OUSPENSKY NOTLARIM

Gereksinim duyduğumuz şey, bir irade eylemidir. Bu demektir ki, benlik şuuru anlarının sıklık ve sürekliliği kişinin kendi kendini kontrol kapasitesine bağlıdır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.25)

-İnsandaki benlik şuurunun gelişme yolunu tıkayan ilk engel, onun zaten benlik şuuruna sahip olduğunu, ya da istediği herhangi bir zamanda, her nasıl olursa olsun, bu şuuru elde edebileceğini zannetmesidir. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.25)

-İnsan kendini hatırlamaya çalışmak zorundadır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.29)

-Kendi üzerimizde gerçek bir değişimin gereğini anlamakla, çalışmaya başlama olasılığı da yaratılmış olur. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.30)

-Yaşam dördüncü boyuttur, bir dairedir, bir tek olasılığın kavranmasıdır. Sona geldiğinde kendi başlangıcı ile karşılaşır. Ölüm anı doğum anını karşılar ve sonra yaşam yeniden başlar; belki hafif sapmalarla, ama bunların hiç bir anlamı yoktur. Hep aynı çizgiye döner. Bir temel eğilimi yok etmek, bu yaşamı oldukça değişik bir biçimde başlatmak altıncı boyut olacaktır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.43)

-Tek değişme olasılığı; kendinizi şu an hatırlamaya başlamak olasılığı ile başlar. Sistemde yineleme gerekli değildir. İlginç ya da değerli olabilir; hatta onunla başlayabilirsiniz, fakat kendi üzerinizde gerçek bir çalışma yapmak için yenileme fikri şart değildir. İşte bu yüzden yineleme bu sisteme ait değildir. Bu görüş dışarıdan geldi; edebiyattan ve benden çıktı. Sonra sizler onun her şeye uyduğunu, ters düşmediğini gördünüz. Bu gerekli değildir, çünkü yapabileceğimiz her şeyi bu yaşamda yapabiliriz. Eğer bu yaşamda birşey yapamazsak gelecek seferki küçük değişikliklerle bunun aynısı olacak, ancak hiçbir olumlu değişme olmayacaktır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.44)

-Önce kendinizi en basit şekliyle hatırlamaya çalışın, sonra da zor anlarda, kendinizi en kolay unuttuğunuz o zor anlarda hatırlamaya çalışın. Pek çok tekrardan sonra birdenbire daha yüksek bir seviyeye geçtiğinizi göreceksiniz. Ama bu sizin kendi direkt çabanız olmaksızın gerçekleşecek. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.45)

-“Bellek ölümden sonra yaşar mı?” Ölüm hiçbir şey değildir. Öldüğünüzü fark etmezseniz, doğduğunuzu da fark edemeyebilirsiniz. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.48)

-“Ölümsüz olan nedir, öz mü, fiziksel beden mi, yoksa ruh mu?” Sadece bellek.Beden yeniden doğar; öz yeniden doğar; kişilik yeniden yaratılır. Öyleyse bu bir ölümsüzlük değil, hatırlama sorunudur. Eğer hatırlamazsak, hiçbir kazanç elde edemeden on bin kez yaşayabiliriz. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.49)

-Belli bir noktanın ötesinde, daha doğrusu, belli bir yüzdeyi aştığı takdirde, insanlığın tekamülü, Ay için zararlı olur. Şimdiki halde, Ay, organik hayat ve insanlık üzerinden beslenmektedir. İnsanlık, organik hayatın bir parçasıdır; bu, insanlığın Ay için bir besin maddesi olduğu anlamına gelir. Eğer bütün insanlar fazlasıyla zeki olurlarsa Ay tarafından yenmeyi arzulamayacaklardır. (İnsanın Gerçeği “Kendini Bilmek” S.388)

-Hala çok uzak bir adım olan ilk adım, sürekli bir çekim merkezi yaratmaktır. Bu kendi içimizde Ay’ı yaratmak demektir. Fiziksel yaşamımızda Ay, sürekli bir çekim merkezidir. Eğer kendi içimizde bir çekim merkezi yaratırsak, Ay’a gereksinim duymayız. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.64)

-Söylenen her şeyi hatırlarsanız, on haftanın sonunda kendinizi hatırlayabilirsiniz. Yanlış kişilik çalışmasını ele alalım örneğin. Bu en çabuk yöntemlerden biridir. Yanlış kişiliği ne kadar anlarsanız, kendinizi o kadar fazla hatırlayacaksınız. Kendini hatırlamaya engel olan şey, öncelikle, yanlış kişiliktir. Yanlış kişilik kendini hatırlayamaz ve hatırlamak istemez ve bir diğer kişiliğin de hatırlamasına izin vermek istemez. Kendini hatırlamayı durdurmaya çabalar sadece; bir tür uyku biçimine bürünür ve onu da kendini hatırlama diye adlandırır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.73)

-Tüm insanlar rol yaparlar; her insanın yaşamı boyunca oynadığı beş ya da altı rolü vardır. Bunları şuursuzca yapar ya da şuurlu olarak yapmaya çalışsa bile, kısa sürede rolleriyle özdeşleşir ve yine şuursuzca oynamaya devam eder. Tüm bu roller hep birlikte hayali ‘ben’i yaratırlar. Yanlış kişilik hayali ‘ben’dir.

-Tüm heyecanlarımız ve tüm fikirlerimizin kaynağı gezegenlerdir, burada doğmamışlardır. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.74)

-İnsanlar “yapamazlar”, bir şey diğerinin ardından gelir. Eğer hiçbir şey yapamayacağınızı hatırlarsanız, başka pek çok şeyi de hatırlarsınız.

-Kendi içimizde bile “yapmak” büyük çoğunlukla yapmamakla başlar. Yapamayacağınız bir şeyi yapmadan önce, daha önce yaptığınız pek çok şeyi yapmamalısınız. (“ŞUUR” Gerçeğin Araştırılması S.98)

P.D. OUSPENSKY

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s