ÜÇ YARATICI GÜÇ – Çekim Yasası – Nil Gün

creation-1280x720Filozof Quspensky, herşeyin üç gücün birlikteliğinden oluştuğunu söyler: pozitif – negatif – nötr element . Bu öğretiye göre Evrendeki her fenomen, üç gücün kombinasyonuyla ortaya çıkar. Aktif Güç (Birinci Güç), Pasif Güç (İkinci Güç), Nötr Güç (Üçüncü Güç).

Birinci güç harekete geçiren güçtür, ikinci güç, direniş ya da tepkisel güç, üçüncü güç, ilk iki gücü bağlayan ve dengeleyen güç ve uygulama noktasıdır.

Bu üç güç hem doğada hem insanda bulunur. Evreni düzenleyen bu üç yaratıcı güçtür. Bu üç güçten hiçbiri ne tek başına, ne de ikili olarak bir şey yaratabilir. Evrende ve insanın yaşamında sonsuz sayıda olasılıklar vardır. Ancak bu üç güç bir noktada birleştiğinde, bir “şey” olur. Nötr güç olmasaydı aktif ve pasif güç birbirini iptal ederdi. Çünkü bu iki güç birbirinin zıddıdır. Nötr gücün eşliğinde birbirlerini yararsız bir şekilde yok etmek yerine uyumlu bir çalışma içine girerler.

Örneğin; bir yel değirmeninde rüzgar aktif güç, değirmen pasif güç, pervane nötr güçtür. Pervane rüzgarın baskısıyla değirmenin direnişini dengeleyerek üretken enerji yaratır. Ama rüzgar ya da değirmen olmasaydı, pervane de bir işe yaramayacaktı.

İnsanın egosu aktif güç, özü pasif güç, yaşam nötr güçtür.

Nötr güç, bazen aktif ve pasif gücün pozisyonunu da tersine dönüştürebilir. Örneğin; ruhsal olarak gelişkin insanda ego pasif, öz (gerçek olan) aktif hale gelir. Burada dönüşümü sağlayan yaşamdır.

Psikolojik boyutta aktif güç, kişinin istekleri arzularıdır. Pasif güç, buna direnen, isteklerin gerçekleşmesini engelleyen duygulardır. Kendini gözlemlemeyen insan bu iki gücün sürekli çarpıştığından haberdar olmadığı gibi üçüncü gücün farkında bile değildir. Bu yüzden isteklerinin gerçekleşmemesi durumunda başkalarını suçlar ve de durumunun çok özgün olduğunu sanır.

Amacımızın ne olduğunun (aktif güç) hesabını yapmazsak bu amacın karşılığını  (pasif güç) göremez ve ona ulaşmayız.

İnsanlar genellikle yalnızca tek bir gücü görürler. İki gücü bir arada görenlerin sayısı daha da azdır; yani bir olayı iki yönlü değerlendirebilenlerin sayısı.  Genellikle bir şey bize göre ya iyi ya kötü; ya doğru ya yanlıştır. Üç boyutlu değerlendirme ise hemen herkesin düşünce formasyonunun ötesindedir. Bir an, bir şey bize cazip gelir, biraz sonra aynı şey itici gelir. Aktif ve pasif  gücün yer değiştirdiğinin farkında bile olmayız. Mekanik sevgi nefrete dönüşür, mekanik güven şüpheye dönüşür.

Amacımızın sigarayı bırakmak olduğunu düşünelim;

Aktif Güç : Sigara içmenin hazzı.

Pasif Güç: Bizi başlangıçta sigara içmeye iten psikolojik nedenler

Nötr Güç: Sigaranın sağlığımıza, bütçemize ya da çok önem verdiğimiz bir şeye gerçek bir duygusal tehdit oluşturması.

Sigarayı bırakmak için nötr gücün, aktif ve pasif gücü dengelemesi gerekir.

Amacımızın bize zarar veren bir ilişkiyi bitirmek olduğunu düşünelim:

Aktif Güç: Bu ilişkinin verdiği acıdan kurtulmak

Pasif Güç: Alışkanlık, çevre ne der korkusu, parasız kalma, yalnız kalma korkusu vb.

Nötr Güç: Birisinin ya da bir şeyin bizi teşvik etmesi,

Bu durumda bazen pasif güç, bunu gerçekleştirecek gücün bizde olmadığı inancının ağır basmasıyla aktif hale gelebilir ve acıya katlanmayı sessizce sürdürürüz. Buna pasif kabullenme denir.

Burada aktif ve pasif güç yer değiştirmiştir ve nötr güç mevcut değildir. Ve ilişkiyi bitirmeyi istesek de bitiremeyiz.

Üç gücü bir arada her maddede görürüz. Karbon (aktif güç), oksijen (pasif güç), nitrojen (nötr güç).

Her fikrin tezi, antitezi ve sentezi vardır. Bilinç aktif, bilinçaltı pasif, motivasyon nötr güçtür. Ancak motivasyonun olduğu yerde, bilinç ve bilinçaltı uyumlu hale gelebilir. Ve fenomen ortaya çıkar, istekleriniz gerçekleşir. Nomeni (imgeyi, sembolü), fenomene (sonuç) dönüştüren şey bu üç gücün aynı noktada buluşmasıdır.

 NÖTR GÜÇ: Huzur

Nötr güç olmaksızın doğru çözüme ulaşmak mümkün olamaz. Yanıt daima üçüncü gücün içinde gizlidir. Doğru soru sormayı bildiğimizde, yanıtın da sorunun içinde olduğunu görürüz.

“Ana” fikrinizin çocukları olan yaşam deneyimleriniz de “ana”ya benzer. Neye inanıyorsanız, onu “doğurursunuz”.

Sıradan insanın neler doğurduğuna bakın; korku, şüphe, endişe, yargılama, kıskançlık ve kızgınlık. Bunlar zihni savaş alanına çeviriyor.

Affirmasyonlarda bu savaşa son verebilirsiniz. Ama affirmasyonlarınızı papağan gibi tekrarlamak işe yaramaz. Anlamla söyleyin. Onlara ruh katın. Sevgiyle canlandırın, yaşam coşkusuyla sulayın.

Fikirlerinize ebeveynlik etmelisiniz. Yeni düşüncelerinizi benimsemeli, sevmeli, gerçek olarak hissetmelisiniz.

Düşüncelerimiz baba, duygularımız annedir. Anne ve babanın birlikteliği ile çocuklar doğar. Düşünce ve duygularınızın birlikteliği ile, amacınız yaşamınızda gerçekleşir. Filozof Quspensky’nin, aktif element olan düşünsel isteklerin yani arzuların pasif element olan duyguyla birleşmesi için gereken üçüncü “nötr” elemente huzur diyebiliriz.

Arzuların duyguyla huzur içinde birleşmesi gerekir.

Oysa birçok insan, arzu ve duygularından “hırs” denilen yok edici bir dev yaratabiliyor. Çünkü nötr güç yok.

Arzu ve duygu ancak huzurun eşliğinde “azim” olarak ifade buluyor. Hırsta asla huzur yoktur.

Üçüncü element olan huzuru hep hatırlayın.

Çekim Yasası

Nil Gün

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s