Niyet Defteri – Meltem Güner

vector-jpg168Siz Neyin Zengini, Neyin Fakirisiniz?

Kendi Dünyamızda yani kendi hayat planımızda yarattıklarımıza, bir diğer adıyla çektiklerimize ve ittiklerimize bakalım. Kısacası zenginliklerimizi ve fakirliklerimizi ele alalım.

Zengin; parası, malı çok olan, varlıklı, gösterişli, yararlı ya da kendinden beklenilen nitelikleri çok olan, verimli diye geçer sözlüklerde. Genellikle zengin veya zenginlik denilince akla para, mal, mülk gelir. Oysa zenginlik verim ve gösteriş demektir. Kazanç, güçlü olmak ve çeşitlilik anlamını da taşır.

Şimdi zenginliklerinizi bir düşünün, neyin zenginisiniz?

  • Zaman
  • Akıl
  • Sağlık
  • Neşe
  • Bilgi
  • Görgü
  • Erdem
  • Yenilik
  • Beceri
  • Güzellik
  • Para
  • Mal

Fakr (Osmanlıca) ihtiyaç, yoksulluk, azlık, muhtaçlık demek.

Yine sorarım size; neyin fakirisiniz? Aynılarını yazabilirsiniz ya da hiçbir şeyin fakirliğini çekmiyorum diyebilirsiniz. Zenginlik ve fakirlik aslında bizim güçlü ve güçsüz hissettiğimiz yanlarımızı anlatıyor da diyebiliriz. Gücü nerede kullanıyoruz, nerede ihtiyaçlarımızı gideremiyoruz.

Herhangi birine bu hayatta istediklerin, dileklerin nedir diye sorduğumda; huzur, mutluluk, sağlık, kimseye muhtaç olmadan yaşamak gibi yuvarlak ve aslında altı boş, benzer yanıtlar gelir.

Bunlardan farklı cevaplar geliyorsa o kişi, kendisinin ve ihtiyaçlarının farkındadır ve hayatla alışverişini dengeli bir şekilde sürdürmektedir. Aşırıya giderek dengeyi bozanlar tekrar dengelerini kurabilmek için çeşitli halleri kendilerine çekerler. Bu ister bir kaza, ister basit bir hastalık veya maddi kayıp olsun aslında neye ihtiyaç duyup, neyin eksikliği içinde olduğumuz hatırlatılır.

Günümüzde en sık muhtaçlığı yaşananlar listesi yapacak olsak benim duyduklarım; para, aşk, başarı, ün, araba, mal, mülk vb… Sizin aklınıza gelenleri de bu listeye ekleyebilirsiniz. Ancak; ne istediğini bilememek, mutluluk, hayatın anlamı, hayatın cana can katan tatları, huzur, öz ile buluşma, konfor, zaman, yaratıcılığı doğru kullanma eksikliği daha fazla derim.

İtirazı olanlara fikrimi açıklayayım:

Para bir ihtiyaç değildir – ihtiyaçları karşılamanın aracıdır.

Mülk bir ihtiyaç değildir – güç sahibi olma isteğidir – barınma bir ihtiyaçtır.

Aşk bir ihtiyaç değildir – aşk kendinle, Öz ile Yaradan ile buluşmanın aracıdır. İnsanın eksikliğini yaşadığı şey içinde bulunduğu sistemin ve Yaradan’ın bir parçası olduğunun farkındalığı ile verilenlerin şükründe, huzurunda olmak yerine güç sahibi olabilmek için onu kendinden, kendi olabilme halinden uzaklaştıracak uğraşların içinde olmasıdır.

Sıkıntı diye görülenler ise aslında gelişmek, ilerlemek, mutlu olmak, huzur içinde yaşamak, sağlıklı olabilmek için hayatın bize verdiği ödevlerdir. Bu ödevleri zamanında ve hakkıyla yaparsak eğer sonucunda buluşur, keşfederiz gerçek hayatımızı. Nelere değer verip vermediğimizi gözden geçirdiğimiz zamanlardır genellikle bir sıkıntıdan geçtiğimizde ilk yaptığımız. En çok gücümüzü fark ettiğimiz halleri bir dar boğazdan çıkarken yaşarız. Bu demek değil ki ancak böyle farkına varır, anlarız. Elbette biz dengeyle hayatın içinde kendi merkezimizde, hakkını vererek yaşadığımızda zaten şükür içinde sıkıntı, ferah diye ayırmadan zevkle yaşarız.

Şimdi tekrar soruyorum; hayatınızın hangi alanında sıkıntı yaşıyorsunuz, sıkılıyor, bunalıyor veya keyifsizsiniz? İşte o alanla ilgilenmeli ve kendinizi geliştirmelisiniz.

En sık rastlananlara birkaç örnek verelim;

Parasal sıkıntı içinde iseniz; sorumluluk almayı sevmiyor veya gereğinden fazla sorumluluk alıyorsunuzdur. İhtiyacınız olanları değil size dayatılanları satın alıyorsunuzdur. Borçlarınız varsa, geçmişte yaşıyor veya affedemediğiniz, öfkenizin geçmediği olaylarla kendinizi oyalıyorsunuzdur.

 İş hayatında sıkıntı yaşıyorsanız; çalışmak emek vermek ve ilerlemek istemiyorsunuzdur. İstediğim işte çalışmıyorum bu nedenle işte sıkıntı yaşıyorum diyorsanız daha da fena o zaman kendinize zulüm ediyorsunuz, çevrenizde birileri size kötü davranarak size bunu göstermeye çalışır. Gerçekten yapmak istediğiniz işi yaparak, hakkını vererek ve üretime katılmanın coşkusunu yaşayarak bu sıkıntıyı aşarsınız. Yoksa geçiminizi sağlamak için çalıştığınız işinizde geçim sıkıntısı yaşarsınız.

İş ve para sıkıntısını bir arada yaşıyorsanız; bu hayatta kendinize yön çizememişsiniz, otorite ile sorun yaşıyorsunuz. Yeteneklerinizin farkında olmadan, nereye varmak istediğinizi belirlemeden ilerlemeye çalışıyorsunuz. Bu yüzden kendinizi yorgun, bitkin, isteksiz hissedersiniz. Ama para sıkıntınız yüzünden çalışmak zorunda kalırsınız. Hareket etmezseniz sıkıntınız bitmez.

Aşk veya ilişki; Ne istediğinizi bilerek mi bir ilişki yaşıyorsunuz? İstediğiniz karşınızdakinin sizin mevcut durumunuza uygun veya sizi mevcut durumunuzdan daha iyi bir yere taşımasıysa, siz kendinize samimi değilsiniz. Demek ki beklentileriniz, yaşayacaklarınızı belirliyor. Kendinizi daha iyi tanımaya, kendinizle mutlu olmaya ihtiyacınız var. Birileri sizi mutsuz ediyorsa, beklentilerinizi karşılamıyorsa, sizin kıymetinizi anlamıyorsa demek ki siz kendinize böyle davranıyorsunuz. Kendinizle ilgilenin. Sonra sizinle ilgilenecek ve kıymetinizi anlayacak olanla buluşursunuz. O zaten var, sadece sizin kendinizle buluşmanızdan sonra sizi bulacaktır.

Güne Başlarken

Gün, hep yeni bir enerji ile doğar ve birçok seçenekle kapımızdadır. O günün diğerleri ile aynı olduğunu düşünen bizim kayıt tutan zihnimizdir. Öğrendiklerimizin kaydının tutulması bizim hayatımızı kolaylaştırır. Yani yürümeyi, yemek yemeyi, o ana kadar öğrendiklerimizi hatırlamak bize kolaylık sunar. Ancak her şeyi bildiğimizi sanma hali de yaratır. Yani her gün bizim için bildiğimiz şekilde akar. Aslında o günü aynı gibi algılayan ve öyle yaşayan bizlerizdir.

Uzakdoğu’da insanlar her güne yeniden başlamanın coşkusu ile uyanırlar. Sabahları, eskinin tesirini dağıtmak için tütsü yakarlar, bir kabın içine taze çiçek koyarlar. Aslında dün ölü, yeni gün tazedir mesajını kendilerine hatırlatıyorlar.

vector-jpg18

Uyandığımız anda kafanızdan bir gün önceden yapmanız gerekenler ile güne başlıyorsanız bilin ki o gün dün ile aynı olacaktır. Nasıl uyanıyorsak günün kapağını öyle açıyoruz. Güne nasıl başlıyoruz bir düşünelim, mümkünse bir gün uyanışımızı not edelim veya kendimizi seyredelim. Aşağıda söylediklerimiz günü akışını temsil ediyor:

  • Of yine sabah oldu
  • Ay bugün çok işim var
  • Neler bekliyor bugün beni kim bilir?
  • Çok yorgunum
  • Uyumak istiyorum
  • Kalkamayacağım, beş dakika daha lütfen

 Güne başlamak aslında geceden başlar. Önce gece yatağa girişimize bakalım. Gün boyu bizi taşıyan bedenimiz, biz farkında olmasak da organlarımız rahatlamak ve yenilenmek ister. Biz geceyi bazen eğlence, televizyon da seyrettiğimiz bir diziyle, yemek yeme gibi farklı etkinliklerin zamanı gibi görebiliriz. Oysa bu hayatın giysisi olan beden ilgi alaka bekler. Ancak hastalanınca ilgilendiğimiz beden bizden hesap sorar.

Öncelikle ihtiyacı olan organlarımızla (ayaklarımız, diş, ağız, cilt bakımımız vb.) ilgilenmeli, mevsimine uygun yatak  giysileriyle uykuya geçmeden önce o gün neler yaptığımızı değerlendirerek kendimize, içimize dönerek sormalıyız:

  • Bugün nasıl geçti?
  • Hayatın hakkını verdik ve aldık mı?

Aldıklarımız için şükrederek, verdiklerimizle helalleşerek uyuyabilirsek uyku kalitemiz yükselir.

Sabah uyandığımızda yataktan hemen kalkmadan önce kendimizle selamlaşalım.

Bu hayatı biz yaşıyoruz, kendimizi fark edelim, güne selam verelim. İster yatakta, ister ayakta tam olarak uyandığımızda o gün için niyet edelim.

Hayat bir gemi ise niyetlerimiz o geminin gitmesini istediğimiz koordinatlarıdır. Nasıl bir gün istiyorsak ifade edelim. İstediğimiz huzur olabilir, sağlığımızla ilgili olabilir, sonuç beklediğimiz işler ya da herhangi bir konuda desteğe ihtiyacımız olabilir. Her ne ise verileceğinden emin bir şekilde ifade edelim.

~~~~~~~~

Hayat güzellikleriyle gelsin,

Neşe eşlik etsin işlerime

Yardımcılarım yetenekli,

Kazançlarım bereketli olsun.

Gün keyifli anlarla süslensin,

 Geceyle buluşmamız huzur katsın ruhuma.

~~~~~~~~

Elimizi ve yüzümüzü yıkayarak eski tesirlerden özgürleşelim. Bedenimizle iletişime geçelim. Herhangi bir aksama, gerginlik, farklı bir durum varsa sessizce gözlerimizi kapatarak 1-2 dakika içimizi dinleyelim. Günün koşturmacası içinde belki bir daha bedenimizin sesini duyamayacağız, belki de aylarca bize mesaj ileterek oluşan bir rahatsızlığı haber vermeye çalışır, duyamayabiliriz. Kimi zaman doktorlar sorar “Hiç mi şöyle şeyler olmadı?”, “Bilmem, olduysa da ben fark etmedim” deriz.

Sabahları bir bardak suyu yudumlayarak içmek, mümkünse ılık bir duş almak, bedenin enerji noktalarını harekete geçirir. Gerinerek, bedeni esneterek tıkanmış enerji noktalarını açmak ve güne hafif bir kahvaltı ile başlamak iyi gelir.

Aynanın karşısına geçelim ve gülümseyelim, neler oldu? Aynadaki yansımada bize gülümsedi öyle değil mi? Hayat da bizim gülümsememizle, kucaklamamızla, öfkemizle, dinginliğimizle şekil alır. Şimdi güne başlamaya hazırız. Niyetinizi istediğiniz bir anda yapın ve size ait gününüze adım atın.

~~~~~~~~

Hayatımın şu anına kadar

Bilerek veya bilmeyerek ifade ettiğim

Ve şu anda ilerlememe, gelişmeme engel oluşturan

Tüm sözlü anlaşmalarımı bitiriyorum

Kendimi ve söz ile düğümlediklerimi özgür bırakıyorum.

İrademe hükmetmesine izin verdiklerimle bağımı kesiyorum.

Kendi merkezimde, kararlarımın sorumluluğunu alarak ilerliyorum.

~~~~~~~~

Bu hayata gelişime aracılık eden, bu deneyimi yaşamama

Hayatın tatlarıyla buluşmama, ben olma halime, seçimlerime,

Seçeneklerime, geçmişime ve geleceğime,

Hizmet eden herkesi kucaklıyorum.

Pişmanlık diye gördüğüm seçimlerimi, beni kısıtlayan hallerimi,

Hayatla, annemle ve olanla barışmamın önündeki engelleri

Kaldırıyor ve özgürleşiyorum.

Hizmet ettiğim ve hizmet aldıklarımla helalleşiyor,

Almayı ve vermeyi dengeli bir şekilde, kabul ederek ilerliyorum.

~~~~~~~~~

Hayatımın şu döneminde, yaşadığım karışıklık, sıkıntı,

Gerginlik enerjilerinin nedeni, yaptığım herhangi bir niyet ise

Ve bu niyet benim hayrıma olan bir amaca hizmet etmek yerine

Bana zarar veren bir amaca hizmet ediyorsa,

Bu niyetimi iptal ediyorum,

Yerine ferahlık, esneklik ve düzeni koyuyorum.

~~~~~~~~~~

 Huzuru içimde hissettiğim, sevgiyle ifade ettiğim,

Güzelliklerle kucaklandığım keyifli ve sağlıklı bir gün olsun.

~~~~~~~~~~~~

Hayatı içime alıyor, sevgiyle kucaklıyor ve kucaklanıyorum.

Attığım her adım, bana bereketli kazançlar getiriyor.

Gelen günün verdiğine, aldığına, bedenimin sağlığına,

Soframın bereketine, kalbimin huzuruna şükürler olsun.

~~~~~~~~~~~~

Bedenim ve zihnimdeki fazlalıkları, kolayca ve sağlıkla bıraktığım,

Sevgiyle kendimi ifade ederek olanın hayrını fark ettiğim bir gün olsun.

~~~~~~~~~~~~

Darlıktan bolluğa, yokluktan varlığa geçişim kolay,

Kazançlarım bereketli ve hayatım keyifli olsun.

Kalbim sevgiye, ruhum birliğe açık olsun.

~~~~~~~~~~~~

Evime, mutfağıma, gelirime, İlyas Peygamberin duası,

Tıkanmış, yavaşlamış, durmuş işlerime Hızır’ın eli değsin.

Bedenime, sağlığıma, buluşmaların gücü aksın.

Hayatıma neşe, keyif, huzur ve bereketin hayırlısı gelsin.

~~~~~~~~~~

Yaşam bana sevgiyi anlatsın. Sevildiğimi hissedeyim.

Yardımıma koşsun yardımcılar. Hızır’ın eli değsin.

İşlerim su gibi aksın. Gün huzurla yaşansın.

~~~~~~~~~~

Bütünün hayrı için sorumluluklarımı kabul ediyorum.

Kendime ve çevreme hayırlı işlerin içinde olmayı,

sevmeyi ve sevilmeyi diliyorum.

İlerlemeyi ve dönüşmeyi kabul ediyorum.

~~~~~~~~~~

niyet-defteri

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s