NEFESLE ZAYIFLAMA – Mustafa Kartal

zayiflamaSORUN FAZLA KİLODA DEĞİL NEFES ALIP VERMEDE

Bir sürü zayıflama programına katılmış, birçok tavsiyeler uygulamış olabilirsiniz. Belki de üzümle, kromla, yosunla zayıflamayı da denediniz. Yazılmış olan tüm diyet kitaplarını okudunuz. Bütün egzersiz videolarını denemiş, aerobik yapmış olabilirsiniz. Gece geç saatlerde TV’de yayımlanan egzersiz ekipmanı reklamlarına ve daha birçok zayıflama ürünlerine sipariş vererek epeyce para harcamış da olabilirsiniz.

Fakat hala şişmansınız.

Birkaç kilo fazlanız olduğunu gözlemlediğinizin ve şişmanlamaya başladığınızın ilk farkına vardığınız güne göre şu an çok daha fazla kiloya sahipsiniz. (Bu acaba kaç ay ya da yıl önceydi.) Peki, bu denklemde bir şeylerin yanlış gittiği, bir şeylerin eksik olduğu, unutulduğu ya da hatta belki de kasten gizlendiği duygusuna kapıldığınız hiç oldu mu?

Bu duygu oluştuğunda bir şeyleri daha denemeniz gerektiğini düşünürsünüz. Yeni bir şey daha bulup onu da denersiniz. Ve daha sonra onu biraz daha denersiniz. Sonuçta bütün bu çabaların ya işe yaramadığını ya da durumunuzu tamamen tersine işlettiğini görürsünüz.

Bu gerçekten ironik bir durumdur. Yediklerimize çok dikkat ettiğimiz bir dönem başlar. Bir süre boyunca aldığımız yağ miktarlarını inanılmaz bir heyecanla hesaplarız. Aldığımız kalori miktarının çetelesini tutarız. Ama bir şey vardır ki onu hiç düşünmeyiz. Hücreleri enerjiye ulaştırmak için gerekli olan oksijen faktörünü. Kimse bu konuda bir şey söylemek istemez. Bilse de söylemez. Çünkü bu konu biraz karmaşıktır. Birçok bilginin yan yana getirilmesini gerektiren ve daha önce yeterince bilgi paylaşımı yapılmamış bir konuyla ilgilidir. Bu yüzden şekeri parçalayarak enerjinin açığa çıkmasını sağlayan oksijen faktörünü görmemezlikten gelir ya da hiç mi hiç umursamayız. Sonuç olarak zayıflama konusunda en önde düşünülmesi gereken tüketilen oksijen miktarı hakkında düşünmeliyiz.

Oysa ki bedensel atıkların yüzde 70’i nefes alma yoluyla işlenir. Birçok bilim adamı, şimdiye kadar hep bedenimizin içine aldığımız şeyleri takip ettiğimizi, bunların dışarı nasıl çıktıklarına dikkat etmediğimize işaret eder. Gerçekten de bedenimizin nasıl çalıştığı konusunu bilmiyoruz, çünkü eğitim sistemimiz bize bu konuda yeterince destek vermiyor. Olaya şöyle bakalım: Örneğin; otomobiliniz düzgün çalışmıyorsa önce farklı yakıt ve de yağ türlerini denersiniz. Sonuç alamadığınız zaman onu bir motor uzmanına götürüp gerekli bakımı ve onarımı yaptırırsınız. Yani yakıt ve yağ kullanan bir sistemde sorunun kökenine inmiş olursunuz.

Doğru nefes alışverişi, kilo vermenin kilit taşıdır.

Bedenimizin tükettiği üç temel unsur: Besin, sıvı ve oksijendir. Besin ve sıvı tüketmekten daha fazla keyif alsak da bedenimizin çalışmasını sağlayan ana unsur oksijendir. Oksijen, aldığımız gıdaları ve sıvıları oksidasyon adı verilen süreçle enerjiye dönüştürür. Kaslarımızı geren, hücrelerimizi yenileyen, beynimizi besleyen ve hatta sinirlerimizi uyaran, işte bu “oksijenin açığa çıkarttığı enerjidir”. Oksijenin işlevi bu kadarla sınırlı değildir. Oksijen, aynı zamanda bedenimizin en temel temizlik aracıdır da. Bedenimiz her gün yedi yüz milyar dolayında eskimiş veya ölmüş hücreyi dışarı atar. Toksit değer taşıyan bu eski hücrelerin sistemimizden atılmaları gerekir. Bu bedenin normal ve doğal bir sürecidir. Alınan materyal kadar, eskimiş olan materyali de dışarı atabildiğimiz sürece endişelenecek bir şey yoktur. İdeal şekilde soluma yaparak yeterli oksijene ulaşabilirsek, yeterli enerjiyi üretir ve atıkları kolayca dışarı atabiliriz. Sorunlar ise yeterli oksijen alamadığımız zaman ortaya çıkmaya başlar.

Gördüğünüz gibi, beden, gıdaları ve sıvıları depolar, fakat oksijeni depolayamaz. Bu yüzden yaşadığımız her dakika, sürekli olarak hücrelerimize taze oksijen akışı sağlamak zorundayızdır.

Aslında, yağ yakma egzersizlerinin temel nedeni, hücrelerimize gönderdiğimiz oksijen miktarını arttırmaktır. Koştuğumuzda, bir dakika içinde aldığımız oksijen miktarını 7-8 litreden 35 ya da daha fazla litreye yükseltmiş oluruz. Sonuç olarak bedenimizin tüm enerji ihtiyacının karşılanmasında oksijen söz konusudur.

Bedeniniz aşırı yağ depoluyorsa, bu, aldığınız gıdaları işleyecek kadar oksijen almadığınızı gösterir.

Bir odayı dolduracak kadar kişiyi, vermeleri gereken kilo miktarına göre sıraya dizin. Doğal olarak fizikleri en düzgün ve ince bedenli olanlar sıranın en başında yer almış olurlar. Peki, aynı grubu tükettikleri oksijen miktarına göre dizersek ne olur? Bir iki istisna dışında sırada bir değişiklik olmadığını göreceksiniz.

Anlatılmak istenen nedir? Kilo vermesi gereken insanlar almaları gereken oksijen miktarını tam olarak alamıyorlar. Belki de, daha kilolu olanların zayıf olanlara göre fazla kiloları nedeniyle eksik soluduklarını ileri sürebilirsiniz. Ancak gerçek şu ki, yetersiz soluma fazla kilo sorununun katalizörüdür. Bu kitapta öğreneceğiniz diğer birçok sorun için de aynı şeyin geçerli olduğunu herhalde söylemeye gerek yok.

-ALIŞTIRMA-

“CAN KURTARAN SİMİDİ” NEFESİ

Bu nefes şekli bedeninizi oksijenize etmek, enerjinizi arttırmak ve kilo vermeniz açısından bildiğim en iyi nefes alma şeklidir. Bunu her gün on nefeslik setler halinde üç kez yaparsanız dahi olmaya başlar ve kendi kitabınızı yazacak duruma gelirsiniz.

Nasıl yapıldığınızı aşağıda görebilirsiniz;

  1. Ayağa kalkıp “Ben en iyiyim” deyin, sadece yüksek sesle değil, aynı zamanda beden dilinizle de bunu ifade edin. Bedenin miktarlarla konuştuğunu anımsayın.
  2. Burnunuzu kullanarak karnınızdan uzun ve yavaş bir nefes alın.
  3. “Nefesinizi içinize çektiğiniz sürenin dört katı kadar bir sürede bedeninizin içine kilitleyin. Örneğin; dörde kadar nefes alıyorsanız o zaman on altıya kadar içeride tutun.
  4. Şimdi nefes aldığınızın iki katı süre içinde nefes verin. Yine, aynı ölçeği kullanırsak o zaman sekize kadar sayın.

Bu çalışmada orantı daima bir-dört-iki şeklindedir. Beşe kadar sayarak nefes alıyorsanız o zaman yirmiye kadar tutun ve ona kadar verin. Üçe kadar alıyorsanız o zaman on ikiye kadar tutun ve altıya kadar verin.

Bir süre sonra, ciğerlerinizin kapasitesinin arttığını fark edeceksiniz. Önceleri nefes alırken belki de sadece üç saniye sayabilirken, şimdi sekiz ya da kim bilir ona kadar sayabilirken, şimdi sekiz ya da kim bilir ona kadar sayabiliyorsunuz. Ciğerlerinizin çalıştıkça daha iyi kullanabileceğiniz kaslar olduğunu anımsayın.

Nefesi içerde tutmanın nedeni bedeninizin onu sağlık veren bir enerji olarak hücrelerinizin içine taşımasıdır. Ekstra uzun nefes verme ise toksinleri dışarı püskürtür.

Ve bir şeyler yapacaksanız, bunu eğlenceli bir şekilde yaparsınız. Sayıları boş verin. Ne de olsa arka arkaya yediye kadar saymak ne kadar eğlenceli olabilir ki? Nefes alırken şöyle deyin “enerjimi çoğaltıyorum”.

Sonra nefesinizi içinizde tutarken içinizden “enerjimi çoğaltıyorum, kendimi iyi hissediyorum” bir defa. “Daha fazlası için hazırım” iki defa. “Gittikçe kendimi daha da iyi hissediyorum” üç defa. “Artık normal kiloma dönmek için hazırım” deyin. Şimdi nefesinizi verin ve içinizden “Bunu hak ediyorum, güzel görünmeye hazırım” deyin.

Bunu her defasında on kere olmak üzere günde de üç kez yapın. Olumlamalar bıkkınlık getirmeye başlarsa o zaman kendi olumlama cümlenizi kendiniz oluşturabilirsiniz. Bu “Ben ince bedenliyim, çok güzelim” ya da “Arım balım peteğim. Ben bir bebeğim”, gibi bir şeylerde olabilir. Yaratıcı olun ve eğlenin. Ama bu arada mümkün olduğu kadar derin bir şekilde nefes almaya çalışın. Burundan almalı ve ağızdan vermelisiniz. Ama kendinizi germemeye de dikkat edin. Sadece derin, gevşetici ve keyifli bir şekilde soluyun.

Bu uygulama herkese iyi gelen bir nefes egzersizidir. Bu nefes egzersizi ile yaşamının tamamı değişebilir. Hızlı tesir etmesi için üç defa yapmanızı tavsiye ederim. Özellikle de yemeklerden sonra yapıldığında çok güçlü etki eder, çünkü metabolizmanız daima yemeklerden sonra daha hızlı çalışmaya başlar. Ekstra oksijen sağlayarak, bedeninizin metabolizmasını misli misli hızla çalıştırabilirsiniz.

Nefesle Çalışma  –  Mustafa Kartal

Ray Yayıncılık

Reklamlar

2 thoughts on “NEFESLE ZAYIFLAMA – Mustafa Kartal

  1. bunu okudum hic sasirmadim cunku bunu ben 1 sene once uyguluyodum ve yazilanlar sadece bana hatirlatma oldu. ama doktorumuza cok tesekur ediyoruz genede iyi ki anlatmis sagolun doktor bey iyi calismalar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s