EŞ KOŞMA (İDANTİFİKASYON)

Eş koşma insanın kendisini unutmasıdır,

yani eşyalaşmasıdır. (P.D. Ouspensky)

“ ‘Eş koşma’, öylesine yaygın bir niteliktir ki, gözlemleme amacıyla onu diğer şeylerden ayırmak güçtür. İnsan, daima bir eş koşma hali içerisindedir; ancak eş koşmanın objesi (nesne) değişir.”

“İnsan, karşılaştığı küçük bir sorunu eş koşar, işine başladığı andaki büyük gayeleri tamamen unutur. Bir düşünceyi eş koşar ve diğer düşünceleri unutur; bir duyguyu, bir ruh halini eş koşar ve daha önemli olan diğer düşüncelerini, duygularını ve ruh hallerini unutur. İnsanlar, kendileri üzerinde çalışırlarken ayrı ayrı amaçları öylesine eş koşarlar ki, ormanı görmekte başarısızlığa düşerler. Onlara yakın olan iki ya da üç ağaç onlar için bütün ormanı temsil eder.”

“Eş koşma, en korkunç düşmanlarımızdan biridir çünkü her yere girer ve insanı, onunla mücadele ettiğini sandığı bir anda aldatır. Kendini eş koşmadan kurtarmak özellikle güçtür çünkü insan, kendisini en çok ilgilendiren, zamanını, mesaisini, dikkatini harcadığı şeyleri doğal olarak daha kolaylıkla eş koşar. Kendisini eş koşmadan kurtarmak için insan, sürekli olarak uyanık durmalı ve kendisine karşı acımasız olmalıdır; yani eş koşmanın aldığı bütün ince ve gizli biçimleri görmekten korkmamalıdır.”

“Eş koşmayı en derin köklerine kadar görmek ve incelemek gereklidir. Eş koşmaya karşı savaşmanın güçlüğü, insanların kendilerinde gözlemlediklerinde, onu çok iyi bir özellik olarak kabul ederek ona heves, şevk, ihtiras, içten gelme, ilham gibi isimler vermeleri ve hangi alanda olursa olsun ancak eş koşma hali içerisinde insanın gerçekten iyi bir iş ortaya koyabileceğini sanmaları ile daha da artmaktadır. Aslında, tabi ki, bu bir hayaldir. İnsan, bir eş koşma hali içerisinde bulunduğunda herhangi makul bir iş yapamaz. Eğer insanlar, eş koşma halinin ne anlam ifade ettiğini görebilselerdi, kanaatlerini değiştirirlerdi. İnsan, eşya haline, bir et parçası haline gelir; sahip olduğu, insan varlığına olan küçük benzerliğini bile yitirir. İnsanları haşhaş ve diğer uyuşturucular içtikleri Doğu’da, pek sık olarak birisinin içtiği çubuğu öylesine eş koştuğu olur ki, kendisini çubuk sanmaya başlar. Bu bir şaka değil, gerçektir. O, gerçekten çubuk olur. Bu, eş koşmadır. Ve eş koşma için haşhaş ya da afyon mutlaka gerekli değildir. Mağazalardaki, tiyatrolardaki, restoranlardaki insanlara bakın; veya herhangi bir şey hakkında tartıştıkları ya da bir şeyi, özellikle kendilerinin bilmedikleri bir şeyi ispat etmeye çalıştıkları zaman kelimelere nasıl eş koştuklarını gözlemleyin. Bizzat kendileri aç gözlülük, arzular ya da kelimeler haline gelirler; onlara ait hiçbir şey kalmaz.”

“Eş koşma, kendi kendini hatırlama için başlıca engeldir. Herhangi bir şeyi eş koşan bir kişi, kendi kendini hatırlamaya muktedir değildir. Kendi kendini hatırlama için öncelikle, eş koşmamak gerekmektedir. Eş koşmamayı öğrenmek için ise insan, öncelikle kendi kendini eş koşmamalı, daima, her fırsatta kendisine ‘ben’ dememelidir. Kendisine iki şey, kendisi, yani ‘ben’ ve de savaşması gerektiği, herhangi bir şeye ulaşmak istediğinde hakim olması gerektiği bir başkası mevcuttur. (İnsan, eş koştuğu ya da eş koşabildiği sürece karşılaşabileceği her şeyin tutsağıdır.) Özgürlük, her şeyden önce ‘eş koşmak’tan kurtulmaktır.”

P.D. Ouspensky

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s