabildiğinizde düşen enerjinizi tekrar eski seviyeye getirebilirsiniz. Çok kısa zamanda karşı tarafa zarar, acı ve zorluk verme duygunuzun söndüğünü fark edersiniz.

Bunun dışında olarak, birçok tekniğin iddia ettiği gibi sadece on sayısına kadar sayarak beklemeniz, içinizdeki ateşin sönmesini sağlamaz. Bu durumda sadece geçici olarak oyuna ara vermiş olursunuz. İçinizdeki öç alma duygusu ve kızgınlık devam ettiği sürece kısa zamanda taraflardan birinin diğerini tetiklemesi ile yarım kalan oyuna, yani zarar verme ve intikam alma arzunuzun doyurulmasına kaldığınız yerden devam edersiniz. Oysa ki yeterli oranda alacağınız oksijen, içinizde yanan ateşi tamamen söndürerek bu oyunu bitirebilir. 

KÖK NEDENLERİ BULMA

Affetme gücünüzün artması ve bu rahatlıkla uygulama kabiliyeti oluşturmanız için sizi bu yönde harekete geçiren kök nedenleri bulmanız ve onları çözmeniz gerekir.

Kök nedenler, bilinçaltınızda daha anne karnında başlayan, annenizin yaşadığı olaylarda onunla birlikte algıladığımız ve bilinçaltına kaydettiğiniz duygusal travmalardır. (Annenin çocuğu sevmemesi, onu doğurmak istememesi veya doğum yaklaşırken hissettiği korkular vs. gibi). Anne karnı, bebeklik, çocukluk dönemiyle onu takip eden gençlik ve erişkinlik dönemlerinde acı ve zorluk algıladığınız olayların ve karşılaştığınız kişilerin bilincinde yer tutmamasına rağmen bilinçaltınızda derin izler yaratmış tesirlerin hepsi affetme konusunda önünüzdeki engellerdir.

Bilinçaltınızda bize tesir ederek farklı düşünce ve hissiyatlar yaratan incinmelerin izlerini tamamen yok etmeden, affetme ve bağışlamalar yapmak bizim için kolay olmayacaktır. İsteseniz bile, ya affedemeyeceksiniz ya da kendinize karşı affedip bağışladığınızı zannettiğiniz bir oyun içinde olacaksınız. Bu kozmik oyunun tamamen bitmesi için bilinçaltımızın saf ve temiz olması, bize düşürücü tesirler hissettirmemesi çok önemlidir.

EN KOLAY BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ

Bilinçaltı temizliği en iyi, en kolay ve en çabuk şekliyle holoterapi çalışması ile yapılabilir. Bir terapistin eşliğinde ritmik ve yeterli nefesler sonucunda ciğerlerinize bol miktarda alacağınız oksijenle, kısa zamanda, beynin korteks dediğimiz bölgenin düşürülmesini ve beynin arkaik alanlarının yükseltilmesini sağlayabilirsiniz. Bu sayede bilincin bilinçaltını okuyabilmesi imkanını hazırlayarak, geçmişte yaşadığınız olayların düşürücü etkilerini bilinç tarafından gözlenebilir hale getirirsiniz. Bu olduğunda terapistin yarı hipnoz durumuna gelen kişilerin bilinçaltına ekeceği bilgi ve farkındalık pasları, bilinçaltının derinliklerine inerek, kişinin geçmiş anıların oluşturduğu duygusal travmaların kendi varlığı üzerindeki acı, zorluk hissiyatını çözmesini ve tamamen etkisiz hale getirmesini mümkün kılar.

Bilinçaltı tamamen saf, temiz ve nötr hale gelen kişinin affetme ve bağışlama potansiyelleri artar. Acı ve zorluk algıladığı sebep ve sonuçların bir daha tekrarlanmaması için kişi ve olaylar üzerinde yaptığı bağışlamalarla ilgili kozmik oyunun bitmesini sağlar.  Bu sayede akışta kalıp oluşa izin vererek, nötr ve tarafsız bir bakış açısı oluşturarak yüksek bir farkındalık kazanabilirsiniz. Kader programınıza tekrar benzer kişi ve kurumların girmesini engelleyerek onların yaratacağı gereksiz, düşürücü, acı ve zorlu algılamaların dışına çıkabilirsiniz.

BİR ŞEY DEĞİŞİR, HER ŞEY DEĞİŞİR

NEFES ATÖLYESİ

MUSTAFA KARTAL

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s