Quetzaltzin: Nasıl Bir Rüyacı Olunur – Sergio Magaña Ocelocoyotl

Toltek geleneğine göre, zaten açıklandığı üzere rüya hali uyanık halden dört kat fazla enerji üretir ve bu neden­le eski Meksikalılar hayatlarını uyanık halden ziyade rüya halindeyken değiştirirler. Bu, nagual’in çıraklığı yoluna henüz koyulmuş kişiler için büyük bir avantajdır ama diğer taraftan, rüyalarımızı kontrol etmek için normalde uyurken kullanaca­ğımızdan dört kat fazla enerjiye gereksinim duyduğumuz için çok da büyük bir ayak bağıdır.

Peki, enerjimizi nerede kaybediyoruz? Basit: uyanık haldey­ken. Neden? Pek çoğumuzun kendiyle ilgili olarak hatırladı­ğımız tarihe dayalı bir fikri var ama o aslında şu anda mevcut değil. O nedenle bütün enerjimizi hikâyemizi ve kimliğimizi canlı tutmaya harcarız. Bu illüzyon ile birçoğumuz kafasının içerisinde bize saldıran ve şunun gibi düşüncelerle bizi kısıtla­yan bir ses geliştirir: Hayatım çok üzücü çünkü ebeveynlerim bana kötü davrandı, bu ekonomik kriz yüzünden bir iş bula­mıyorum, ölümcül bir hastalığım var, vb.

Birçoğumuz eskiden kalma paradigmalar ve inançlar arasın­da, yaşayış şeklimizi kendimize ve başkalarına haklı göster­meye çalışarak sıkışıp kalmışızdır. Rüya gördüğümüz şekilde yaşarız ve yaşadığımız gibi rüya görürüz. Geleneğe göre içeri­de bir düşman yaratırız, Náhuatl’de yaotl denir, bu bizi sabote eder, çok zor durumlara sokar, başka insanlarla sorun yara­tır ve zayıflıklarımızla tekrar tekrar yüzleştirir, ta ki bizi bir şekilde öldürene kadar – bir hastalıkla, bir kazada, bir bağım­lılık ya da üzüntü yoluyla. Daha önce bahsedildiği gibi eski Meksikalıların ayın görünmez hapishanesi dedikleri görün­mez bir hücrede yaşarız. Peki, ay kimdir? Güneş’in aynasıdır, bir başka illüzyon. Bu nedenle Guadalupe Leydimiz ayın üze­rinde ayakta durur şekilde resmedilmiştir ve kendi anlamsız rüyasından özgürleştiği gerçeğini sembolize eder.

Işığın güneşinde, sonlanmak üzere olan Beşinci Güneş gibi, bu öğretiler gizli tutulur ve birçok insan tonal’in kurallarını izler. O da şudur ki kendilerinin dışına bakarlar ve iyi talih­lerinin ya da bahtsızlıklarının dışarıdan bir tanrının işi oldu­ğunu kabul ederler.

Karanlığın güneşinde, henüz başlamış olan gibi bir kez daha kendi içimizi görürüz. Siyah Kartal ya da Yüce nagual ile olan bağlantımızı sezeriz ve bir kez daha rüya görmek zihin olma­yan bir hal ile uyanıkken gerçeklik olduğunu düşündüğümüz şey arasındaki orta noktadır.

Ters Yansımaların Algıları

Uyanıkken neyi gerçeklik olarak addediyoruz? Aslında inanç­larımızı bilmediğimiz bir şeye dayandırıyoruz çünkü eğer onun hakkında düşünürsek ancak ellerimizi ve bedenimizin başka parçalarını görebiliriz, asla yüzümüzü değil. Dolayısıy­la kendimizi ancak aynadaki ya da sudaki ya da kendimizi yansıtabileceğimiz başka bir yüzeydeki yansımamızla bilebi­liriz. Ancak kendimizin ters bir görüntüsünü görürüz çünkü sağımız solumuzdur ve bu noktadan itibaren kendimizi yan­lış şekilde algılamaya başlarız. Hayatımızı da başkalarının bizimle ilgili söylediklerine dayandırırız – bizi bırakın, ken­dilerini bile bilmeyen insanların söylediklerine. Ve oldukça şaşırtıcı bir şekilde, gerçek olarak düşündüğümüz şey budur. Ama bunlar sadece ters yansımaların algılarıdır.

Armando bir keresinde beni derinden duygulandıran bir şey söyledi: “Başkaları sana baktığında gördükleri şeyin senin aynada gördüğünle aynı olduğundan kesinlikle emin misin? Asla bilemezsin. Kendini başkalarının seni gördüklerini düşündükleri şekilde ya da kendini aynada gördüğünü düşün­düğün şekilde yaratmaya devam etmeye değer mi sence?”

Değmeyeceğine karar verdim ve kendimi kendi rüyamı ve yansı­mamı tasarlamaya adamaya karar vermem o zamandı. Dolayı­sıyla Toltek soyunda bir rüyacının yolu aynada kendi fikirleriniz­le başlar – bazılarının diğerlerinden daha kötü olduğu fikirler.

Bir ayna alın, yansımanıza bakın ve kendiniz hakkında ne bildiğinizi düşünün. Gerçek mi o? Sadece bir fikir mi? Ona dokunabiliyor musunuz? Kendinizle ilgili neyi sevdiğinizi ve neyin kimliğiniz olduğunu düşündüğünüzü sorgulamanız gerekiyor. Durun ve bir saniye için düşünün. Görüntünüz bir göle yansısaydı, kendinizle ilgili ne bilirdiniz? Suya uzun uzun bakıp boğulabilirdiniz, Yunan mitolojisindeki Narcissus’a olduğu gibi.

Birçok insan kendilerini tamamen tanımaktan korkuyor çün­kü diğer hayatlarda kim olduklarını bilmek onların, ıstırap ve ölüm gibi görmek istemedikleri şeyleri görmelerine sebep olabilir. Ama bu sefer farklı olabilir – çok daha iyi.

Hem Mexihcas hem de Toltekler şu gerçekte hemfikirdirler ki kendimizi yüzümüzle ve hikâyemizle özdeşleştiriş şeklimiz genellikle rüya gördüğümüz şekli değiştirmemizde caydırıcı­dır. Bir başka sorun da rüyalarımızda görünmemektir. Her zaman bir izleyiciysek ya da rüya görüp şu anki görüntümüze bakmaya devam ediyorsak tam olarak aynı kalıpları, farklı senaryolarda yaratmaya, aynı şeyleri bitmeksizin tekrar etme­ye devam edeceğiz, uyanık halde yaptığımız gibi. Meksika’da dediğimiz gibi, “Farklı şeytanlarla aynı cehennem”, ki farklı karakterler ve senaryolarla aynı rüyalar anlamına gelir.

Daha önce bahsettiğim gibi tonal ve nagual, uyanık hal ve rüya hali arasında seyahat ettiğimiz her seferde ya da değiş­miş bir bilinç halindeyken ve hayvanların gözlerinden görebi­lirken hareket eden enerji yapılarıdır. Ancak birçok insanda tonal ve nagual tamamen ayrıdır ve sadece tonal’de, sadece bu boyutta yaşarlar.

Dün Amsterdam’da nagualizm üzerine bir ders verdim ve algı der­sindeki öğrencilerimden biri dedi ki ona öğretmiş olduğum şekilde nefes alışını düzenleyerek kozmik çiçeğin üç parçasını, üç sahneyi, aynı anda görebilmiş. Bu onun için müthiş bir deneyimdi.

Bir süre önce Christa Mackinnon’un derslerinden birine katıldım. İnanılmaz bir iş olan psikoterapi ile şamanizmi bir­leştirmeyi başarmıştı ve açlıktan ve hayatındaki her türlü zor­luktan dolayı ıstırap çeken Afrikalı bir şaman örneğini verdi. Avrupa’ya ulaştığında, dedi ki: “Çok fakirsin!” Ondan açık­lamasını istedi ve o da dedi ki: “Bu gerçekliği deneyimliyorsun; atalarınla, Yeryüzü ile ve göklerle bağlantını kaybettin, ritüellerin gerçek anlamlarını kaybettiler.”

Şamana katılıyorum: Birçok insan yansımaları oldular ve o kendini bilmeyen ve farklı senaryolarda ve boyutlarda var olan kimin yansıdığını unuttular. Nagualizm bize artık fakir olmama, hayatı birçok farklı zamanda ve alanda, eşzamanlı olarak ne zaman istersek yaşama fırsatı verir.

Uzun süre kendimizi aynada gözlemledikten sonra sadece bir yansıma olmayı bırakırız. Bir kez daha yansıma ve gerçekten yansıyan, tonal ve nagual oluruz.

Xayaca: Maskeler

Tabii ki rüya görürken uyanık halimizdekiyle aynı karakteriz. Ve şüphesizce aynı kimliği kullanmak, kendimizi sürekli ola­rak tekrar etmemize sebep olur, hem rüyalarımızda hem de hayatımızda.

Bu sebeple Tol soyunda yaptığımız ilk şey, yüzümüzle geçmişi­miz arasındaki bağı ayna karşısında maskeler (Náhuatl’da xayaca) kullanarak bu bölümde daha sonra açıklayacağım şekilde kırmaktır. Bu, uyuma şeklimizi ve bunu takiben yaşama şekli­mizi değiştirmemizi mümkün kılar.

Quetzaltzin, kelimenin tam anlamıyla “ulu quetzal” olarak adlandırılan bu uygulamanın pek çok avantajı vardır. Quetzal Meksika’daki kutsal kuşlardan biridir ancak bu günlerde maalesef soyu tükenmekte olan bir tür. Daha önceden bah­settiğim gibi uçtuğunda yeşil rengini kaybeder ve yanardö­ner renklere dönüşür. Bu nedenle ayna önünde görüntümüzü değiştirme uygulamasına quetzal’ın adı verilmiştir.

Toltek geleneğinde, sadece izleyici olduğumuz ve hiçbir rolü­müz olmayan rüyalardan kaçınmaya çalışırız. Rüya görürken bir izleyici olmanın pek çok sebebi vardır. İlki ve en önemli­si şudur: Kendimizi uyanık hale gözlemlemeye alışık değiliz. Kendimize aynada baktığımızda, sadece dış görünüşümüzün bir kısmını görürüz çünkü bir aynayı sadece kısa süreler için, saçımızı taramak ya da nasıl göründüğümüzü kontrol etmek için kullanırız ve kendimize ait aynı kısmi görüntüyü rüya görürken yaratırız.

Rüya görmek her zaman bir gözlemci ya da tanık gerektirir ki rüyaları kayda geçirip sonrasında mesajları bize berrak rüyalar ya da uyanıkken yaşam deneyimleri yoluyla iletsin. Normalde, rüya görürken tonal rüyadan kopar ve o esnada nagual rüya­ya tanıklık edip sadece yaşam deneyimleri yoluyla alınabilecek bir mesaj iletir. Nagual’in yolu tamamen farklıdır: Kendimi­zi uyanık halde aynada uzun süreler boyunca gözlemlememiz gerekir. Ancak bu şekilde kendimizi gözlemleme alışkanlığını geliştirebiliriz ve sonra rüya görürken nagual rüyaya bir oyun­cu olarak katılacaktır. Bunun sonucu olarak tonal de rüyadaki şeyleri, olurlarken gözlemlemek, anlamlandırmak ve değiştir­mek zorunda kalacaktır. Bu büyük bir adım çünkü temixoch’a ya da çiçek rüyaya girmek anlamına gelir ve bu dünyada berrak rüya olarak bilinir ama aslında daha bilinçli ve kontrol edilir olduğu için bunun çok daha ötesine geçer.

Ortalama bir insanın çevresine verdiği dikkat oldukça kaygı vericidir. Çevrelerinin farkında olmaktan vazgeçmek ve sade­ce yaşam deneyimleriyle var olmayı seçmek gibidir. Ancak birkaç insan vardır şaşırtıcı ve berrak rüya ve uyanıkken rüya görme uygulamaları için önemli olan bir şeyi keşfeden: burun. Uyanıkken bir şeye baktığımızda, yüzümüzün göre­bildiğimiz tek kısmı burnumuzun ucudur. Ondan sonrası, dış dünyadır. O yüzden, Toltekler için, dış dünya ve ona ilişkin farkındalıkları, burunla alakalıydı. Öte yandan, rüya gördü­ğümüzde, görüntüleri burnumuzun ucu olmadan görürüz – bu, nagualizm’in uyanık hal ile rüya halini ayırt etmek için kullandığı bir şeydir. Burnumuzun ucunu görüp göremediği­mize dair belirli egzersizler de kullanılır ve ilerleyen bölümler de bunları daha fazla açıklayacağım.

Kendimizi gözlemleme uygulamasına geri dönersek bunu yapa­bilmek için iki çeşit maskemiz olmalıdır: Çok belirgin bir burun olan bir ya da iki maske, tonal’i temsil eder ve düz bir burnu olan bir sürü başka maskeler, örneğin nagualizm’de kullandığımız ilk örneklerden olan hayvan maskeleri, nagual’i temsil eder.

Ayrım çok önemlidir: Nasıl ölüneceğine dair ileri düzeydeki derslerde belirleyici bir unsurdur. Burnumuzun ucunu göre­mezsek bu ya uyuduğumuz ya da öldüğümüz anlamına gelir; eğer bilinçli olarak ölürsek son değişiklik olan ölümden son­ra zihnimiz herhangi bir yeraltı dünyasında sıkışıp kalmaz.

Quetzaltzin, Ulu Quetzal: Yaşamımızın Farklı ve Ulu Hesapları

Quetzaltzin, dünyada özetleme olarak bilinen şeydir. Tol soyun­da çok fazla çeşitli özetleme vardır ve onları aşağıda açıklaya­cağım. Bunlar Toltek Mexihca geleneğinde düzenli bir berrak rüyacı olmak isteyen kişinin yapması gereken ilk egzersizlerdir.

innet

“KENDİNİ KAYBETME EYLEMİ”

Bu çalışmayı belirgin burnu olan maskelerden birini taka­rak yapın. Bir ayna önünde ayakta durun ve hayat hikâyenizi anlatmaya başlayın. Sorunlarınız, endişeleriniz, vs. hakkında yüksek sesle konuşun, tam olarak bir psikoterapistle yapacağınız gibi. Tek fark şu ki siz kendi terapistinizsiniz. Tonal’i ve nagual’i, bilinci ve bilinçsizi birleştirebiliyorsu­nuz ve kendinizi bulmak için bir başkasına ihtiyacınız yok.

Bu çalışma üzerinde 36 gün boyunca günde yaklaşık 30 ila 45 dakika harcayın. Şu anki hayatınızdan tamamen özgür olarak, sadece kim olduğunuza inandığınızdan, sorunlarınızdan vs. konuşun.

Bu çalışmanın çok önemli etkileri vardır. Öncelikle kendinize bakmak zorunda olduğunuz için izleyici olmayı bırakırsınız ve onun yerine kendi oyununuzun başrol oyuncusu olursu­nuz. İkinci olarak yüzünüzü şu anki hayatınızla özdeşleştir­meyi bıraktığınız ve kendinizi maskeniz takılı olarak görme­ye başladığınız için deneyimlediğim en ilginç şifalanmalardan biri gerçekleşir: Zaman geçtikçe, hayatınızın hikâyesi ve ken­di yüzünüz birbirlerinden ayrılır, ta ki bağ tamamen kopana kadar. Bu ilişki bitince, hayatınızın hikâyesi sizi etkilemeyi bırakacak ve özgür olacaksınız.

Öğrencilerimden bazıları, sırf maskeleri takıp bu çalışmayı yaparak ciddi hastalıkların belirtilerinden kurtulduklarını açıkladılar. Zihniniz sizi sorunla ilişkilendirmeyi bırakır ve sonra değişim oluşur.

İlk özetleme çalışması tonal maskeleri, belirgin burunlu olan­lar takılarak yapılmalıdır çünkü zamanın doğru tutulmasını gerektirir ama çalışma esnasında birinden diğerine geçebilirsi­niz. Sadece sezgilerinizi izleyin ve zamanın bunu yapmak için doğru olduğunu hissettiğinizde değiştirin.

Şimdi bir ayna önünde maske takılı olarak yaşadığım ken­di deneyimlerimden parçalar anlatacağım. Başlangıçta, hiç olmayan babam hakkında konuştum ve erkek kardeşim tara­fından duygusal ve fiziksel olarak nasıl istismara maruz kal­dığım, bana vurduğu her seferinde nasıl acı çektiğim ve bunun ne kadar zayıflatıcı olduğu hakkında. Ayrıca biz büyüdükçe ondan çok önce hayatta başarılı olmayı nasıl başardığımı da itiraf ettim ki bunu oldukça tatmin edici buluyordum. Anne­min sertliğinden bahsettim ki bu, onunla çok fazla açıdan çelişkiye düşmeme sebep olmuştu: Her zaman onu en çok sinirlendiren şeyi yaptım.

Ama şimdi bunlar hepsi için müteşekkirim. Gerçekten çok nahoş olsa da şu an çok net görebiliyorum doğru ailede büyümüş olduğumu. Bu deneyim benim Evren’de doğru yerde olmamı sağladı. Onu yaşamasaydım kadim rüya gör­me geleneğinde yaşamıyor olacaktım ve onun yerine nor­mal bir hayat yaşayacaktım. İlişkilerdeki utangaçlığımı ve başarısızlığımı ve aynı zamanda başarılarımı da keşfedebilmiştim.

Başlangıçta, bütün bu sorunlar üzerimde dehşet bir duygusal etki yarattı ama zaman geçtikçe önemlerini kaybetmeye baş­ladılar. 15. gündü ki hayat hikâyemi artık önemsemediğimi fark ettim. Ona inanmıyordum bile. Maskeleri değiştirdikçe içinde bulunmuş olduğum bütün durumlara gülmeye başladı­ğım anlar oldu. Zamanında trajedi olmuş şeye bile gülebili­yordum. Sonunda söyleyecek hiçbir şeyimin kalmadığı nokta­ya ulaştım ve zamanın geri kalanını sadece, farklı maskeler ve kimlikler giyerken kendime bakarak geçirdim.

Süreç bittiğinde, bende bir şey değişmişti. Bu nedenle, şim­di hayatımdaki farklı olaylar hakkında yazabiliyorum çünkü üzerimde hiçbir duygusal etkileri yok. Artık utanmıyorum. Hepsi gitti.

Ama hepsinden önemlisi, rüya görüşümün nasıl değiştiği: Ber­raklık fark edilir derecede arttı, rüyalarımda görünmeye baş­ladım ve en önemlisi, kendimi rüyalarımda gördüğümde bir formdan bir diğerine geçirmekte başarılı olabildim. İnsandan yılana, jaguara ve bitkiye dönüşmenin metamorfozunu deneyimledim. İlk defa, rüyalarımı kontrol etmeye başladım – ve hayatımı da.

Şimdi onun hakkında yazarken sanki başka birinin hayatı hakkında yazıyormuşum gibi hissediyorum çünkü süreçte kendimi gerçekten kaybettim ama bunu yaparken çok daha fazlasını kazandım.

Takip eden çalışmalarda, maskeleri burunlu ve burunsuz olarak değiştirebilirsiniz. Bu çalışmalar daha rahattır – spesifik olarak zaman tutmak zorunda değilsinizdir ve sadece söyleyecek daha fazla şeyiniz olmadığını hissettiğiniz an, bir sorunun bittiğini, çözüldüğünü hissettiğinizde durabilirsiniz. Ancak düzenli olarak daha çok maske değiştirdikçe, sonuçlarınız daha belirgin olacaktır. Ayrıca, daha fazla maske değiştirdikçe rüyalarınızı daha fazla şekillendirebilecek-yönlendirebileceksiniz.

OQUINNOTZ: “ÇAĞIRMAK”

Bir kez daha bir aynanın karşısında maske takarak ayakta duruyorsunuz ama bu sefer hayatınızın bir başka hesabını anlatmaya başlıyorsunuz, en eski yıkıcı hislerinize odakla­nan hesabını.

İlk hissettiğiniz duygu neydi? Bu hissiyatı tekrar deneyimleyin ve onunla ilgili olarak hatırlayabildiğiniz her şeye dair konuşun: onu kaç kere yaşadığınız, neden onu deneyimlediğiniz. Bu his hakkında söyleyecek hiçbir şeyiniz kalmayana kadar aynaya konuşun, ta ki o yüzünüzden tamamen ayrılana ve tek kalan bir maske tarafından, oynadığınız karakter tarafından deneyimlenen bir şey olana kadar.

Benim durumumda iki farklı his araştırdım: reddedilme ve korku. Bu tarz hisleri deneyimlemek, karanlığımızla yüzleş­mek zorunda kalmak demektir ama eğer bu duygulara odak­lanırsak zaman geçtikçe yok olmaya başlarlar. Bastırılmış his­ler açığa çıkmaya başlayabilir ama şimdi farklı bir yüz onları deneyimliyordur ve sonunda geçmişin bıraktığı izlere katla­nanlar olmayı bırakırız. Öyle bir nokta gelir ki eski duygularımıza karşı kayıtsız oluruz. Ve o işte o zaman nagual ile ilgili olan şu sözü gerçekten anlarız: ”Nagual duygularıyla ölçülür çünkü onlar üzerinde çalışmıştır.”

Aynada ne deneyimlediğimi anlatmaya devam etmenin bir anla­mı yok çünkü bu herkes için farklı olacak. Ama derslerimi verir­ken birçok defa bütün bunların kendini hayatımda nasıl göster­diği sorusu soruldu. Söyleyebileceğim tek şey şu ki bir korkuyla ve uçsuz bucaksız bir sevgi ihtiyacıyla dolu bir oğlan ve genç adam olmayı bıraktım ve farklı bir insan oldum, bağlantısı ve korkuları olmayan – ölümden bile, bu da bana özgürce yaşayan ve uyuyan bir insan olmam için izin veriyor.

PEPECHTZIN: “DESTEK” Ve “TEMEL”

Bu defa, aynaya hayatınızla ilgili konuştuğunuzda, haya­tınızdaki yıkıcı hislerin temelini yaratmış ve sonrasında onları desteklemiş kişileri arayın. Genellikle bulunmaları çok kolaydır çünkü çoğu zaman ailenizdedirler. Ve her ne kadar onları sevseniz de sizin kurban ya da zalim olmanı­zın temellerini atmışlardır.

Maskeniz takılı olarak aynaya bakın ve bu insanlarla konuşun. Onlarla ilişkinize dair hatırladığınız her şey hakkında konuşun, sizi incitme şekilleri, sizin onları incitme şekliniz hakkında. Hisler tükenene kadar bu ilişkilerin dinamiğini araştırın. Bu insanlara hep söylemek istediklerinizi söylemek için bu fırsatı kullanın ve ölmüş olsalar bile bunun önemi yok. Maskeler sizi bu hislerden ayıracak ve sonra birçok insanın hakkında konuştuğu ama çok azının başarabildiği şey olacak: affedicilik; ki bu durumda kayıtsızlıkla beraber gelecek.

Aynanın önünde konuşurken hayatımdaki birçok acılı olaylarla yüzleşmek zorunda kaldım, çoğunlukla annemle ve erkek kardeşimle ve daha önce benimle çalışmış olan ve hırs ve para yüzünden arkadaşlığıma ihanet etmiş bazı kişilerle ilgiliydi bu olaylar. Ama neticede zihnimiz ya da Náhuatl’daki mati, maskeyi bu deneyimlerle ilişkilendirir ve aynı bir oyuncunun gösterisinin sonunda oynadığı karakter olmayı bırakması gibi aynanın önündeki süremiz bittiğinde biz de maskeyi kaldırırız ve deneyimi geride bırakırız. Bilinçsizliğimizde, mağaramızda bu deneyimi hiç yaşamamışızdır, o karakter yaşamıştır.

Sözlük
Quetzaltzin: “Ulu quetzal” – Maskeler kullanılarak yapılan ve hayatımıza dair çeşitli hesaplar verdiğimiz bir dizi çalışma.
Náhuatl: Eski Meksika’nın dili.
Mati: Zihin.
Yaotl: Düşman.
Tonal: Kalp. Uyanık hal.
Nagual: Tonal’in ötesine genişleyebilen herşey.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s