RÜYADAN UYANMAK

HİLEKAR

1. Bu kitapta kullanılacak ego, öz¹ ve düşünce ke­limelerinin tanımları şunlardır.

2. DÜŞÜNCE: Düşünceler zihninizin kullandığı dildir.

3. Ana diliniz İngilizce’yse, İngilizce yazar, İngi­lizce konuşursunuz. Zihninizdeki bu İngilizce kelime­ler de düşüncelerdir.

4. Bazı insanlar birden fazla dilde konuşabilir, ya­zabilir ve düşünebilir.

5. EGO: Ego, Ben düşüncesidir.

6. Ego; “Ben düşüncesi” dir.

¹Self. Ego bilincin merkeziyken, Öz (self) hem bilince hem de bilinçdışına ait olanı kapsar.

7. “Ben mutluyum.”, “Ben üzgünüm.”, “Ben bu­nu yaptım.” , “Ben şunu yaptım.”” Ben” kelimesini içe­ren o kadar çok cümle vardır ki. Bu tip cümlelerin her birindeki “Ben” düşüncesi egodur.

8. Ego, ayrı, bireysel bir kimlik düşüncesidir.

9. Ego, beden ve düşünceyle kendini özdeşleştirir.  Bedeni ve “Ben” düşüncesini kabul eder.

10. Ego düşüncedir.

11. Ego düşünme eylemidir.

12. ÖZ: Öz, sonsuz-ebedi-farkındalık-sevgi-mut­luluktur. Bu beş kelime tek farkındalığı gösterir. Far­kındalık-sevgi-mutluluk üç değil, tektir.

13. Öz, farkındalığın kaynağıdır.

14. Çünkü neredeyse tüm insanlar düşünceleri, bedenleri vasıtasıyla insanlara, yerlere, bir şeylere dı­şarıdan bakma alışkanlığındadır. Görünüşe göre far­kındalığın kaynağı (öz) sabah uyanıyor ve gece uyuyor gibi.

15. Dikkatinizi farkındalığın kaynağına çevirirse­niz sonunda şunu keşfedersiniz: Farkındalığın kaynağı süreklidir.

16. Neredeyse tüm insanlar düşünceleri, bedeni vasıtasıyla insanlara, yerlere, bir şeylere dışarıdan bak­ma alışkanlığındadır. Görünüşe göre farkındalığın kaynağı sınırlı gibidir.

17. Dikkatinizi insanlara, yerlere, nesnelere, dü­şüncelere vs. çevireceğinize sabah uyanan farkındalığı­nıza çevirirseniz sonunda farkındalığın sonsuz-daimi­ farkındalık-sevgi-mutluluk olduğunu keşfedersiniz.

18. Sabah uyanan farkındalığın kaynağı gece uyu­yana kadar uyanık olduğunuz anlarda oradadır.

19. Düşünceler gelir ve gider ama düşüncelerin farkında olan farkındalığın kaynağı, uyanık olduğunuz saatlerde oradadır, gelip gitmez.

20. Farkındalığın arka planı gerçek özünüzdür.

21. Hangi dilde düşündüğünüzü öğrenmeden ön­ce farkındalığın kaynağı oradaydı.

22. Sonra “Ben” kelimesini öğrendiniz.

23. Bedeninize bir isim verildi ve insanlar o bede­ni gördüklerinde “İşte John geliyor” ya da size ne isim verilmişse onunla hitap ederek sizden bahsettiler.

24. Bu yüzden “Ben John’um. Ben bu bedenim” düşüncesi doğdu.

25. Ben düşüncesi doğmadan önce farkındalığın kaynağı olarak vardınız.

26. “Kendine” “Ben” deme düşüncesi hilekar bir “öz” olmaktan gelir.

27. Farkındalığın kaynağı, gerçek özünüzdür.

28. Aslında düşünceleriniz haline gelen dili öğren­meden önce de vardınız. Bu hakikat, gerçek özünüz ve hilekar arasındaki farkı ortaya çıkarmanıza yardım edecektir.

29. Çünkü farkındalığın kaynağı olarak var oldu­ğunuz zamanlarda, şu anda düşündüğünüz dilde dü­şünceler üretmezdiniz. Bu yüzden “Ben” düşüncesinin bir hilekar olduğunu kolayca görebilirsiniz.

30. Tüm düşünceleriniz gerçek doğanızın karşı­sındadır.

31. Düşüncelerinizin gerçek doğanızın parçası ol­madığını bilirsiniz çünkü onları öğrenmek zorunda kalmışsınızdır.

32. Bu yüzden iki yüz farklı dilde akıcı bir şekilde konuşamaz, yazamaz ve düşünemezsiniz.

33. Aynı süreci bir çocukta da gözlemleyebilirsiniz.

34. Bir çocuğun daha dil öğrenmeden farkında ol­duğunu görebilirsiniz.

35. Çocuğun büyümesini ve dil öğrenmesini göz­lemleyebilirsiniz.

36. Çocuğu, “Ben” kelimesini söylemeye başladı­ğında ve “Ben” kelimesini öğrendiğinde gözlemleyebi­lirsiniz.

37. Hilekarın içinizde nasıl büyüdüğünü ve her in­san evladında hilekarın nasıl geliştiğini görebilmek için çocuk çok önemli bir araçtır.

38. Bunun çok önemli bir araç olmasının nedeni, egonun sonradan kazanılmış bir hilekar olduğunu size söyleyecek bir başkasına bel bağlamak zorunda kalma­manızdır.

39. Bunu kendiniz için gözlemleyebilirsiniz.

40. Düşünce gerçek Öz’ünüze yabancı, harici bir şeydir.

41. Düşünce Öz’müş gibi yapar.

42. Düşünce, Öz değildir.

43. Düşünce, bir hilekardır.

44. Düşünce kendisinin gerçek bir varlık olduğu­na inanır ve düşünce, düşüncenin gerçek öz olduğuna inanır.

45. Düşünce gerçek bir varlık değildir, öz de de­ğildir.

46. Farkındalıkla yaşamak yerine düşünceyle ya­şamak tüm insanlığın acı çekmesinin sebebidir.

47. Hilekar (düşünce-ego) tüm insanlığın sorunla­rının, üzüntüsünün ve acı çekmesinin nedenidir.

48. Farkındalığın kaynağı gerçek Öz’dür.

49. Sabahları uyanıyor gibi görünen farkındalık gerçek Öz’dür.

50. Gözlerinizden dışarı bakan farkındalık şimdi gerçek Öz’ünüzdür.

51. Konuyu daha anlaşılır kılmak için şu örneği ele alabiliriz: Düşünme eylemini ve hafızayı bir bilgisa­yar programı gibi görebilirsiniz.

52. Bu bilgisayar programının içinde bir virüs var.

53. Bu virüse “Ben düşüncesi” denir.

54. Virüs programı kontrol eder. “Ben düşüncesi” tüm düşünme işlevini kontrol eder.

55. Virüs gerçek sizmişsiniz gibi davranır. “Ben düşündüm” gerçek sizmişsiniz gibi davranır.

56. Virüs devasa bir üzüntü ve acı çekme deneyi­mi yaratır. “Ben düşüncesi” acı ve üzüntü yaratır.

57. Ne üzüntüye ne de acı çekmeye gerek vardır.

58. İhtiyaç duyulan şey özünüzmüş gibi davranan virüsü silmektir. Yapılması gereken şey, hilekar özü­nüzü silmektir.

59. Bu virüsü silmeye kalktığınızda; virüs, virüsü silmenin iyi bir fikir olmadığını iddia eden birçok dü­şünce yollar.

60. Virüsün gerçek olduğuna dair illüzyonu ve kendisinin gerçek öz olduğu hayalini devam ettirmek için birçok stratejisi vardır.

61. Dışarıdan gelen ve insanların farkındalığını kontrol eden bu programa düşünce, dil ve düşünme eylemi denir.

62. İnsanlardaki virüse ego ya da “Ben düşüncesi” denir.

63. “Ben düşüncesi” (ego) Öz’ünüzmüş gibi hare­ket eden bir hilekardır.

64. İnsanların üzülmesine ve acı çekmesine ego sebep olur.

65. Ego tüm hastalıkların, ölümün, savaşın, kor­kunun, öfkenin ve şiddetin sebebidir.

66. Binlerce yıl geçmesine rağmen insanoğlu acı çekmeyi, üzülmeyi, savaşı, korkuyu, öfkeyi, şiddeti, al­datmayı ve yalanı sona erdirmeye içsel olarak yaklaşa­mamıştır.

67. Binlerce yıl önce insanlar acıdan, üzüntüden, savaştan, korkudan, öfkeden, şiddetten, aldatmadan ve yalandan mustaripti.

68. Şimdi, bugün, şu anda insanlar acı çekmekten, üzüntüden, savaştan, korkudan, öfkeden, şiddetten, al­datmadan ve yalandan mustarip.

69. İnsanları aynı çözümsüz içsel sorunlar deni­zinde tutan şey nedir?

70. İnsanları aynı çözümsüz içsel sorunlar deni­zinde tutan şey egodur (hilekardır).

71. İçsel sorunlar dışarı bakarak çözülemez.

72. İçsel sorunlar sadece içe bakarak çözülebilir.

73. Dikkati içeri çevirdiğinizde egonuz, kendisinin bir efsane, bir hilekar, bir illüzyon, bir aldatma, bir hayal olduğunu anlayacağınızı bilir.

74. Bu yüzden ego, son bulma korkusuyla dikkati dışarı çevirir.

75. Genellikle insanlar dikkatlerini içeri çevirme­ye teşebbüs ettiklerinde hala dışarı bakarlar çünkü içe­ri bakmak nedir bilmezler.

76. Tüm insanlar köledir ve “hilekar öz” onların efendisidir.

77. Bu “hilekar özün” stratejilerini açığa çıkar­mak, bu stratejilere nasıl nokta koyulacağını, hilekarın sonunun nasıl getirileceğini, böylelikle tüm acılara ve hüzne son vermeyi ve sonsuz-daimi-farkındalık-sevgi­ mutluluk doğası olan gerçek Öz’ünüzü elde tutmayı anlatmak bu kitabın temel hedefidir.

78. Egoya son vermek bedene son vermez.

79. Ego sona erdiğinde, beden kendi yaşamının doğal esaretinden çıkar.

80. Kişi bedenine asla zarar vermeye kalkmaz.

81. Ego “Ben düşüncesidir”.

82. Egoya son vermek “Ben düşüncesine” son vermektir.

83. Bedensel yaşama son vermek egoya son ver­mek değildir.

84. Ego eski bedeninin işi bittiğinde yeni bir bede­nin hayalini yaratacaktır.

85. Bu yüzden, bedene son vermek sorunları çöz­meye yardım etmez.

86. İnsanların hemen hemen daima dikkatleri dı­şarıya -düşüncelere, insanlara, yerlere, eşyalara, dene­yimlere, vs. yöneliktir.

87. Farkındalığın kaynağı gerçek Öz’dür ve in­sanlar neredeyse bunu hep göz ardı ederler.

88. Gerçek Öz’ünüz dikkatinizi hak eder.

89. İnsanlar dikkatlerini düşüncelerinden, beden­lerinden, dünyadan, insanlardan, yerlerden, nesneler­den, deneyimlerden vs. ‘den çevirdiğinde ve farkında­lıklarına yönelttiklerinde o zaman doğrudan gerçek Öz’lerini deneyimleyeceklerdir.

90. Hilekar (düşünce) özünüzmüş gibi davranır ve onun sahte özü olan bu “Ben’e” bir an için bile hoş­görü gösterilmemelidir.

91. Özellikle çok fazla acı ve hüzün yaratmış olan bir hilekar bir an için bile hoş karşılanmamalıdır.

92. Hilekar (düşünce) bir parazit gibidir.

93. Çünkü ego bunun gerçek varlık olduğuna ina­nır. Ego son bulmaktan korkar.

94. Ego tüm düşünce eylemini kontrol eder.

95. Ego düşünme eylemini hayali özünü koruya­cak şekilde yönlendirir. Böylece hayali özüne asla son verilemez.

96. Bu kitaptaki öğretilerin amacı hilekara son vermektir. Böylelikle geriye kalan sadece gerçek Öz’ünüz olur ki onun doğası sonsuz-daimi-farkında­lık-mutluluk-sevgidir.

97. Hilekar sona erdiğinde, tüm acılar ve hüzün­ler de sona erer.

98. Düşünme eyleminizin ya da düşüncenizin kendi özünüz olduğunu hayal etmek bir aldatmaca, bir illüzyondur.

99. Bir dünyada yaşayan bir beden olduğunuzu düşünmek bir aldatmaca, hayali bir illüzyondur.

100. Bu aldatmacaları düşünce yaratır.

101. Tüm hüzünler, acılar ve aldatmacaların tek bir kökü vardır.

102. Bu tek kök, düşüncedir.

103. Düşüncenin kökü ‘Ben düşüncesi’dir.

104. Düşüncenin kökü Ben’i düşünmektir.

105. Düşünce sizin gerçek doğanızın bir parçası değildir. Düşünce öğrendiğiniz bir şeydir.

106. Kendi özünüzmüş gibi davranan hiçbir şeye müsaade etmeyin.

107. Bu deneyi yapın: Hiçbir şey yapmadan, iki saat boyunca rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere çekilin. Gözlerinizi kapayın. Önünüzdeki iki saat boyunca tek bir düşüncenin kendini göstermesine izin vermeyece­ğinize karar verin. Gerçekten düşünme eyleminin kontrolü sizdeyse, o zaman tek bir düşünce bile ortaya çıkmaz. Düşünme eylemi sizi kontrol ediyorsa, o za­man tek bir düşüncenin ortaya çıkmasına müsaade et­memek için karar vermiş olmanıza rağmen, tek bir dü­şünce aklınızdan geçmeden iki saat oturamazsınız. Bu­radan şunu anlarsınız: Düşünce eylemi sizi kontrol ediyordur.

108. Birinci Bölüm insanoğlu var olduğundan bu yana insanlığı esir eden sırrın tanımını içermektedir.

Bu Bölümü üç kez sindire sindire yavaşça okuyun.

-MICHAEL LANGFORD

3 thoughts on “RÜYADAN UYANMAK

  1. Harika.
    Acaba bu yazıyı ben de (isminizi de geçirerek) paylaşabilir miyim?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s