GÜZELLİK – Maurice Nicoll

Aşağıdaki makale, Maurice Nicoll’ün Psychological Commentaries on the Teaching of Gurdjieff and Ouspensky (Gurdjieff ve Ouspensky Öğretisi Üzerine Psikolojik Yorumlar) adlı kitabının 4. cildinden bir bölümün özetidir. 

Bu çalışmanın güzelliğini hissetmedikçe, onu hoş bir şey olarak arzulamadıkça Çalışma sizinle doğru teması kuramaz ki bu da kısaca, Daha Yüksek Merkez ile temas kuramazsınız demektir. Güzelliği farklı biçimlerde görebiliriz. Golf oyuncuları güzelliği bir şampiyonun vuruşunda görürler, eskrimciler güzelliği kendi hareketlerinde görürler, futbolcular güzelliği topu sürmekte görürler, kriket oyuncuları güzelliği topu atan veya karşılayan kişide görürler ve daha nice örnek. Güzelliği hiç görmeyen bir insan Daha Yüksek Merkezler ile daha aşağı merkezler arasında bir bağa sahip değildir. Şimdi, bir şeyde güzelliği görmek onu sevmek demektir. Bütün sezon boyunca yağmura çamura aldırmadan kriket maçlarına gidebilirim ve bunun bir mecburiyetten kaynaklandığını hiç hissetmem. Güzellik anlayışı görev anlayışı değildir. Güzel olduğunu hissettiğimiz şeyi isteriz ama bu Çalışma’yı bir görev anlayışıyla yaparsak, ilk önce bu şekilde başlayabilecek olsak da onu yanlış anlarız.

Size küçük bir sır vermek istiyorum. Negatif olmama hakkınız olduğunu fark etmek harikuladedir, ifadeye dikkat edin: “Negatif olma hakkımızın olmadığını” söylemiyorum. Negatif olmama hakkımız olması, çok güzel bir deneyimdir. Bu bağlamda, özdeşleşme konusunu ele alalım. Özdeşleştiğiniz şeylerin hepsiyle özdeşleşmek zorunda olmadığınızı görmeye başlamanızın harikulade bir şey olduğunu söylüyorum.

Şu anda kendimi gözlemlerken, başka bir ilaç almalı mıyım; bu ilaç bana yarıyor mu; daha az mı, yoksa daha çok mu yemeliyim; sağlığıma kavuşmak için bir süre uzaklara gitmeli miyim; bir sonraki kış için sıcak tutacak bir kıyafet siparişi vermeli miyim; sigarayı bırakmalı mıyım; X’in veya Y’nin Çalışma’da olmasının bir faydası var mı; ayağımı şuraya mı, yoksa buraya mı koymalıyım gibi düşüncelerle özdeşleştiğimi fark ettiğimi varsayalım.

Şimdi bu, kendini gözlemleme -ki hepiniz buna sahip olmalısınız- gücümün o anlık özetidir. Bu şeylerin hepsiyle belirli bir ölçüde özdeşleşirim ve bunların hepsi benden sürekli kuvvet alır. Şimdi, bu küçük şeylerle özdeşleşmek zorunda olmadığınızın farkına varmak çok güzel bir şeydir ki bir süre sonra bunu siz de fark edeceksiniz. Bu kavrayışa sahip olmanın güzel bir şey olduğunu söylüyorum. Bu arada, az önce sözünü ettiğim şeylerle artık özdeşleşmediğimi, bunların eskiden özdeşleştiğim şeyler olduğunu söylememe izin verin. Ama elbette ki sorular hiç bitmez: Buzdolabı mı alsak, çamaşır makinesi mi? Hangisi daha iyi olur?

Şimdi, her özdeşleşmeme eylemi kuvveti korur. Bu, bir şeyle özdeşleştiğinizin farkına varmak, kendinizi ondan uzaklaştırmak ve özdeşleşmeye son vermek anlamına gelen şuurlu bir eylemi gerektirir. Özdeşleşmek sizden kuvvet alınması demektir, özdeşleşmemek ise özdeşleştiğiniz şeyden kuvveti çekip almanız demektir. Şimdi, belirli bir ölçüde Kendini Hatırlama olmaksızın özdeşleşmemeyi uygulayamazsınız. Bildiğiniz gibi, dış hayat her şeyle ve her noktada özdeşleşmemize neden olur. Özdeşleşmekten hiçbir şey öğrenemezsiniz. Aslında herhangi bir şeyi anlamanızı engeller.

Yardım etmek adına birileriyle ne kadar çok özdeşleşirseniz, onları o kadar az anlayacaksınız. İşte bu nedenle, Çalışma’nın söylediği gibi özdeşleşmenin, özdeşleşmiş olma duygusunun bildiğimiz tek duygu olduğunu fark etmekte büyük bir güzellik olduğunu söylüyorum. Tekrarlamak istiyorum: Özdeşleşmenin zorunlu olmadığını fark etmekte büyük bir güzellik vardır ve Çalışma özdeşleşmemenize izin vermektedir. Burada büyük bir güzellik yatar ve bu er geç Daha Yüksek Merkezlerle bağlantıya geçmekle ilgilidir.

Bir kez daha tekrarlayacağım: Özdeşleşmemelisiniz denmez çünkü bu bir emir biçimi olur. Çalışma’da bu tür emirler yoktur. Güzellik negatifleşmeme hakkınız olduğunu fark etmekte yatar ve bu farkındalık olmaksızın kendinizi hatırlayamazsınız. Kendini Hatırlama bu yeryüzüne indiğiniz ve buradaki hayatın geldiğiniz yerle alakalı olmaması olgusuyla ilgilidir: içinizdeki bir şey bu durumu bilir, yani bunu unutmamıştır, hatırlar.

Özdeşleşmek her şeyi çirkinleştirir. Ama güzellik anlayışı bizi ruh ve madde dünyalarıyla bağlantıya geçirir ve bu nedenle de aracı ile ilgilidir.

Kaynak; Ruh ve Madde Dergisi, Sayı 623

Çeviri; Tufan Göbekçin

Reklamlar

2 thoughts on “GÜZELLİK – Maurice Nicoll

  1. Kişinin kendi üzerindeki çalışması, kendi kendini kontrol ve negatif heyecanların dönüşümü yoluyla hedeflenen bir “tam şuurluluk hâline” ulaşmaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s